İçinde dur olan 5 harfli 10 kelime var. İçerisinde DUR bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında dur olan kelimeler listesine ya da sonu dur ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Dur Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
D R U
3 Harfli Kelimeler
DUR
2 Harfli Kelimeler
UR
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- DURAÇ
-
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız kaide
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız kaide
- BODUR
-
-
[sıfat]
Enine göre boyu kısa ve tıknaz
- "Bir av arıyormuş gibi tereddütlü adımlarla bodur böğürtlen dallarını hışırdatarak şoseye indi."
-
[sıfat]
Enine göre boyu kısa ve tıknaz
- DURGU
-
-
[isim]
Bakınız sekte
-
[müzik]
Bir müzik eserinde, bitiş etkisi yapan armonik zincirlemeler bütünü
-
[isim]
Bakınız sekte
- DURMA
-
-
[isim]
Durmak işi; vakfe
- "Bu rakkasın durmasına hiçbirimiz alışık değilizdir bu evde, o hep aynı ahenkle sallanmalı."
-
[isim]
Durmak işi; vakfe
- DURAK
-
-
[isim]
Tren, tramvay, otobüs, minibüs vb. genel taşıtların durmak zorunda olduğu veya durabileceği yer
- "İlk durakta otobüsten atlayarak geriye döndüm."
-
Çok sayıda taksinin bir arada çalıştığı ve bağlı olduğu işletme
-
Kısa bir süre konaklanacak, durulacak yer
- "Sonraki durağımız sebzeci Mecit'in dükkânıydı."
-
[dil bilgisi]
Konuşmada, anlamın gerektirdiği biçimde kelimeler arasındaki ses kesintisi
-
[edebiyat]
Hece ölçüsüyle yazılmış şiirlerde ölçü kalıpları içindeki durma yerleri
-
[müzik]
Bir ölçü uzunluğunda susma
-
[eskimiş]
Cümle sonundaki nokta
-
[isim]
Tren, tramvay, otobüs, minibüs vb. genel taşıtların durmak zorunda olduğu veya durabileceği yer
- DURUN
-
-
Bakınız durmak (durmak fiilinin emir kipi, ikinci çoğul kişi çekimi)
-
Bakınız durmak (durmak fiilinin emir kipi, ikinci çoğul kişi çekimi)
- DURUM
-
-
[isim]
Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi; yer, vaziyet (I), hâl, hâlet, keyfiyet, mevki, manzara, pozisyon
- "Genel Sekreter, kazadaki sıtma durumu hakkında verdiğim uzun tafsilattan pek memnun kaldı."
-
Duruş biçimi; tavır
-
Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri
-
[isim]
Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi; yer, vaziyet (I), hâl, hâlet, keyfiyet, mevki, manzara, pozisyon
- DURAL
-
-
[sıfat]
Hep aynı durumda ve değişmeden kalan
- "Yalnızca ölümden oluşan o dural tarih içinde, kendisinin de bir evrimi olabileceğini hiç düşünmemişti."
-
[sıfat]
Hep aynı durumda ve değişmeden kalan
- DURUK
-
-
[sıfat]
Hareketi olmayan, belirli bir süre değişmeyen; statik, dinamik karşıtı
-
Kuvvetlerin dengelenmesiyle ilgili olan
-
Dalgalı akımlı elektrik motor veya üreteçlerinde hareketsiz bölüm; stator
-
[isim, fizik]
Hareket etmeyen nesnelerin üzerindeki kuvvet dengeleri ile uğraşan bilim dalı; statik
-
[sıfat]
Hareketi olmayan, belirli bir süre değişmeyen; statik, dinamik karşıtı
- DURUŞ
-
-
[isim]
Durmak işi
- "Bizim Rumeli’de duruşumuz burada kendi milletimizin bulunmasındandır."
-
Takınılan tavır
- "Ali, onun bu korkulu duruşunu gördükçe içindeki koruma duygusu daha yoğunlaşıyordu."
-
[isim]
Durmak işi