İçinde dur olan 10 harfli 57 kelime var. İçerisinde DUR bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında dur olan kelimeler listesine ya da sonu dur ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Dur Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

D R U

3 Harfli Kelimeler

DUR

2 Harfli Kelimeler

UR

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

DURAKALMAK

  1. [nesnesiz] Ne yapacağını bilemez bir biçimde durup kalmak
BURUNDURUK

  1. [isim] Hayvanları nallarken ısırmaması için dudaklarını kıstırmaya yarayan kıskaç; yavaşa
BULUNDURUŞ

  1. [isim] Bulundurmak işi
    • "Bir aralık işitildi ki bu kadar güzel bir kadını yanında bulunduruş patronu korkutmuş, kızı bırakmak istemiş." (Memduh Şevket Esendal)
GİDEDURMAK

  1. [-e] Bakınız gitmek
BULUNDURMA

  1. [isim] Bulundurmak işi
BAKADURMAK

  1. [-e, nesnesiz] Bakma işini sürdürmek
    • "O, gözden kaybolana dek yiğitleri ona bakadurdu." (Murat Kömür)
DURAKLAYIŞ

  1. [isim] Duraklamak işi
DURDURULMA

  1. [isim] Durdurulmak işi
BOĞDURULMA

  1. [isim] Boğdurulmak işi
    • "Sürüldükten sonra bile boğdurulması kolay bir iş olmadı." (Yahya Kemal Beyatlı)
DONDURMACI

  1. [isim] Dondurma yapan veya satan kimse
    • "Uzakta mahalle mahalle dolaşan dondurmacının sesi." (Yusuf Ziya Ortaç)
  2. Dondurma satılan yer
BURDURULMA

  1. [isim] Burdurulmak işi
SAVUNDURMA

  1. [isim] Savundurmak işi
YORDURTMAK

  1. [-i] Yordurma işini yaptırmak
SORDURTMAK

  1. [-e] Sordurmasını sağlamak
DURAKLAMAK

  1. [nesnesiz] Hareket durumundayken kısa bir süre için durmak veya arada bir durmak; duralamak
    • "... her iki adımda bir tombul bacakları üstünde biraz duraklayarak etrafındakilere güya başkasının hatır ve hayaline gelmesine imkân olmayacak derecede mühim emirler veriyormuş gibi..." (Abdülhak Şinasi Hisar)
  2. [mecaz] Bir süre ses çıkarmamak, bir şey söylememek; duralamak, tereddüt etmek
    • "Rüstem hayret içinde durakladı." (Sait Faik Abasıyanık)
YOLDURTMAK

  1. [-i] Yoldurma işini yaptırmak
MAĞDURİYET

Kelime Kökeni: Arapça maġdūriyyet

  1. [isim] Bakınız mağdurluk
DURAKLATMA

  1. [isim] Duraklatmak işi
DURAĞANLIK

  1. [isim] Durağan olma durumu
    • "Çok sonraları o yerin ve o anın fotoğraf durağanlığı ile belleğinize işlenmiş olduğunu görürsünüz." (İnci Aral)
DURAKLATIŞ

  1. [isim] Duraklatmak işi
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü