İçinde do olan 6 harfli 48 kelime var. İçerisinde DO bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında do olan kelimeler listesine ya da sonu do ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Do Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
DO, OD
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- DOKTOR
-
Kelime Kökeni: Fransızca docteur
-
[isim]
Bakınız hekim
- "Suzinak faslının eski yeni şarkıları birbirini takip ederken bu hâle gülen doktor gezinmeye başladı."
-
Bir fakülteyi veya bir yüksekokulu bitirdikten sonra belli bir bilim dalında en yükseköğrenim basamağına vardığını, geçirdiği özel sınavla ve başarılı bir eserle gösterenlere verilen akademik ünvan
-
[isim]
Bakınız hekim
- DOMBRA
-
-
[isim]
İki telli bir Türk çalgısı
-
[isim]
İki telli bir Türk çalgısı
- DONATI
-
-
[isim, askerlik]
Bakınız teçhizat
-
[isim, askerlik]
Bakınız teçhizat
- DOĞMAK
-
-
[nesnesiz]
Dünyaya gelmek
-
Güneş, Ay, yıldız ufuktan yükselerek görünmek
- "Güneş doğarken yola düzüldük."
-
[-e]
Düşünce, hayal vb. zihinde birdenbire oluşmak
-
[mecaz]
Ortaya çıkmak, sonucu olmak
- "Nezaket denen şey, kadının hanımlaşması ile beraber doğdu."
-
[nesnesiz]
Dünyaya gelmek
- DOMİNO
-
Kelime Kökeni: Fransızca domino
-
[isim]
Üzerleri noktalarla işaretli dikdörtgen biçiminde yirmi sekiz taşla masa üzerinde oynanan bir oyun
- "Kahvede vakit tavla, dama ya da domino oynayarak geçer."
-
Maskeli balolarda giyilen kukuletalı uzun giysi
-
[isim]
Üzerleri noktalarla işaretli dikdörtgen biçiminde yirmi sekiz taşla masa üzerinde oynanan bir oyun
- DOMİNE
-
Kelime Kökeni: Fransızca domine
-
[sıfat]
“Baskın duruma gelmek, hükmetmek” anlamlarındaki domine etmek birleşik fiilinde geçen bir söz
-
[sıfat]
“Baskın duruma gelmek, hükmetmek” anlamlarındaki domine etmek birleşik fiilinde geçen bir söz
- DOYMUŞ
-
-
[sıfat]
Bir şey yiyerek tok duruma gelmiş
-
[mecaz]
İsteği kalmamış, isteği giderilmiş, tatmin olmuş
-
[kimya, fizik]
Doyma durumuna gelmiş (gaz, sıvı veya elektromıknatıs); meşbu
-
[sıfat]
Bir şey yiyerek tok duruma gelmiş
- VİDOLU
-
-
[sıfat]
Vido ile oynanan
- "Pakize’nin bitmez tükenmez vidolu tavla partilerini seyrederken…"
-
[sıfat]
Vido ile oynanan
- TENDON
-
Kelime Kökeni: Fransızca tendon
-
[isim, anatomi]
Bakınız kiriş
-
[isim, anatomi]
Bakınız kiriş
- PAYDOS
-
Kelime Kökeni: Rumca
-
[isim]
İşi veya çalışmayı geçici olarak bırakma
- "Atatürk mektepten ayrılmak üzereyken paydos trampeti çaldığından hepimiz bahçeye boşandık."
-
[ünlem]
Herhangi bir işi bıraktırmak için söylenen bir söz
- "Paydos! Ne nakış dersi var ne Türkçe."
-
[isim]
İşi veya çalışmayı geçici olarak bırakma
- DONMAK
-
-
[nesnesiz]
Sıvı, soğuğun etkisiyle katı duruma gelmek; buymak
-
Yaşamını yitirmek, soğuktan ölmek
- "Arabacım neredeyse donmak üzereydi."
-
Çok üşümek
-
Bitki soğuktan zarar görmek, yararlanılmaz duruma gelmek
-
Kimyasal bir etki ile katılaşmak
- "Çimento ve alçı çabuk donar."
