İçinde deği olan 11 harfli 16 kelime var. İçerisinde DEĞİ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında deği olan kelimeler listesine ya da Sonu deği ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
D E Ğ İ Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
4 Harfli Kelimeler
İĞDE
3 Harfli Kelimeler
EDİ, İDE
2 Harfli Kelimeler
DE, İD, İĞ
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- DEĞİŞİVERME
-
-
[isim]
Değişivermek işi
-
[isim]
Değişivermek işi
- DEĞİŞTİRGEÇ
-
-
[isim]
Röle
-
[isim]
Röle
- DEĞİŞMEZLİK
-
-
[isim]
Değişmez olma durumu
-
[isim]
Değişmez olma durumu
- DEĞİŞTİRTME
-
-
[isim]
Değiştirtmek işi
-
[isim]
Değiştirtmek işi
- DEĞİŞKİNLİK
-
-
[isim]
Değişkin olma durumu
-
[isim]
Değişkin olma durumu
- DEĞİŞEBİLME
-
-
[isim]
Değişebilmek işi
-
[isim]
Değişebilmek işi
- DEĞİMSİZLİK
- ...
- DEĞİŞKENLİK
-
-
[isim]
Değişken olma durumu
- "Romancı zamanın akışı içinde yaşamın değişkenliğini yakalamaya çalışır." (Necati Cumalı)
-
[isim]
Değişken olma durumu
- DEĞİŞİCİLİK
-
-
[isim]
Değişici olma durumu
-
[isim]
Değişici olma durumu
- DEĞİNEBİLME
-
-
[isim]
Değinebilmek işi
-
[isim]
Değinebilmek işi
- DEĞİNİVERME
-
-
[isim]
Değinivermek işi
-
[isim]
Değinivermek işi
- DEĞİRMENLİK
-
-
[sıfat]
Değirmende öğütülmek için ayrılmış (tahıl)
-
Bir değirmen taşını işletecek güçte (akarsu)
-
[sıfat]
Değirmende öğütülmek için ayrılmış (tahıl)
- DEĞİŞİNİMCİ
-
-
[isim]
Değişinimcilik yanlısı, mutasyonist
-
[isim]
Değişinimcilik yanlısı, mutasyonist
- DEĞİŞTİRİCİ
-
-
[isim]
Değiştirme işini yapan nesne veya kimse
-
[isim]
Değiştirme işini yapan nesne veya kimse
- DEĞİRMİLEME
-
-
[isim]
Değirmilemek işi
-
[isim]
Değirmilemek işi
- DEĞİŞTİRMEK
-
-
[nsz]
Birini bırakıp başkasını kullanmak
- "O zamanlar şöyle öğleye doğru otele bir başvurup çamaşır değiştireceği varsa değiştiriyor." (Ercüment Ekrem Talu)
-
Başka bir duruma, başka bir görünüme getirmek
- "Tuvalet onu ne değiştirmiş, gençliğinin cazibesini, vücudunu, gözlerinin rengini nasıl belli etmişti!" (Peyami Safa)
-
Anlatıma yeni bir içerik vermek
-
[-i]
Başka bir biçime sokmak, değişikliğe uğratmak
- "Bulunduğu vaziyeti öteki ayağını berikinin üstüne koyarak değiştirdi." (Sait Faik Abasıyanık)
-
Bir şey veya kimseyi bulunduğu yerden başka bir yere almak
-
[nsz]
Bir şey verip yerine başka bir şey almak
- "Bu ayakkabı sana küçük, değiştir."
-
[nsz]
Birini bırakıp başkasını kullanmak