İçinde di olan 6 harfli 172 kelime var. İçerisinde Dİ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında di olan kelimeler listesine ya da Sonu di ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
D İ Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
İD
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- HEDİYE
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Armağan
- "Başında kâhyanın bol keseden hediye ettiği beyaz kasket, doğru arkadaşlarını bulmaya gitti." (Haldun Taner)
-
Fiyat
- "Bu masa örtüsünün hediyesi otuz milyon liradır."
-
[isim]
Armağan
- DİLHUN
- ...
- EDİRNE
- ...
- PARODİ
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Ciddi sayılan bir eserin bir bölümü veya bütününü alaya alarak, biçimini bozmadan ona bambaşka bir özellik vererek biçimle öz arasındaki bu ayrılıktan gülünç etki yaratan bir oyun türü
-
[isim]
Ciddi sayılan bir eserin bir bölümü veya bütününü alaya alarak, biçimini bozmadan ona bambaşka bir özellik vererek biçimle öz arasındaki bu ayrılıktan gülünç etki yaratan bir oyun türü
- GİDİCİ
-
-
[sıfat]
Kısa süre için var olan, kalıcı karşıtı
- "Gidici müdür."
-
Gitme durumunda bulunan, gitmek üzere olan
-
Ölmek üzere olan
- "Gidici bir hasta."
-
[sıfat]
Kısa süre için var olan, kalıcı karşıtı
- MELODİ
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Ezgi
- "Biz bu melodileri ilk olarak Cemal Sahir operetlerinden duymuş, bellemiştik." (Haldun Taner)
-
[isim]
Ezgi
- TÜREDİ
-
-
[sıfat]
Kendisinden umulmayan bir biçimde sivrilmiş ve hakkı olmayan bir duruma gelmiş (kimse), yerden bitme, zıpçıktı
- "Attığı temeller üzerine ancak bir sonradan görme türedi evi kurulabilirdi." (Memduh Şevket Esendal)
-
Nereden geldiği, nasıl ortaya çıktığı belirsiz, gerçek bir değeri olmayan
- "Ama bu türedi akımları sevmemekle kalmaz..." (Abdülhak Şinasi Hisar)
-
[sıfat]
Kendisinden umulmayan bir biçimde sivrilmiş ve hakkı olmayan bir duruma gelmiş (kimse), yerden bitme, zıpçıktı
- ZİBİDİ
-
-
[sıfat]
Gülünç olacak derecede kısa ve dar giyinmiş olan
-
[isim]
Yersiz ve zamansız davranışları olan kimse
- "Halk, bir müdürü böyle zibidi görmek de istiyor." (Memduh Şevket Esendal)
-
[sıfat]
Gülünç olacak derecede kısa ve dar giyinmiş olan
- EDİNME
-
-
[isim]
Edinmek işi, kazanma, iktisap
- "Kimsesiz bir çocuk bulup evlat edinmeyi düşünmeye başlamıştım." (Reşat Nuri Güntekin)
-
[isim]
Edinmek işi, kazanma, iktisap
- MÜDİRE
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Kadın müdür, kadın yönetici
-
[isim]
Kadın müdür, kadın yönetici
- BUDİZM
- ...
- DİRSEK
-
-
[isim]
Kol ile ön kol arasındaki eklemin arka yanı
- "Bugünlerde size dirsek çevirmişler, sebebini biliyor musunuz?" (Emine Işınsu)
- "Dirsek çürütüp emek verdiği kitapları, can vermeden can bulunamayacağını ona hiç söylememişti." (Samiha Ayverdi)
-
Giysi kolunda bu organa denk gelen bölüm
- "Dirseği yırtık neftî bir örme ceket giymiş." (Peyami Safa)
-
Boruların doğrultusunu değiştirmekte kullanılan bağlantı parçası
- "Bu iki boruyu bir dirsekle birbirine bağlamalı."
-
Bir direği veya başka bir şeyi sağlamlaştırmak için yanına eğik olarak yerleştirilen ağaç, makas
- "Elini oturduğu koltuğun dirsek yerine vurunca ben kalktım." (Burhan Felek)
-
[isim]
Kol ile ön kol arasındaki eklemin arka yanı
- TEDİYE
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Para vb. bir şey verme, ödeme
- "Ücretin yarısını da o gün tediye ettim." (Haldun Taner)
-
Gerçekleşen bir alacağı para ile ödeme
-
[isim]
Para vb. bir şey verme, ödeme
- DİZAYN
-
Kelime Kökeni : İngilizce
-
[isim]
Tasarım
-
[isim]
Tasarım
- ASİDİK
- ...
- DİLLEK
-
-
[sıfat]
Dedikoducu
-
[sıfat]
Dedikoducu
- DİĞERİ
-
-
[zamir]
Ötekisi, başkası
-
[zamir]
Ötekisi, başkası
- DİLBER
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[sıfat]
Alımlı, güzel (kadın)
- "Ala gözlü nazlı dilber / Koma beni el yerine." (Karacaoğlan)
-
[sıfat]
Alımlı, güzel (kadın)
- SADİZM
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Sadistlik
-
[isim]
Sadistlik
- KOMEDİ
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Güldürü
-
Gülmeye neden olan olay veya olaylar
-
Yalan ve yapmacık söz veya davranış
-
[isim]
Güldürü