İçinde dur olan 9 harfli 75 kelime var. İçerisinde DUR bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında dur olan kelimeler listesine ya da sonu dur ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Dur Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

D R U

3 Harfli Kelimeler

DUR

2 Harfli Kelimeler

UR

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

DURDURTMA

  1. [isim] Durdurtmak işi
DURDURMAK

  1. [-i] Durmasını sağlamak; bastırmak, çevirmek, eğlemek, yenmek (I)
    • "Sızıntıları durdurmadan, bir önlem almadan ne diye bütün kitapları, eşyaları taşıdık ki!" (Adalet Ağaoğlu)
YAPADURMA

  1. [isim] Yapadurmak işi
DURULAMAK

  1. [-i] Yıkanmış şeyleri duru sudan geçirmek
OVDURTMAK

  1. [-e, -i] Ovdurma işini yaptırmak
BULDURMAK

  1. [-e, -i] Bulma işini yaptırmak
BUYDURMAK

  1. [-i] Bakınız dondurmak
    • "Diz boyu çamur, ince çadır, yüreği buyduran soğuk, keyfe yetmez." (Ayla Kutlu)
DURABİLME

  1. [isim] Durabilmek işi
YAZADURMA

  1. [isim] Yazadurmak işi
DURULAŞMA

  1. [isim] Durulaşmak durumu
    • "Sevindiğim gelişme, en yobaz politikacıların bile dildeki durulaşmaya yabancı kalamayışlarıdır." (Aydın Boysan)
SÜREDURUM

  1. [isim, fizik] Bir cismin içinde bulunduğu düzgün hareket veya hareketsizlik durumunun sürüp gitmesi, hareketsizliğe veya hareketsizlikten harekete kendi başına geçememesi özelliği; atalet
DURUCULUK

  1. [isim] Durucu olma durumu
BOZDURMAK

  1. [-e, -i] Bozma işini yaptırmak; bozdurtmak
    • "Dün akşam, İstanbul'dan gelirken cebimdeki son mecidiyeyi bozdurup iki okka çavuş üzümü aldım." (Yusuf Ziya Ortaç)
DURALAMAK

  1. [nesnesiz] Bakınız duraklamak
    • "Yeni gelen üç kişi bir an girmekle girmemek arası kapının içinde duraladılar." (Necati Cumalı)
UYDURULUŞ

  1. [isim] Uydurulmak işi
    • "Buraya nakliniz, serbestliğinizin sözüm ona bir kitaba uyduruluşu olacak..." (Halikarnas Balıkçısı)
DURUVERME

  1. [isim] Duruvermek işi
KUNDURACI

  1. [isim] Kundura yapan veya satan kimse
    • "Bir gün ana oğul kunduracının önünden geçiyorlardı." (Peyami Safa)
AVUNDURMA

  1. [isim] Avundurmak işi
    • "Bazen bu dünyada olmadı başka bir hayatta buluşmak üzere diyoruz ya hani neden kendimizi bu şekilde avundurma gereği duyuyoruz." (Cuma Bozkurt)
DURALAYIŞ

  1. [isim] Duralamak işi
VURDURTMA

  1. [isim] Vurdurtmak işi
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü