İçinde dur olan 6 harfli 6 kelime var. İçerisinde DUR bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında dur olan kelimeler listesine ya da sonu dur ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Dur Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
D R U
3 Harfli Kelimeler
DUR
2 Harfli Kelimeler
UR
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- DURGUN
-
-
[sıfat]
Bakınız sakin
- "Deniz masmavi, hava durgun, her taraf ılıktı."
-
[mecaz]
Neşesiz, keyifsiz, sessiz olan
- "Öteki durgun bir Anadolu köylüsü idi."
-
[mecaz]
Sönük, hareketsiz olan; cansız
- "Harp hemen tesirini gösterdi. Piyasa durgun."
-
[sıfat]
Bakınız sakin
- DURUCU
-
-
[sıfat]
Durmakta ısrarlı, kalıcı olan
- "Mahmut Bey Yunan’ın burada durucu olmadığını anlattı."
-
[sıfat]
Durmakta ısrarlı, kalıcı olan
- UYDURU
-
-
[isim]
Uydurulmuş şey
- "Öte yandan, uyduruk yazı diline başvursanız, her saat başı hangi gelişigüzel uyduru ile karşılaşacağınızı bilmediğiniz için, anlaşma güçleşiyor."
-
[isim]
Uydurulmuş şey
- BURDUR
-
-
[isim]
Türkiye'nin Akdeniz Bölgesi'nde yer alan illerinden biri
-
[isim]
Türkiye'nin Akdeniz Bölgesi'nde yer alan illerinden biri
- DURMAK
-
-
[nesnesiz]
Hareketsiz durumda olmak
- "Motorlu su taşıtlarından biri de kanal rıhtımının tam bizim önümüze düşen bir noktasında demir atmış duruyordu."
-
İşlemez olmak, çalışmamak
- "Bileğimdeki saat durmuş."
-
Bir yerde bir süre oyalanmak, eğlenmek, eğleşmek; tevakkuf etmek
- "Yolda nerede çeşme gördümse durdum, elimi yüzümü yıkadım, su içtim."
-
Sona ermek; kesilmek
- "Yağmur durdu."
-
Varlığını sürdürmek
- "Türklerin yüzlerce yıl önceki kitabeleri hâlâ duruyor."
-
Var olmak
- "Bu kadar dersim dururken sinemaya nasıl gideyim?"
-
Beklemek, dikilmek
- "Oturacak değil, ayakta duracak yer yok."
-
Birisinin malı olarak bulunmak veya o malla ilişkisi olmak
- "Yazlık eviniz hâlâ duruyor mu?"
-
Bir yerde kalmak
- "Artık çok durmamış, yanındaki hanımla birlikte balodan çıkmış."
-
Bir yerde olmak veya bulunmak
- "Aspirin getirmeyeceğini adı gibi biliyordu çünkü çekmecesinde dokunulmamış bir kutu duruyordu."
-
Belli bir durumda, bir görevde bulunmak
- "Her gelişimde ben de maçları seyreder, kaleci dururdum."
-
Ara vermek
- "Sabahtan beri hiç durmadım."
-
[mecaz]
Bakınız yaşamak
- "Anneannen duruyor mu?"
-
[yardımcı fiil]
Kök veya gövdeleri sonuna -a (-e) zarf-fiil eki almış fiillere gelerek süreklilik bildiren birleşik fiiller oluşturur: Çalışadurmak, bakadurmak, getiredurmak, yiyedurmak gibi
-
[nesnesiz]
Hareketsiz durumda olmak
- MAĞDUR
-
Kelime Kökeni: Arapça maġdūr
-
[sıfat]
Haksızlığa uğramış (kimse); kıygın
- "Büyük bir millet, gururunda, haklarında, tarihinde mağdur ve muzdaripti."
-
[sıfat]
Haksızlığa uğramış (kimse); kıygın