İçinde du olan 8 harfli 89 kelime var. İçerisinde DU bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında du olan kelimeler listesine ya da Sonu du ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- DUYURMAK
-
-
[-i]
Duymasını sağlamak
- "Sesini duyuramadığını anlayarak daha kuvvetle tekrar etti." (Peyami Safa)
-
İlan etmek
-
Sezdirmek
-
[-i]
Duymasını sağlamak
- HUDUTSUZ
-
-
[sıfat]
Sınırsız
- "Tabiatın böyle aziz tecellileri hudutsuzdur..." (Yahya Kemal Beyatlı)
-
[sıfat]
Sınırsız
- DUDAKSIL
-
-
[sıfat]
Boğumlanma noktası dudaklarda bulunan (ses)
- "p dudaksıl sestir."
-
[sıfat]
Boğumlanma noktası dudaklarda bulunan (ses)
- DUYURTMA
- ...
- BUDUNSAL
-
-
[sıfat]
Etnik
-
[sıfat]
Etnik
- DUDAKSIZ
-
-
[sıfat]
Dudağı olmayan
-
[sıfat]
Dudağı olmayan
- OVDURMAK
-
-
[-i]
Ovma işini yaptırmak
- "Başdoktor birkaç günden beri genç bir hasta bakıcı kızı odasına alarak ayaklarını ovduruyormuş." (Reşat Nuri Güntekin)
-
[-i]
Ovma işini yaptırmak
- OYDURMAK
-
-
[-i]
Oymasını sağlamak
-
[-i]
Oymasını sağlamak
- DUYGUSUZ
-
-
[sıfat]
Duygusu, duyarlığı olmayan, hissiz
- "Alığa döndüm, bir çuval pamuk kadar duygusuzum." (Aka Gündüz)
-
Katı yürekli, umursamaz, hissiz
- "Sakin hatta donuk, bütün durumlarda duygusuz görünür o..." (Tarık Buğra)
-
[sıfat]
Duygusu, duyarlığı olmayan, hissiz
- OLADURMA
- ...
- BEDDUALI
- ...
- SUNDURMA
-
-
[isim]
Sundurmak işi
-
Yağmurdan, güneşten korunmak için yapılan ve arkası bir duvara verilen çatı
- "Odalarımıza gitmek üzere sundurmadan sofaya geçmeye hazırlandığımız sırada bir haberle karşılaştık." (Reşat Nuri Güntekin)
-
[sıfat]
Üstü kapalı balkon, evlerin önündeki taşlık
- "Hanın sundurmasına çıktığım zaman yemiş dolu tabaklar dizilmiş masa hazırdı." (Refik Halit Karay)
-
[isim]
Sundurmak işi
- DUVAKSIZ
-
-
[sıfat]
Duvağı olmayan
-
[sıfat]
Duvağı olmayan
- UYDURMAK
-
-
[-i]
Uymasını sağlamak
- "Gözlerini kilidi sökülmüş ve büyümüş anahtar deliğine uydurdu." (Peyami Safa)
-
[-i]
Hayal gücünden yararlanarak gerçek dışı bir şey söylemek, yakıştırmak
- "Terzinin kendi sözünü yanlış anlamış olduğu hikâyesini uydurmuş olmalıydı." (Abdülhak Şinasi Hisar)
-
[-i]
Elde etmek, sağlamak, bulmak
-
[-i]
Cinsel birleşmede bulunmak, becermek
-
[-i]
Uymasını sağlamak
- DURULMAK
-
-
[nsz]
Duru duruma gelmek
- "Bulanık su duruldu."
-
Gürültü, kımıldanış, karışıklık, yağış, yel dinmek, sükûn bulmak
- "Kar ve fırtına durulmuş, hava birden açıvermişti." (Haldun Taner)
-
Uslanmak, sakinleşmek
- "Canı yanan kısrak acı bir kişneme salıverdikten sonra birdenbire duruldu." (Haldun Taner)
-
[nsz]
Duru duruma gelmek
- BODURLUK
-
-
[isim]
Bodur olma durumu
-
[isim]
Bodur olma durumu
- SARDUNYA
-
Kelime Kökeni : İtalyanca
-
[isim]
Çoğunlukla pembe çiçekler açan, sardunyagillerden bir süs bitkisi (Geranium)
-
[isim]
Çoğunlukla pembe çiçekler açan, sardunyagillerden bir süs bitkisi (Geranium)
- DURAKSIZ
-
-
[zarf]
Otobüs mola vermeden, duraklarda durmadan (gitmek)
-
[sıfat]
Hareketli, oynak
- "Benim için kullanılan bu duraksız sözcüğünün İstanbul Türkçesinde kullanılmadığını neden sonra öğrendim." (Azra Erhat)
-
[zarf]
Otobüs mola vermeden, duraklarda durmadan (gitmek)
- YOLDURMA
-
-
[isim]
Yoldurmak işi
-
[isim]
Yoldurmak işi
- DONDURMA
-
-
[isim]
Dondurmak işi
-
Şekerli sütün veya meyve sularının dondurulmasıyla hazırlanan soğuk yiyecek
- "Dondurmalarını yalaya yalaya dolaşmaya başladılar." (Necati Cumalı)
-
[isim]
Dondurmak işi