İçinde din olan 8 harfli 31 kelime var. İçerisinde DİN bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında din olan kelimeler listesine ya da sonu din ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Din Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
D N İ
3 Harfli Kelimeler
DİN
2 Harfli Kelimeler
İD, İN
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- EDİNİLME
-
-
[isim]
Edinilmek işi
-
[isim]
Edinilmek işi
- DİNLEMEK
-
-
[-i]
İşitmek için kulak vermek
- "Konağın hesabını sen söylersin, ben de dinlerim."
-
Birinin sözünü, öğüdünü kabul edip gereğince davranmak
- "Beni dinlersen bu işten vazgeç."
-
Kulakla veya dinleme aletiyle hastayı muayene etmek
- "Doktor kalkar. Kulağını bu gösterilen yere dayar. Dinler."
-
[mecaz]
Uymak, baş eğmek, itaat etmek
- "Şaşkınım, çenem, dudaklarım, dilim sanki artık beni dinlemiyorlar."
-
[-i]
İşitmek için kulak vermek
- DİNAMİZM
-
Kelime Kökeni: Fransızca dynamisme
-
[isim]
Davranışları canlı ve hareketli olan canlının özelliği
- "İlerleme yolunda yeni ve diri hareketleri zorlayan, yığınların dinamizmidir."
-
[felsefe]
Bakınız devimselcilik
-
[isim]
Davranışları canlı ve hareketli olan canlının özelliği
- HAYDİNDİ
-
-
[ünlem]
"Çabuk ol, acele et" anlamında kullanılan bir söz
-
[ünlem]
"Çabuk ol, acele et" anlamında kullanılan bir söz
- DİNLETİŞ
-
-
[isim]
Dinletmek işi
-
[isim]
Dinletmek işi
- BOLVADİN
-
-
[isim]
Afyonkarahisar iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Afyonkarahisar iline bağlı ilçelerden biri
- KOORDİNE
-
Kelime Kökeni: Fransızca coordinné
-
[sıfat]
Bakınız eş güdümlü
-
[sıfat]
Bakınız eş güdümlü
- DİNCİLİK
-
-
[isim]
Dincinin olma durumu
-
[isim]
Dincinin olma durumu
- DİNLİLİK
-
-
[isim]
Dinli olma durumu
-
[isim]
Dinli olma durumu
- KARDİNAL
-
Kelime Kökeni: Fransızca cardinal
-
[isim, din bilimi]
Papayı seçen, danışmanlığını yapan başpapazlardan her biri
-
[isim, din bilimi]
Papayı seçen, danışmanlığını yapan başpapazlardan her biri
- DİNELMEK
-
-
[nesnesiz, ağızlardan]
Ayakta durmak
-
Ayağa kalkmak, dik durmak
- "Önce ayaklarıyla, kollarıyla bir diz çöküp bir dinelerek ölçü aldılar."
-
[-e, mecaz]
Bakınız diklenmek
-
[nesnesiz, ağızlardan]
Ayakta durmak
- MOLİBDİN
-
Kelime Kökeni: Fransızca molybdine
-
[isim, mineraloji]
Doğada ancak biçimsiz durumda bulunan, doğal molibden oksit
-
[isim, mineraloji]
Doğada ancak biçimsiz durumda bulunan, doğal molibden oksit
- DİDİNGEN
-
-
[sıfat]
Çok gayret eden
- "Bu üşenmez, bu didingen, bu uyanık ve çevik adam, mecmuasında yazılmış binlerce imzanın heyecan ve bilgi ağırlığına muadil bir iradeyi tek başına temsil etti."
-
[sıfat]
Çok gayret eden
- DİNGİNCİ
-
-
[sıfat, felsefe]
Dingincilik görüşünü benimseyen; sekinci
-
[sıfat, felsefe]
Dingincilik görüşünü benimseyen; sekinci
- REDİNGOT
-
Kelime Kökeni: Fransızca redingote
-
[isim]
Arkası yırtmaçlı, etekleri uzun, çift sıra düğmeli, resmî erkek ceketi
- "Yahya Kemal'in redingotu biraz tozlanmıştı. Şosonları gümüş rengiydi."
-
[isim]
Arkası yırtmaçlı, etekleri uzun, çift sıra düğmeli, resmî erkek ceketi
- DİNLETME
-
-
[isim]
Dinletmek işi
-
[isim]
Dinletmek işi
- DİNCELME
-
-
[isim]
Bakınız dinçleşme
-
[isim]
Bakınız dinçleşme
- DİNDİRME
-
-
[isim]
Dindirmek işi
-
[isim]
Dindirmek işi
- NEZDİNDE
-
-
[zarf]
Yanında, huzurunda, gözetiminde
-
[zarf]
Yanında, huzurunda, gözetiminde
- DİNLENME
-
-
[isim]
Dinlenmek (I) işi; istirahat
- "Kendisine bir yere oturup dinlenmeyi teklif ettim."
-
[isim]
Dinlenmek (I) işi; istirahat