İçinde dir olan 9 harfli 64 kelime var. İçerisinde DİR bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında dir olan kelimeler listesine ya da Sonu dir ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
D R İ Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
İD
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ÇELDİRMEK
-
-
[-i]
Çelme işini yaptırmak
-
Yanılmasına yol açmak
-
[-i]
Çelme işini yaptırmak
- DİRSEKLİK
-
-
[isim]
Koltuk, kanepe vb.nde dirsekleri dayamaya elverişli bölüm
-
[sıfat]
Dirsek olarak kullanılmaya uygun olan (ağaç, boru vb.)
-
[sıfat]
Ceket kolunun dirsek bölümünü korumak veya yamamak için kullanılan (kumaş vb.)
-
[isim]
Koltuk, kanepe vb.nde dirsekleri dayamaya elverişli bölüm
- DİNDİRTME
- ...
- YEDİRİLİŞ
- ...
- BİLDİRTME
- ...
- SEVDİRMEK
-
-
[-i]
Sevmesini sağlamak
- "Ona milletini sevdirmiş, gönlüne şanlı ve muntazam yaşamak için bir heves vermişti." (Memduh Şevket Esendal)
-
[-i]
Sevmesini sağlamak
- VERDİRMEK
-
-
[-i]
Verme işini yaptırmak, vermesini sağlamak
-
[-i]
Verme işini yaptırmak, vermesini sağlamak
- BEZDİRİCİ
-
-
[isim]
Usanç veren kimse veya şey
- "İşsiz kalıp, ölü saatlerle zaman eğlemenin ne kadar bezdirici, maneviyat kırıcı olduğunu bilirsiniz." (Refik Halit Karay)
-
[isim]
Usanç veren kimse veya şey
- DİRSİZLİK
-
-
[isim]
Dirlik düzenlikten uzak durum
- "Nihayet anladı ki bu kahveler işsizlikten ve aile dirsizliğinden doğan ıstıraplara karşı sığınılacak yegâne mabetlerdir." (Reşat Nuri Güntekin)
-
[isim]
Dirlik düzenlikten uzak durum
- DİRENÇSİZ
-
-
[sıfat]
Direnci olmayan
-
[sıfat]
Direnci olmayan
- SİNDİRMEK
-
-
[-i]
Sinmesini sağlamak veya sinmesine sebep olmak
- "Kartal burunlu, kalın kaşlı, çember sakallı ihtiyar, Sertman'ı biraz sindirdi." (Halide Edip Adıvar)
-
Yenilen besin maddesini sindirim sisteminde gereken değişikliklere uğratarak kana karışabilir bir duruma getirmek, hazmetmek
- "Hoca, sabahleyin bir bahçıvanın ikram ettiği turp salatasını henüz sindirememişti." (Mahmut Yesari)
-
Kendine mal etmek, anlayışla karşılayıp benimsemek
- "Bir de o düşünceleri gerçekten sindirmiş bilginlerin, bilge kişilerin tutumuna bir bakın." (Necati Cumalı)
-
[-i]
Sinmesini sağlamak veya sinmesine sebep olmak
- GEZDİRİCİ
-
-
[isim]
Gezdiren kimse
- "Gezdiricimiz, büyük romancı üstüne doktora tezini hazırlayan bir genç." (Melih Cevdet Anday)
-
Seyyar satıcı
-
[isim]
Gezdiren kimse
- DEDİRTMEK
-
-
[-i]
Demek zorunda bıraktırmak
- "Kendime deli dedirtinceye kadar neler çektiğimi ben bilirim." (Abdülhak Şinasi Hisar)
-
[-i]
Demek zorunda bıraktırmak
- ÇELDİRİCİ
-
-
[isim]
Test sınavında, sorunun cevapları arasında doğruya en yakın görünen ancak yanlış olan şık
-
[isim]
Test sınavında, sorunun cevapları arasında doğruya en yakın görünen ancak yanlış olan şık
- GEZDİRMEK
-
-
[-i]
Birinin gezmesini sağlamak, dolaştırmak
- "Kendisini seven, gezdiren büyük kızlar, ona abla kokusunu vermişlerdi." (Osman Cemal Kaygılı)
-
Tanıtmak amacıyla dolaştırmak
- "Konuklara Ankara'yı gezdirdi."
-
[-e]
Bir şeyi başka bir şeyin üzerinde dolaştırarak dökmek
- "Salataya yağ gezdirmek."
-
[-i]
Sürterek, değdirerek hareket ettirmek
- "Elini iki üç kere ıslak yüzünün üstünde gezdirdi." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
-
Bir şeyi herkesin alması için dolaştırmak, sunmak
-
[-i]
Herhangi bir biçimde giydirmek
- "Beni eski kıyafetle gezdiriyor." (Ahmet Hamdi Tanpınar)
-
[-i]
Birinin gezmesini sağlamak, dolaştırmak
- EDİNDİRME
- ...
- İNDİRGEME
-
-
[isim]
İndirgemek işi, irca
-
[isim]
İndirgemek işi, irca
- GİYDİRMEK
-
-
Giyme işini yaptırmak
- "Derhâl hamama soktu, sırtına temiz bir elbise giydirip huzura çıkardı." (Haldun Taner)
- "O da kendisinden yirmi yaş küçük arabacısını sevmiş, nikâhla varmış, bu arabacıyı giydirip kuşatmış, âlâ bir bey yapmıştı." (Ömer Seyfettin)
-
Ağır sözler söylemek, hakaret etmek
-
Giyme işini yaptırmak
- GERDİRMEK
-
-
[-i]
Germe işini yaptırmak
- "Eski bir bağ kulübesinin duvarları üstüne bir çadır gerdirmiş, içinde yaşıyordu." (Memduh Şevket Esendal)
-
[-i]
Germe işini yaptırmak
- ÖZENDİRME
-
-
[isim]
Özendirmek durumu, işi, teşvik
-
Promosyon
-
[isim]
Özendirmek durumu, işi, teşvik