-
[fizik]
Eriyik durumda bulunan bir metal katı duruma geçmek
-
[mecaz]
Beklenmedik bir durum karşısında birden hareketsiz kalmak
- "Salonun içinde kimse kımıldayamadı. Hepsi olduğu yerde dondu. Taş kesildi."
-
[mecaz]
Gelişmemek, yeniliklere açık olmamak
- "Bütün kafaların donmuş, taşlaşmış olmasını istiyorlar."
-
[nesnesiz]
Sıvı, soğuğun etkisiyle katı duruma gelmek; buymak
- DOMDOM
-
Kelime Kökeni: (Hindistan'daki Dumdum yer adından)
-
[isim]
Bakınız domdom kurşunu
-
[isim]
Bakınız domdom kurşunu
- DOKSAN
-
-
[isim]
Seksen dokuzdan sonra gelen sayının adı
-
Bu sayıyı gösteren 90 ve XC rakamlarının adı
-
[sıfat]
Dokuz kere on, seksen dokuzdan bir artık
-
[isim]
Seksen dokuzdan sonra gelen sayının adı
- DOMBAY
-
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız manda (I)
- "Özellikle camızlar yani sütünden meşhur Afyon kaymağı yapılan dombaylar bu bataklıkta gezinirlerdi hep."
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız manda (I)
- DOLGAN
-
-
[isim]
Rusya Federasyonu’nun kuzeyinde yer alan Taymır Yarımadası’nda yaşayan bir Türk halkı ve bu halkın soyundan olan kimse
-
[isim]
Rusya Federasyonu’nun kuzeyinde yer alan Taymır Yarımadası’nda yaşayan bir Türk halkı ve bu halkın soyundan olan kimse
- DOLGUN
-
-
[sıfat]
Dolarak biçimi yuvarlaklaşmış
- "Dolgun yastık."
-
Bakınız balıketinde
- "Dolgun karnını güçlükle taşıyan genç bir kadın gelip oturdu."
-
Çok, bol, fazla, yüksek olan (ücret, para vb.)
- "İlk işi babasını memnun etmek için ona dolgun bir maaşa geçtiğini yazmak olmuş."
-
Şişmiş
- "Sigaradan sararmış dişleriyle dolgun dudaklarını kemiriyor."
-
[mecaz]
Öfke, kızgınlık, kırgınlık vb. duygularla dolu
- "Müftüye karşı adamakıllı dolgundu."
-
[sıfat]
Dolarak biçimi yuvarlaklaşmış
- DOYMAZ
-
-
[sıfat]
Açgözlü
- "Hani vatandaşlarımız da güç, ele avuca sığmaz, kanmaz, doymaz insanlar olsa bari!"
-
[sıfat]
Açgözlü
- DOSTÇA
-
-
[sıfat]
Dosta yakışır, dost gibi
- "Gerçekten dostça bir sohbet oldu, epeyce uzun sürdü."
-
[zarf]
Dosta yakışır bir biçimde; dostane
- "Herkes içten görünüyor, hatta yıldızımın hiç barışmadığı insanlar bile dostça elimi sıkıyor, hatırımı soruyorlar."
-
Bakınız kardeşçe
-
[sıfat]
Dosta yakışır, dost gibi
- DOYMAK
-
-
[nesnesiz]
İsteği kalmayıncaya kadar yemek, yeteri kadar yemiş olmak, açlığı kalmamak; doyunmak
- "Ben biraz zeytin, biraz salata, biraz patates, biraz da yemişle doyarım."
-
[-e]
Bir gereksinimini yeteri kadar karşılamak
- "Toprak suya doydu."
-
[mecaz]
Yeter bulmak, kanmak, tatmin olmak
- "Dünyanın parasını kazandı, hâlâ doymadı."
-
Bakınız kanmak
-
[nesnesiz]
İsteği kalmayıncaya kadar yemek, yeteri kadar yemiş olmak, açlığı kalmamak; doyunmak
- MİKADO
-
Kelime Kökeni: Japonca
-
[isim]
Japon imparatorlarına verilen ünvan
-
Fil dişi, tahta veya kemikten yapılmış küçük çubuklarla oynanan bir oyun
-
[isim]
Japon imparatorlarına verilen ünvan