İçinde dirme olan 9 harfli 25 kelime var. İçerisinde DİRME bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında dirme olan kelimeler listesine ya da sonu dirme ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Dirme Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
D E M R İ
5 Harfli Kelimeler
DEMİR
4 Harfli Kelimeler
DERİ, EDİM, EMİR, ERİM, MERİ, MİDE, REMİ
3 Harfli Kelimeler
DEM, EDİ, İDE, MİR
2 Harfli Kelimeler
DE, EM, ER, İD, İM, ME, Mİ, RE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- YELDİRMEK
-
-
[-e, ağızlardan]
Aceleyle koşturmak, koşuşturmak
-
[-e, ağızlardan]
Aceleyle koşturmak, koşuşturmak
- BİNDİRMEK
-
-
[-e, -i]
Bir kimseyi bir şeyin üzerine çıkartmak, oturtmak veya içine yerleştirmek, binmesini sağlamak
- "Kadınlar çocuklarını bayram yerinde bir salıncağa, bir atlıkarıncaya bindirmişlerdi."
-
[-e]
Taşıt, ön tarafından başka bir taşıta çarpmak veya bir yere vurmak
- "Kutay Yabgu onun frene basmasına aldırmadan tam gaz üzerine geldi ve Hakan’ın aracına arkadan bindirdi."
-
[-e, -i]
Üzerine koymak
- "Sahipsiz iyice ... Vergi üstüne vergi bindirmekte Moğol... Say ki kalıcı değil gidici..."
-
Birden bastırmak
- "Hava gide gide karardı, sulu mulu kar bindirdi… Ardından bir rüzgâr."
-
[-e, -i]
Bir kimseyi bir şeyin üzerine çıkartmak, oturtmak veya içine yerleştirmek, binmesini sağlamak
- ÖZENDİRME
-
-
[isim]
Özendirmek durumu, işi; teşvik
-
Bir malı geniş kitlelere tanıtmak ve o malın sürümünü sağlamak amacıyla yapılan çalışmalar; promosyon
-
[isim]
Özendirmek durumu, işi; teşvik
- DİZDİRMEK
-
-
[-e, -i]
Dizme işini yaptırmak
- "Otelden getirttiği masaları yan yana dizdirerek mehtaba karşı uzun bir sofra hazırlatmıştı."
-
[-e, -i]
Dizme işini yaptırmak
- GEZDİRMEK
-
-
[-i]
Birinin gezmesini sağlamak, dolaştırmak
- "Kendisini seven, gezdiren büyük kızlar, ona abla kokusunu vermişlerdi."
-
Tanıtmak amacıyla dolaştırmak
- "Konuklara Ankara'yı gezdirdi."
-
[-e, nesnesiz]
Bir şeyi başka bir şeyin üzerinde dolaştırarak dökmek
- "Salataya yağ gezdirmek."
-
[-i, -de]
Sürterek, değdirerek hareket ettirmek
- "Elini iki üç kere ıslak yüzünün üstünde gezdirdi."
-
Bir şeyi herkesin alması için dolaştırmak, sunmak
-
[-i, -le]
Herhangi bir biçimde giydirmek
- "Beni eski kıyafetle gezdiriyor."
-
[-i, -de]
Bakınız taşımak
- "Böyle kitapları cebinde gezdirir, alışveriş için dükkânını açmak istemediği veya müşteri ile meşgul olmadığı zamanlarda okurdu."
-
[-i]
Birinin gezmesini sağlamak, dolaştırmak
- VERDİRMEK
-
-
[-e, -i]
Verme işini yaptırmak, vermesini sağlamak
- "Elbette yiğit evladımın bu görevleri başarıyla yerine getirmesi için ona yardım edecek armağanlar verdirdim."
-
[-e, -i]
Verme işini yaptırmak, vermesini sağlamak
- BİLDİRMEK
-
-
[-e]
Herhangi bir şeyi haber vermek
- "Babası ile arasındaki bütün mektuplaşmaları bana da bildiriyor."
-
[nesnesiz]
Herhangi bir konuda bilgi vermek
- "Gönderdiğim mektubun bir ehemmiyeti yoktur diye bildir, dedi."
-
[-i]
Herhangi bir şeyi bilinir duruma getirmek
- "Sadi hem acele acele konuşarak fikirlerini bildiriyor hem de gözlerini ileriye uçan bisikletlerden hiç alamıyordu."
-
[-e]
Herhangi bir şeyi haber vermek
- DELDİRMEK
-
-
[-e, -i]
Delme işini yaptırmak
-
[-i, mecaz]
Kimlik, pasaport, bilet vb.ni delerek geçersiz duruma getirmek
-
[-e, -i]
Delme işini yaptırmak
- SİLDİRMEK
-
-
[-e, -i]
Silme işini yaptırmak
- "Orta hizmetini bile Himmet'e gördürüyor, koca evi ona sildirip süpürtüyordu."
-
[-e, -i]
Silme işini yaptırmak
- ÇELDİRMEK
-
-
[-i]
Çelme işini yaptırmak
-
Yanılmasına yol açmak
-
[-i]
Çelme işini yaptırmak
- GİYDİRMEK
-
-
[-e]
Giyme işini yaptırmak
- "İstanbul'un mahalle bekçilerine bir çeşit elbise, bir çeşit şapka giydirdiler."
-
[mecaz]
Ağır sözler söylemek, hakaret etmek
-
[-e]
Giyme işini yaptırmak
- DEĞDİRMEK
-
-
[-e, -i]
Değmesini sağlamak, değmesine yol açmak
- "Sihirli değneğini kötünün yüreğine değdiriyor ve alt ediyor onu."
-
[-e, -i]
Değmesini sağlamak, değmesine yol açmak
- EDİNDİRME
-
-
[isim]
Edindirmek işi
-
[isim]
Edindirmek işi
- YENDİRMEK
-
-
[-i]
Yenme işini yaptırmak
-
[-i]
Yenme işini yaptırmak
- ÇİMDİRMEK
-
-
[-i]
Çimme işini yaptırmak
- "Yapacağım iş sadece onu çimdirmek gibisine bir iş."
-
[-i]
Çimme işini yaptırmak
- SEZDİRMEK
-
-
[-e, -i]
Sezmesine yol açmak, belli etmek; hissettirmek, sezindirmek
- "Doktorlar ona bir şey sezdirmediler. O da çektiği acılardan, karısına, kızına hiçbir şey belli etmedi."
-
[-e, -i]
Sezmesine yol açmak, belli etmek; hissettirmek, sezindirmek
- GERDİRMEK
-
-
[-e, -i]
Germe işini yaptırmak
- "Eski bir bağ kulübesinin duvarları üstüne bir çadır gerdirmiş, içinde yaşıyordu."
-
[-e, -i]
Germe işini yaptırmak
- SEVDİRMEK
-
-
[-e, -i]
Sevmesini sağlamak
- "Daha önceki gidişinde kendini yerli halka sevdirmişti."
-
[-e, -i]
Sevmesini sağlamak
- GİRDİRMEK
-
-
[-i]
Girme işini yaptırmak
-
[-i]
Girme işini yaptırmak
- DİNDİRMEK
-
-
[-i]
Dinmesini sağlamak
- "En büyük bahtiyarlık yasını dindiremez / Baba, benim kalbime sensiz kimse giremez"
-
[-i]
Dinmesini sağlamak