İçinde do olan 8 harfli 121 kelime var. İçerisinde DO bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında do olan kelimeler listesine ya da Sonu do ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
D O Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
DO, OD
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- HİNDOLOG
- ...
- DOKUNSAL
-
-
[sıfat]
Dokunum ile ilgili olan
-
[sıfat]
Dokunum ile ilgili olan
- DOKUZGEN
-
-
[isim]
Dokuz kenarı olan çokgen
-
[sıfat]
Bu biçimde olan
-
[isim]
Dokuz kenarı olan çokgen
- DOMALTMA
-
-
[isim]
Domaltmak işi veya durumu
-
[isim]
Domaltmak işi veya durumu
- PARADOKS
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Kökleşmiş inanışlara aykırı olarak ileri sürülen düşünce
- "Başından beri çevremizde bize karşı bir kalabalık, gerçek dışı bir grup olarak kaldık, toplumsal bir paradoks olarak." (Atilla İlhan)
-
[isim]
Kökleşmiş inanışlara aykırı olarak ileri sürülen düşünce
- DOYUMLUK
-
-
[sıfat]
Doyulacak miktarda olan
- "Doyumluk değil tadımlık."
-
[isim]
Çapul, yağma
-
[sıfat]
Doyulacak miktarda olan
- DOĞRAYIŞ
-
-
[isim]
Doğrama işi veya biçimi
-
[isim]
Doğrama işi veya biçimi
- DOĞRUSAL
-
-
[sıfat]
Bir doğru ile ilgili olan
-
Bir doğruyu izleyen
-
Bir doğrunun denklemi birinci dereceden olduğu için birinci derece ifadelerine genel olarak verilen sıfat
- "Doğrusal denklemler."
-
[sıfat]
Bir doğru ile ilgili olan
- DOĞRUSUZ
-
-
[sıfat]
Doğrusu olmayan
-
[sıfat]
Doğrusu olmayan
- DONUKLUK
-
-
[isim]
Donuk olma durumu
- "Yüzünde kendisi kadar ehemmiyetli olmayan mahluklarla konuşmaya mecbur kalmış bir yarı tanrı donukluğu vardı." (Ruşen Eşref Ünaydın)
-
[isim]
Donuk olma durumu
- HEDONİST
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Hazcı
-
[isim]
Hazcı
- GEÇDOĞAN
- ...
- ORTODOKS
- ...
- TABİLDOT
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Lokanta ve otellerde belirli bir para karşılığında verilen birkaç kap yemek, seçmesiz yemek
- "Tabildot ile lokanta, onlar gibi küçük memurlara pahalı gelir." (Necati Cumalı)
-
Birçok kişinin erzak sağlayıp kendilerine yemek pişirtmek için kurdukları ortaklık
- "... öğle, akşam yemeklerini kampın tabildotundan yiyebilirdim." (Orhan Veli Kanık)
-
[isim]
Lokanta ve otellerde belirli bir para karşılığında verilen birkaç kap yemek, seçmesiz yemek
- DOLGUNCA
-
-
[sıfat]
Biraz şişman
-
Fazlaca, çokça, bol
- "Sonra daha dolgunca bir maaşla bir tütün şirketine kasadar oldu." (Reşat Nuri Güntekin)
-
[sıfat]
Biraz şişman
- DOĞURMAK
-
-
[nsz]
Yavru dünyaya getirmek, doğum yapmak
- "Bir kadın tarlada doğuruyor, bir kadın hastanede doğuramıyor." (Sait Faik Abasıyanık)
-
Ortaya çıkmasına yol açmak, sebep olmak
- "Artık yolun ortasını geçtik ve saçlarımızda aklar akları ve alnımızda çizgiler çizgileri doğuruyor." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
-
[nsz]
Yavru dünyaya getirmek, doğum yapmak
- DOYULMAK
-
-
[-e]
Doymak
- "Bu kadar yemekle doyulur mu? Güzel şeylere doyulmaz."
-
[-e]
Doymak
- GONDOLCU
-
-
[isim]
Gondol çalıştıran kimse
-
[isim]
Gondol çalıştıran kimse
- DOĞUŞTAN
-
-
Yaradılıştan
- "İnsan doğuştan medenidir, cemiyet içinde yaşamak için yaratılmıştır." (Reşat Nuri Güntekin)
-
[sıfat]
Kişinin doğduğu andan beri var olan, doğuşla birlikte gelen, fıtri
-
Yaradılıştan
- DOLUKMAK
-
-
[nsz]
Göz yaşarmak, ağlayacak duruma gelmek
-
[nsz]
Göz yaşarmak, ağlayacak duruma gelmek