İçinde di olan 5 harfli 134 kelime var. İçerisinde Dİ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında di olan kelimeler listesine ya da Sonu di ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
D İ Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
İD
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- KREDİ
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Borç ödemede güvenilir olma durumu
- "Piyasada kredisi var."
-
Ödünç alınan veya verilen mal, para
- "Kredi almada, senet ödemede, şunda bunda oldum olası kolaylık göstermişlerdir." (Atilla İlhan)
-
Güven, saygınlık, itibar
-
Belli bir öğrenimin tamamlanması için öğrencilerden istenen her türlü kuramsal ve uygulamalı çalışmalar göz önünde tutularak bir yarıyıl veya bir öğretim yılı okutulan herhangi bir dersin, okul programı bütünlüğü içindeki değerini nicelik olarak gösteren birim
-
[isim]
Borç ödemede güvenilir olma durumu
- DİZEL
-
Kelime Kökeni : Almanca
-
[isim]
Sıkıştırılmış hava içine püskürtülen mazotla çalışan motor
-
[isim]
Sıkıştırılmış hava içine püskürtülen mazotla çalışan motor
- KÜRDİ
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Klasik Türk müziğinde si bemol notasını andıran perde
-
Dügâh perdesindeki bir makam
-
[isim]
Klasik Türk müziğinde si bemol notasını andıran perde
- DİKİT
-
-
[isim]
Mağaralarda tavandan damlayan kireçli suların katılaşmasıyla tabandan yukarıya doğru oluşan kalker birikintisi, stalagmit
-
[isim]
Mağaralarda tavandan damlayan kireçli suların katılaşmasıyla tabandan yukarıya doğru oluşan kalker birikintisi, stalagmit
- İRADİ
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
İstençli
-
İstençli
- DİNCİ
-
-
[isim]
Dinî görüşleri her alana yaymak isteyen kimse
-
[isim]
Dinî görüşleri her alana yaymak isteyen kimse
- SİDİK
-
-
[isim]
İdrar
- "Bodrum, şimdi keskin bir eski çamaşır, sidik kokusu içinde idi." (Sait Faik Abasıyanık)
-
[isim]
İdrar
- MADDİ
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Madde ile ilgili, maddesel, özdeksel, manevi karşıtı
- "Devletin temel amaç ve görevleri ... insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır." (Anayasa)
-
Maddeden oluşan
-
Mal, para, varlıkla ilgili olan
-
Paraya, mala çok önem veren (kimse)
-
Maddesel
-
[sıfat]
Madde ile ilgili, maddesel, özdeksel, manevi karşıtı
- KADİT
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Güneşte veya hafif alevde kurutulmuş et
- "Sıtmalı arabacıların titredikleri, cılız, kadidi çıkmış öküzlerin iç ezici bir şekilde düşündükleri görülürdü." (Sait Faik Abasıyanık)
-
İskelet
-
[sıfat]
Çok zayıf
- "Gözlerini kadit elleriyle iyice ovdu." (Ömer Seyfettin)
-
[isim]
Güneşte veya hafif alevde kurutulmuş et
- HİDİV
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[isim]
Osmanlı İmparatorluğu döneminde Kavalalı Mehmet Ali Paşa'dan sonra Mısır valilerine verilen unvan
-
[isim]
Osmanlı İmparatorluğu döneminde Kavalalı Mehmet Ali Paşa'dan sonra Mısır valilerine verilen unvan
- DİLLİ
-
-
[sıfat]
Dili olan
-
Konuşkan, sürekli ve tatlı konuşan
- "Daha çok küçük, dört yaşında bile yok. Öyle dilli ki kimseye, laf bırakmıyordu." (Oktay Rifat)
-
Dedikoducu, ileri geri konuşan
- "Benim işim yok senin o dilli kardeşlerinin arasında." (Necati Cumalı)
-
[sıfat]
Dili olan
- VEDİA
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Saklanılması, korunması için birine veya bir yere bırakılan eşya, inam, emanet
- "Vatan sana vediadır."
-
Kendine korunması, saklanması için eşya verilen kimsenin durumunu gösteren sözleşme
-
[isim]
Saklanılması, korunması için birine veya bir yere bırakılan eşya, inam, emanet
- DİLSİ
-
-
[sıfat]
Dili andıran, dile benzeyen, dil gibi
-
[sıfat]
Dili andıran, dile benzeyen, dil gibi
- HAYDİ
-
-
[ünlem]
İsteklendirmek, çabukluk belirtmek için kullanılan bir söz, hadi
- "Haydi! Sen git, beni yalnız bırak, bu akşam iyi değilim." (Atilla İlhan)
-
Kabul ve onama bildiren bir söz
-
Hafifseme, alay etme belirten bir söz
- "Haydi oradan be maskara. Bunları başkasına anlat!" (Necati Cumalı)
-
"Hoş görme" anlamında kullanılan bir söz
- "Haydi gelmedi, bari bir haber göndereydi!"
-
[zarf]
Haydi haydi
- "Ne kadar yaşayabilirdim? Altmış, yetmiş, doksan, haydi yüz sene." (Ömer Seyfettin)
-
[ünlem]
İsteklendirmek, çabukluk belirtmek için kullanılan bir söz, hadi
- SADİK
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[sıfat]
Sadistlik özelliği olan
- "Ah, siz sadik bir adamsınız. Bakışınızdan anladım." (Ömer Seyfettin)
-
Sadist
-
[sıfat]
Sadistlik özelliği olan
- DİRİL
-
-
[sıfat]
Diriksel
-
[sıfat]
Diriksel
- SEDİR
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Kol koyacak yeri olmayan, arkalıksız, üstü minderli ve yastıklı olabilen kerevet, divan
- "Bizi geniş sedirlerle çevrilmiş keten örtülü bir büyük odaya aldılar." (Burhan Felek)
-
[isim]
Kol koyacak yeri olmayan, arkalıksız, üstü minderli ve yastıklı olabilen kerevet, divan
- DİCLE
- ...
- EBEDİ
- ...
- GİRDİ
-
-
[isim]
Bir üretimde yararlanılan para, gereç ve iş gücü, çıktı karşıtı
- "Devlet işletme araç ve gereçlerinin ve diğer girdilerinin sağlanmasını kolaylaştırır." (Anayasa)
-
[isim]
Bir üretimde yararlanılan para, gereç ve iş gücü, çıktı karşıtı