İçinde dur olan 6 harfli 6 kelime var. İçerisinde DUR bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında dur olan kelimeler listesine ya da sonu dur ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Dur Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

D R U

3 Harfli Kelimeler

DUR

2 Harfli Kelimeler

UR

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

DURGUN

  1. [sıfat] Bakınız sakin
    • "Deniz masmavi, hava durgun, her taraf ılıktı." (Refik Halit Karay)
  2. [mecaz] Neşesiz, keyifsiz, sessiz olan
    • "Öteki durgun bir Anadolu köylüsü idi." (Falih Rıfkı Atay)
  3. [mecaz] Sönük, hareketsiz olan; cansız
    • "Harp hemen tesirini gösterdi. Piyasa durgun." (Ömer Seyfettin)
DURUCU

  1. [sıfat] Durmakta ısrarlı, kalıcı olan
    • "Mahmut Bey Yunan’ın burada durucu olmadığını anlattı." (Yusuf Atılgan)
UYDURU

  1. [isim] Uydurulmuş şey
    • "Öte yandan, uyduruk yazı diline başvursanız, her saat başı hangi gelişigüzel uyduru ile karşılaşacağınızı bilmediğiniz için, anlaşma güçleşiyor." (Sadık Göksu)
BURDUR

  1. [isim] Türkiye'nin Akdeniz Bölgesi'nde yer alan illerinden biri
DURMAK

  1. [nesnesiz] Hareketsiz durumda olmak
    • "Motorlu su taşıtlarından biri de kanal rıhtımının tam bizim önümüze düşen bir noktasında demir atmış duruyordu." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  2. İşlemez olmak, çalışmamak
    • "Bileğimdeki saat durmuş." (Aka Gündüz)
  3. Bir yerde bir süre oyalanmak, eğlenmek, eğleşmek; tevakkuf etmek
    • "Yolda nerede çeşme gördümse durdum, elimi yüzümü yıkadım, su içtim." (Necati Cumalı)
  4. Sona ermek; kesilmek
    • "Yağmur durdu."
  5. Varlığını sürdürmek
    • "Türklerin yüzlerce yıl önceki kitabeleri hâlâ duruyor."
  6. Var olmak
    • "Bu kadar dersim dururken sinemaya nasıl gideyim?"
  7. Beklemek, dikilmek
    • "Oturacak değil, ayakta duracak yer yok." (Reşat Nuri Güntekin)
  8. Birisinin malı olarak bulunmak veya o malla ilişkisi olmak
    • "Yazlık eviniz hâlâ duruyor mu?"
  9. Bir yerde kalmak
    • "Artık çok durmamış, yanındaki hanımla birlikte balodan çıkmış." (Mahmut Yesari)
  10. Bir yerde olmak veya bulunmak
    • "Aspirin getirmeyeceğini adı gibi biliyordu çünkü çekmecesinde dokunulmamış bir kutu duruyordu." (Tarık Buğra)
  11. Belli bir durumda, bir görevde bulunmak
    • "Her gelişimde ben de maçları seyreder, kaleci dururdum." (Haldun Taner)
  12. Ara vermek
    • "Sabahtan beri hiç durmadım."
  13. [mecaz] Bakınız yaşamak
    • "Anneannen duruyor mu?"
  14. [yardımcı fiil] Kök veya gövdeleri sonuna -a (-e) zarf-fiil eki almış fiillere gelerek süreklilik bildiren birleşik fiiller oluşturur: Çalışadurmak, bakadurmak, getiredurmak, yiyedurmak gibi
MAĞDUR

Kelime Kökeni: Arapça maġdūr

  1. [sıfat] Haksızlığa uğramış (kimse); kıygın
    • "Büyük bir millet, gururunda, haklarında, tarihinde mağdur ve muzdaripti." (Ahmet Hamdi Tanpınar)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü