İçinde di olan 8 harfli 323 kelime var. İçerisinde Dİ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında di olan kelimeler listesine ya da sonu di ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Di Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
D İ
2 Harfli Kelimeler
İD
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- DİSPEÇÇİ
-
-
[isim]
Dispeç işiyle uğraşan uzman
-
[isim]
Dispeç işiyle uğraşan uzman
- DİRİMSEL
-
-
[sıfat]
Bakınız hayati
-
[sıfat]
Bakınız hayati
- YAHUDİCE
-
-
[isim]
Yahudilerin kullandığı dil
-
[sıfat]
Bu dille yazılmış olan
- "Yahudice türkü."
-
[isim]
Yahudilerin kullandığı dil
- SEĞİRDİM
-
-
[isim, spor]
Yaya olarak yapılan koşu
-
[denizcilik]
Top atıldığında kundağın geri tepmesi
-
Değirmene su veren oluğun eğimi
-
[tarih]
Yeniçeri mutfaklarında kullanılan etleri taşıyan hayvanların ön ve arkalarında yürüyen yeniçeri
-
[isim, spor]
Yaya olarak yapılan koşu
- DİNLENME
-
-
[isim]
Dinlenmek (I) işi; istirahat
- "Kendisine bir yere oturup dinlenmeyi teklif ettim."
-
[isim]
Dinlenmek (I) işi; istirahat
- ŞEMDİNLİ
-
-
[isim]
Hakkâri iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Hakkâri iline bağlı ilçelerden biri
- HAMDEDİŞ
-
-
[isim]
Hamdetmek işi
-
[isim]
Hamdetmek işi
- BİLDİRME
-
-
[isim]
Bildirmek işi; beyan, ikrar, ilam, tebliğ
-
[isim]
Bildirmek işi; beyan, ikrar, ilam, tebliğ
- DİNLEMEK
-
-
[-i]
İşitmek için kulak vermek
- "Konağın hesabını sen söylersin, ben de dinlerim."
-
Birinin sözünü, öğüdünü kabul edip gereğince davranmak
- "Beni dinlersen bu işten vazgeç."
-
Kulakla veya dinleme aletiyle hastayı muayene etmek
- "Doktor kalkar. Kulağını bu gösterilen yere dayar. Dinler."
-
[mecaz]
Uymak, baş eğmek, itaat etmek
- "Şaşkınım, çenem, dudaklarım, dilim sanki artık beni dinlemiyorlar."
-
[-i]
İşitmek için kulak vermek
- REDİNGOT
-
Kelime Kökeni: Fransızca redingote
-
[isim]
Arkası yırtmaçlı, etekleri uzun, çift sıra düğmeli, resmî erkek ceketi
- "Yahya Kemal'in redingotu biraz tozlanmıştı. Şosonları gümüş rengiydi."
-
[isim]
Arkası yırtmaçlı, etekleri uzun, çift sıra düğmeli, resmî erkek ceketi
- SİNDİRME
-
-
[isim]
Sindirmek işi
-
[isim]
Sindirmek işi
- İDDİASIZ
-
-
[sıfat]
Bir iddiası olmayan
-
[mecaz]
Gösterişsiz olan
- "Sessiz, iddiasız, dört duvar arasında bir memur hayatı sürüyordu."
-
[sıfat]
Bir iddiası olmayan
- SİNDİRİM
-
-
[isim, biyoloji]
Besinlerin çeşitli enzimlerle eritilerek, parçalanarak ince bağırsakta emilebilir, kana karışabilir duruma gelmesi için uğradıkları fiziksel ve kimyasal değişikliklerin bütünü; hazım
-
[isim, biyoloji]
Besinlerin çeşitli enzimlerle eritilerek, parçalanarak ince bağırsakta emilebilir, kana karışabilir duruma gelmesi için uğradıkları fiziksel ve kimyasal değişikliklerin bütünü; hazım
- DİZGESEL
-
-
[sıfat]
Bakınız sistemli
-
[sıfat]
Bakınız sistemli
- KREDİSİZ
-
-
[sıfat]
Kredisi olmayan
-
[mecaz]
Güvenilmeyen, itibarsız
-
[sıfat]
Kredisi olmayan
- DİREKLİK
-
-
[sıfat]
Direk yapmaya elverişli (ağaç)
-
[sıfat]
Direk yapmaya elverişli (ağaç)
- DİNLEYİŞ
-
-
[isim]
Dinlemek işi
- "Münire'nin bazı patavatsız cümlelerini dudaklarını sıkarak bir dinleyişi vardı."
-
[isim]
Dinlemek işi
- DİNGİLLİ
-
-
[sıfat]
Dingili olan
-
[sıfat]
Dingili olan
- DİZİLMEK
-
-
[-e]
Dizi durumuna getirilmek, dizme işi yapılmak
- "Yazılar dizilecek, sayfalar bağlanacak, makineye verilecekti."
-
Sıraya girmek
-
Yan yana veya üst üste sıralanmak
- "Yağ, peynir satanlar, baharcılar, inci boncuk, koku satanlar sokaklara salaşlar kurar, sıra sıra dizilirler."
-
[-e]
Dizi durumuna getirilmek, dizme işi yapılmak
- EZDİRTME
-
-
[isim]
Ezdirtmek işi
-
[isim]
Ezdirtmek işi