İçinde diy olan 9 harfli 19 kelime var. İçerisinde DİY bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında diy olan kelimeler listesine ya da sonu diy ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Diy Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
İD
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- DİYEBİLME
-
-
[isim]
Diyebilmek işi
-
[isim]
Diyebilmek işi
- DİYAPAZON
-
Kelime Kökeni: Fransızca diapason
-
[isim, fizik]
Titreştirildiğinde ana seslerden birini veren, U biçiminde, küçük bir çelik araç
-
[isim, fizik]
Titreştirildiğinde ana seslerden birini veren, U biçiminde, küçük bir çelik araç
- SKANDİYUM
-
Kelime Kökeni: Fransızca scandium
-
[isim, kimya]
Atom numarası 21, atom ağırlığı 44,96 olan, az rastlanan bir element (simgesi Sc)
-
[isim, kimya]
Atom numarası 21, atom ağırlığı 44,96 olan, az rastlanan bir element (simgesi Sc)
- DİYABETİK
-
Kelime Kökeni: Fransızca diabétique
-
[sıfat, tıp]
Şeker hastalığı ile ilgili
-
[sıfat, tıp]
Şeker hastalığı ile ilgili
- AKORDİYON
-
Kelime Kökeni: Fransızca accordéon
-
[isim, müzik]
Üstündeki düğmelere veya tuşlara basarak metal dilcikleri titretme yolu ile çalınan körüklü, elde taşınabilir bir çalgı; akordeon, armonika
- "Musikiden hoşlandıkları için çalmıyorlar akordiyonu; sadece gürültü etmek için, ötekini berikini rahatsız etmek, kafasını şişirmek için çalıyorlar."
-
[sıfat]
Kumaşlarda makine ile yapılmış kırma
- "Her adım atışında koyu lacivert akordiyon eteği hakikaten bir armonik gibi açılıp kapanıyordu."
-
[isim, müzik]
Üstündeki düğmelere veya tuşlara basarak metal dilcikleri titretme yolu ile çalınan körüklü, elde taşınabilir bir çalgı; akordeon, armonika
- KANADİYEN
-
Kelime Kökeni: Fransızca canadienne
-
[isim]
Kanadalı tuzak avcılarının ceketlerine benzeyen içi kürklü veya pamuklu, şal yakalı, kemerli kruvaze ceket
-
Yaz aylarında giyilen bol ve geniş dikimli astarsız hafif ceket
-
[isim]
Kanadalı tuzak avcılarının ceketlerine benzeyen içi kürklü veya pamuklu, şal yakalı, kemerli kruvaze ceket
- DİYETETİK
-
Kelime Kökeni: Fransızca diététique
-
[isim]
Kötü beslenmenin yol açtığı hastalıkları, yiyeceklerin besin değerlerini inceleyen sağlık bilgisi dalı
-
[isim]
Kötü beslenmenin yol açtığı hastalıkları, yiyeceklerin besin değerlerini inceleyen sağlık bilgisi dalı
- PEDİYATRİ
-
Kelime Kökeni: Fransızca pédiatrie
-
[isim, tıp]
Çocuk sağlığı ve hastalıkları ile ilgili hekimlik dalı
-
[isim, tıp]
Çocuk sağlığı ve hastalıkları ile ilgili hekimlik dalı
- TEKAÜDİYE
-
Kelime Kökeni: Arapça teḳāʿudiyye
-
[isim, eskimiş]
Bakınız emekli aylığı
- "Tiyatro artistlerinin tekaüdiyeleri olmalıdır."
-
[isim, eskimiş]
Bakınız emekli aylığı
- HEDİYELİK
-
-
[isim]
Armağan olarak verilmek için hazırlanmış şey
-
[sıfat]
Armağan olarak verilecek değerde olan
- "Hediyelik vazo."
-
[isim]
Armağan olarak verilmek için hazırlanmış şey
- MAHMUDİYE
-
Kelime Kökeni: Arapça maḥmūdiyye
-
[isim]
Bugün süs altını gibi kullanılan, II. Mahmut zamanında basılmış, ince altın sikke
- "Karısının altınlarını, kızının mahmudiyelerini neleri varsa hep aldılar."
-
[isim]
Bugün süs altını gibi kullanılan, II. Mahmut zamanında basılmış, ince altın sikke
- VARDİYALI
-
-
[sıfat]
Vardiya ile yapılan
-
[sıfat]
Vardiya ile yapılan
- DİYAKRONİ
-
Kelime Kökeni: Fransızca diachronie
-
[isim, dil bilimi]
Bakınız art zamanlılık
-
[isim, dil bilimi]
Bakınız art zamanlılık
- CİLDİYECİ
-
-
[isim, tıp]
Deri hastalıkları uzmanı; dermatolog
- "Hastaneye bir cildiyeci atandığını duyan geliyordu."
-
[isim, tıp]
Deri hastalıkları uzmanı; dermatolog
- VARDİYACI
-
-
[isim]
Vardiya ile çalışan kimse
-
[isim]
Vardiya ile çalışan kimse
- İDİYOPATİ
-
Kelime Kökeni: Fransızca idiopathie
-
[isim, tıp]
Bakınız kapan duygu
-
[isim, tıp]
Bakınız kapan duygu
- DİYAGONAL
-
Kelime Kökeni: Fransızca diagonale
-
[isim]
Eğri bir biçimde dokunmuş kumaş
-
[matematik]
Bakınız köşegen
-
[isim]
Eğri bir biçimde dokunmuş kumaş
- İKİNDİYİN
-
-
[zarf, ağızlardan]
Günün ikindi saatlerinde
-
[zarf, ağızlardan]
Günün ikindi saatlerinde
- OBSİDİYEN
-
Kelime Kökeni: Fransızca obsidien
-
[isim]
Bakınız cam kaya
-
[isim]
Bakınız cam kaya