İçinde du olan 6 harfli 40 kelime var. İçerisinde DU bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında du olan kelimeler listesine ya da Sonu du ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- DUYGAN
-
-
[sıfat]
Aşırı duygulu
- "Sanat eseri yaratmamakla beraber fazla hisli, duygan olanlar, duygularının kuvveti nispetinde, muhakkak, şu beş hissin noksanını sezip sızlanırlar." (Refik Halit Karay)
-
[sıfat]
Aşırı duygulu
- ODUNLU
- ...
- ODUNCU
-
-
[isim]
Odun kesen veya satan kimse
-
[isim]
Odun kesen veya satan kimse
- DUBARA
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[isim]
Oyunda, atılan zarlardan ikisinin de iki benekli yüzünün üste gelmesi
-
Oyun, hile, aldatmaca, düzen
- "İnanma kızım, bu hastalıkta bir dubara var." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
-
[isim]
Oyunda, atılan zarlardan ikisinin de iki benekli yüzünün üste gelmesi
- BURDUR
- ...
- ODUNSU
-
-
[sıfat]
Odunu andıran, oduna benzeyen, odun gibi, odunumsu
-
Kaba, iri, heybetli
-
[sıfat]
Odunu andıran, oduna benzeyen, odun gibi, odunumsu
- MAHDUM
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Erkek evlat, oğul
- "Fakat ne olmuşsa olmuş, geçen gün bizim mahdum top oynarken koca alameti devirmiş." (Haldun Taner)
-
[isim]
Erkek evlat, oğul
- DUYURU
-
-
[isim]
Herhangi bir olguyu, bir işi, bir durumu duyurmak için yayımlanan yazılı veya sözlü haber, ilan, anons
-
[isim]
Herhangi bir olguyu, bir işi, bir durumu duyurmak için yayımlanan yazılı veya sözlü haber, ilan, anons
- UYDUCU
- ...
- DUBLÖR
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Benzer
-
[isim]
Benzer
- DUTLUK
-
-
[isim]
Dut ağaçlarının çok olduğu yer, dut bahçesi
-
[isim]
Dut ağaçlarının çok olduğu yer, dut bahçesi
- URDUCA
- ...
- BEDDUA
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[isim]
Birinin kötü duruma düşmesini gönülden isteme, ilenme, ilenç, kargış
- "Şaban da elinde olmaksızın çocuktan söz ederken kendi karısına beddua ediyordu." (Halide Edip Adıvar)
-
[isim]
Birinin kötü duruma düşmesini gönülden isteme, ilenme, ilenç, kargış
- DUAYEN
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Bir meslekte yaşça, kıdemce ileride ve yetenek bakımından üstün niteliğe sahip olan kimse
-
Kordiplomatikte kıdemlilik bakımından başta gelen diplomat
-
[isim]
Bir meslekte yaşça, kıdemce ileride ve yetenek bakımından üstün niteliğe sahip olan kimse
- MORDUT
- ...
- DUYGUN
-
-
[sıfat]
Duygulu, duyar, hassas
- "Bizim kız biraz hayalci, biraz romantik, biraz çokça duygun olsaydı belki başka şeyler de öğrenecekti." (Memduh Şevket Esendal)
-
[sıfat]
Duygulu, duyar, hassas
- PANDUF
- ...
- DUMAĞI
-
-
[isim]
Nezle
-
[isim]
Nezle
- DUAHAN
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Dua okuyucu
-
[isim]
Dua okuyucu
- ORDULU
- ...