İçinde du olan 8 harfli 89 kelime var. İçerisinde DU bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında du olan kelimeler listesine ya da Sonu du ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

DUYURMAK

  1. [-i] Duymasını sağlamak
    • "Sesini duyuramadığını anlayarak daha kuvvetle tekrar etti." (Peyami Safa)
  2. İlan etmek
  3. Sezdirmek

HUDUTSUZ

  1. [sıfat] Sınırsız
    • "Tabiatın böyle aziz tecellileri hudutsuzdur..." (Yahya Kemal Beyatlı)

DUDAKSIL

  1. [sıfat] Boğumlanma noktası dudaklarda bulunan (ses)
    • "p dudaksıl sestir."

DUYURTMA
...
BUDUNSAL

  1. [sıfat] Etnik

DUDAKSIZ

  1. [sıfat] Dudağı olmayan

OVDURMAK

  1. [-i] Ovma işini yaptırmak
    • "Başdoktor birkaç günden beri genç bir hasta bakıcı kızı odasına alarak ayaklarını ovduruyormuş." (Reşat Nuri Güntekin)

OYDURMAK

  1. [-i] Oymasını sağlamak

DUYGUSUZ

  1. [sıfat] Duygusu, duyarlığı olmayan, hissiz
    • "Alığa döndüm, bir çuval pamuk kadar duygusuzum." (Aka Gündüz)
  2. Katı yürekli, umursamaz, hissiz
    • "Sakin hatta donuk, bütün durumlarda duygusuz görünür o..." (Tarık Buğra)

OLADURMA
...
BEDDUALI
...
SUNDURMA

  1. [isim] Sundurmak işi
  2. Yağmurdan, güneşten korunmak için yapılan ve arkası bir duvara verilen çatı
    • "Odalarımıza gitmek üzere sundurmadan sofaya geçmeye hazırlandığımız sırada bir haberle karşılaştık." (Reşat Nuri Güntekin)
  3. [sıfat] Üstü kapalı balkon, evlerin önündeki taşlık
    • "Hanın sundurmasına çıktığım zaman yemiş dolu tabaklar dizilmiş masa hazırdı." (Refik Halit Karay)

DUVAKSIZ

  1. [sıfat] Duvağı olmayan

UYDURMAK

  1. [-i] Uymasını sağlamak
    • "Gözlerini kilidi sökülmüş ve büyümüş anahtar deliğine uydurdu." (Peyami Safa)
  2. [-i] Hayal gücünden yararlanarak gerçek dışı bir şey söylemek, yakıştırmak
    • "Terzinin kendi sözünü yanlış anlamış olduğu hikâyesini uydurmuş olmalıydı." (Abdülhak Şinasi Hisar)
  3. [-i] Elde etmek, sağlamak, bulmak
  4. [-i] Cinsel birleşmede bulunmak, becermek

DURULMAK

  1. [nsz] Duru duruma gelmek
    • "Bulanık su duruldu."
  2. Gürültü, kımıldanış, karışıklık, yağış, yel dinmek, sükûn bulmak
    • "Kar ve fırtına durulmuş, hava birden açıvermişti." (Haldun Taner)
  3. Uslanmak, sakinleşmek
    • "Canı yanan kısrak acı bir kişneme salıverdikten sonra birdenbire duruldu." (Haldun Taner)

BODURLUK

  1. [isim] Bodur olma durumu

SARDUNYA

Kelime Kökeni : İtalyanca

  1. [isim] Çoğunlukla pembe çiçekler açan, sardunyagillerden bir süs bitkisi (Geranium)

DURAKSIZ

  1. [zarf] Otobüs mola vermeden, duraklarda durmadan (gitmek)
  2. [sıfat] Hareketli, oynak
    • "Benim için kullanılan bu duraksız sözcüğünün İstanbul Türkçesinde kullanılmadığını neden sonra öğrendim." (Azra Erhat)

YOLDURMA

  1. [isim] Yoldurmak işi

DONDURMA

  1. [isim] Dondurmak işi
  2. Şekerli sütün veya meyve sularının dondurulmasıyla hazırlanan soğuk yiyecek
    • "Dondurmalarını yalaya yalaya dolaşmaya başladılar." (Necati Cumalı)

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü