İçinde dond olan 13 kelime var. İçerisinde DOND bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında dond olan kelimeler listesine ya da sonu dond ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

14 Harfli Kelimeler

DONDURULMUŞLUK

13 Harfli Kelimeler

DONDURABİLMEK, DONDURMACILIK

12 Harfli Kelimeler

DONDURABİLME

11 Harfli Kelimeler

DONDURULMAK, DONDURULMUŞ

10 Harfli Kelimeler

DONDURMACI, DONDURULMA

9 Harfli Kelimeler

DONDURMAK, DONDURMAZ, DONDURUCU

8 Harfli Kelimeler

DONDURAÇ, DONDURMA

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Dond Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

D D N O

3 Harfli Kelimeler

DON, NOD

2 Harfli Kelimeler

DO, OD, ON

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

DONDURULMUŞLUK

  1. [isim] Dondurulmuş olma durumu
DONDURABİLMEK

  1. [-i] Dondurma ihtimali veya imkânı bulunmak
    • "İşte bu zula, bir Avrupalının beynini dondurabilir." (Necip Fazıl Kısakürek)
DONDURMACILIK

  1. [isim] Dondurmacının yaptığı iş
DONDURABİLME

  1. [isim] Dondurabilmek işi
DONDURULMAK

  1. [nesnesiz] Dondurma işine konu olmak veya dondurma işi yapılmak
  2. [mecaz] Beklemeye alınmak
  3. [mecaz] Değişmez duruma getirilmek
    • "İşçi ücretlerinin dondurulması."
DONDURULMUŞ

  1. [sıfat] Soğutucu aracılığıyla buzlu duruma getirilmiş
    • "Dondurulmuş et."
  2. [mecaz] Beklemeye alınmış
  3. [mecaz] Değiştirilemez durumda tutulmuş
DONDURULMA

  1. [isim] Dondurulmak işi
DONDURMACI

  1. [isim] Dondurma yapan veya satan kimse
    • "Uzakta mahalle mahalle dolaşan dondurmacının sesi." (Yusuf Ziya Ortaç)
  2. Dondurma satılan yer
DONDURUCU

  1. [sıfat] Donduran
    • "Önümüzdeki hafta dondurucu soğuklar olacakmış."
  2. Bakınız derin dondurucu
DONDURMAK

  1. [-i] Donmasını sağlamak; buydurmak
  2. [mecaz] Bakınız sabitlemek
  3. [mecaz] Hareketsiz hâle getirmek
  4. [mecaz] Bakınız soğutmak
    • "Gönlümü dondurdu kimsesizliğim / Yetişir bu yalnız sürüklendiğim" (Enis Behiç Koryürek)
  5. [mecaz] Bir işin gerektirdiği sorumluluk ve yetkileri geçici bir süre için kullanmamak üzere durdurmak
  6. [mecaz] Beklemeye almak
    • "Nicedir yaşam işlevlerini sınırlamış, kapasitesinin altına inivermiş, madde değişimini dondurmuştu." (Elif Şafak)
DONDURMAZ

  1. [isim] Bakınız antifriz
DONDURAÇ

  1. [isim] Bakınız derin dondurucu
DONDURMA

  1. [isim] Dondurmak işi; buydurma
  2. Şekerli sütün veya meyve sularının dondurulmasıyla hazırlanan soğuk yiyecek
    • "Dondurmalarını yalaya yalaya dolaşmaya başladılar." (Necati Cumalı)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü