İçinde dol olan 7 harfli 26 kelime var. İçerisinde DOL bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında dol olan kelimeler listesine ya da Sonu dol ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

D L O Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

2 Harfli Kelimeler

DO, OD, OL

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

DOLAMAK

  1. [-i] İplik, şerit, tel vb. nesneleri bir şeyin üzerine döndürerek sarmak
  2. Sarmak, kavuşturmak
    • "Kollarını boynuma doladı, dizlerime oturmuştu." (Sait Faik Abasıyanık)

DOLGULU

  1. [sıfat] İçinde dolgu maddesi olan, doldurulmuş

DOLANIK
...
DOLANMA

  1. [isim] Dolanmak işi

DOLAMAÇ
...
DOLULUK

  1. [isim] Dolu olma durumu

DOLUNAY

  1. [isim] Ayın tam bir daire olarak dolgun, parlak görüldüğü evre, bedir

DOLAYIŞ
...
DOLOMİT

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Kalsiyum ve magnezyumlu karbonat birleşiminde bir mineral

DOLANIM

  1. [isim] Tedavül, sirkülasyon, dolaşım

DOLUŞMA

  1. [isim] Doluşmak işi

PEDOLOG

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Çocuk bilimci
  2. Toprak bilimi

DOPDOLU

  1. [sıfat] Büsbütün dolu

DOLAŞMA

  1. [isim] Dolaşmak işi
    • "Bir yaşlı yörük kasaba sokaklarında dolaşmaya başlamıştı." (Tarık Buğra)

DOLAYLI

  1. [sıfat] Doğrudan doğruya olmayan, dolayısıyla olan, vasıtalı, bilvasıta

DOLUKMA

  1. [isim] Dolukmak işi

DOLAŞIM

  1. [isim] Dolaşma işi
  2. Para ve para yerine geçen bono, senet vb. geçerli olma, sürümde bulunma, sürüm, geçerlik
  3. Mal veya paranın elden ele dolaşması, dolanım, sirkülasyon, para dolaşımı
  4. Kan dolaşımı

DOLAŞIK

  1. [sıfat] Karışık (saç, ip vb.)
    • "Bir buğday benizli zülfü dolaşık / Gitme diye beni yolda eğler var." (Karacaoğlan)
  2. Dolaşarak giden (yol)
    • "Tozlu ve dolaşık yollar üzerinde saatlerce taban tepmiş." (Ahmet Haşim)
  3. Kolay çözülmeyecek veya içinden çıkılmayacak derecede karışık
    • "Birtakım dolaşık işleri yüzünden istifasını verip çekildi." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  4. Amacını doğrudan doğruya değil de dolayısıyla sezdiren
    • "Dolaşık ve tutuk bir dille, yarı anlaşılır yarı anlaşılmaz cümleler mırıldanmaya başladı." (Peyami Safa)

DOLAMIK

  1. [isim] Bir tür ağ, bir tür avcı tuzağı

DOLANTI

  1. [isim] Gezip dolaşılan yer, alan

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü