İçinde do olan 6 harfli 48 kelime var. İçerisinde DO bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında do olan kelimeler listesine ya da Sonu do ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
D O Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
DO, OD
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- DONATI
-
-
[isim]
Teçhizat
-
[isim]
Teçhizat
- MİKADO
-
Kelime Kökeni : Japonca
-
[isim]
Japon imparatorlarına verilen unvan
-
Fil dişi, tahta veya kemikten yapılmış küçük çubuklarla oynanan bir oyun
-
[isim]
Japon imparatorlarına verilen unvan
- DOKULU
-
-
[sıfat]
Dokusu olan
-
[sıfat]
Dokusu olan
- DOLGUN
-
-
[sıfat]
Dolarak biçimi yuvarlaklaşmış
- "Dolgun yastık."
-
Şişmana yakın, balıketinde
- "Dolgun karnını güçlükle taşıyan genç bir kadın gelip oturdu." (Burhan Felek)
-
Çok, bol, fazla, yüksek (ücret, para vb.)
- "İlk işi babasını memnun etmek için ona dolgun bir maaşa geçtiğini yazmak olmuş." (Abdülhak Şinasi Hisar)
-
Öfke, kızgınlık, kırgınlık vb. duygularla dolu
- "Müftüye karşı adamakıllı dolgundu." (Reşat Nuri Güntekin)
-
Birbirine uyan, uyum gösteren
- "Atasözleri, çoğu zaman dolgun kafiyelere yaslanıyorlar." (Bedri Rahmi Eyuboğlu)
-
[sıfat]
Dolarak biçimi yuvarlaklaşmış
- DOKTOR
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Hekim
- "Çare bulunsun diye az mı ebe kapısı çaldılar, doktor doktor gezdiler?" (Atilla İlhan)
-
Bir fakülteyi veya bir yüksekokulu bitirdikten sonra belli bir bilim dalında en yükseköğrenim basamağına vardığını, geçirdiği özel sınavla ve başarılı bir eserle gösterenlere verilen akademik unvan
-
[isim]
Hekim
- BULDOK
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Köpekgillerden, burnu basık, alt çenesi üsttekinden uzun, iri ve güçlü bir köpek türü (Canis familiaris molosus hibernicus)
-
[isim]
Köpekgillerden, burnu basık, alt çenesi üsttekinden uzun, iri ve güçlü bir köpek türü (Canis familiaris molosus hibernicus)
- DOMBRA
- ...
- DOKSAN
-
-
[isim]
Seksen dokuzdan sonra gelen sayının adı
-
Bu sayıyı gösteren 90, XC rakamlarının adı
-
[sıfat]
Dokuz kere on, seksen dokuzdan bir artık
-
[isim]
Seksen dokuzdan sonra gelen sayının adı
- TENDON
- ...
- DOMİNE
- ...
- DOYGUN
-
-
[sıfat]
Her türlü gereksinimini gidermiş, tatmin olmuş, müstağni
-
[sıfat]
Her türlü gereksinimini gidermiş, tatmin olmuş, müstağni
- DOÇENT
-
Kelime Kökeni : Almanca
-
[isim]
Üniversitelerde profesörden önceki basamakta bulunan öğretim üyesi
-
[isim]
Üniversitelerde profesörden önceki basamakta bulunan öğretim üyesi
- SUDOKU
- ...
- DOKUMA
-
-
[isim]
Dokumak işi, mensucat, tekstil
- "Halı dokuma sanatı. Dokuma sanayisi."
-
Minder örtüsü, yatak kılıfı vb. için kullanılan ve boyalı pamuk ipliğinden dokunan bez
-
[sıfat]
Kumaş olabilen, kumaş yapılabilen
-
Tezgâhta dokunarak elde edilen (kumaş)
-
Yapı, oluşum
- "Bunun için bu ad yıllara dayanacak, boyası has, dokuması sağlam bir ad olmalı, dedim." (Memduh Şevket Esendal)
-
[isim]
Dokumak işi, mensucat, tekstil
- DOMDOM
-
-
[isim]
Domdom kurşunu
-
[isim]
Domdom kurşunu
- KORDON
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Genellikle ipekten yapılmış kalın ip
- "Yaver kordonu."
-
Saat, madalyon vb.ni asmaya yarayan ince zincir
- "Bize defineden pay çıkaracak derken bütün urbamızı, saat kordonumuzu, para cüzdanımızı, yeni potinlerimizi üste verdik." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
-
İnce tellerden örülen ve özellikle ütü, ızgara vb. ev araçlarında kullanılan elektrik kablosu
-
İnce uzun sıralar durumunda yapılmış oymalı duvar veya mobilya süsü
-
Teneke ve çinkodan yapılan eşyaların üstüne süs yapmak için kullanılan araç
-
Bir yere girip çıkmayı denetim altına almak için görevlilerden oluşturulan dizi
- "Polis kordonu. Kordonu kaldırmak."
-
Kıyı şeridi
-
Hamilelik döneminde anne ile bebeği arasında beslenmeyi sağlayan ince boru
-
Kabaran denizin kumsalda bıraktığı döküntü katmanı
-
[isim]
Genellikle ipekten yapılmış kalın ip
- DOLMUŞ
-
-
[sıfat]
Boş yeri kalmamış, meşbu
-
[isim]
Yolcu taşımaya yarayan kayık, motor, otomobil, minibüs vb. küçük taşıt
- "En iyisi ben buradan bir dolmuşa binip eve gideyim." (Çetin Altan)
-
[sıfat]
Boş yeri kalmamış, meşbu
- DOLMEN
-
-
[isim]
İkisi dikili, üçüncüsü de bunların üzerine kapak gibi yatırılmış üç büyük taştan oluşturulmuş Taş Devri mezarı
-
[isim]
İkisi dikili, üçüncüsü de bunların üzerine kapak gibi yatırılmış üç büyük taştan oluşturulmuş Taş Devri mezarı
- DOĞACI
-
-
[isim]
Doğacılık yanlısı olan kimse, natürist
-
[isim]
Doğacılık yanlısı olan kimse, natürist
- DOĞULU
- ...