İçinde der olan 7 harfli 42 kelime var. İçerisinde DER bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında der olan kelimeler listesine ya da Sonu der ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
D E R Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
DE, ER, RE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- DERGİCİ
-
-
[isim]
Dergi yayımıyla uğraşan kimse
-
[isim]
Dergi yayımıyla uğraşan kimse
- DERSLİK
-
-
[isim]
Sınıf, dershane
-
[sıfat]
Ders saati süresine uygun
- "Anlatılacak bir derslik konu kaldı."
-
[isim]
Sınıf, dershane
- EPİDERM
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Üst deri
-
[isim]
Üst deri
- ENDERUN
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[isim]
Saraylarda harem ve hazine dairelerinin bulunduğu yer
-
Büyük sarayların iç bölümü
-
Devlet görevlilerini yetiştiren okul
-
[isim]
Saraylarda harem ve hazine dairelerinin bulunduğu yer
- DEREOTU
-
-
[isim]
Maydanozgillerden, ince yapraklı, bazı yemeklere konulan güzel kokulu bir bitki (Anethum)
-
[isim]
Maydanozgillerden, ince yapraklı, bazı yemeklere konulan güzel kokulu bir bitki (Anethum)
- İŞGÜDER
-
-
[isim]
Maslahatgüzar
-
[isim]
Maslahatgüzar
- ULUDERE
- ...
- DERİŞİK
-
-
[sıfat]
Derişmiş olan, mütemerkiz, mütekâsif, konsantre, seyreltik karşıtı
-
[sıfat]
Derişmiş olan, mütemerkiz, mütekâsif, konsantre, seyreltik karşıtı
- DERİLME
-
-
[isim]
Derilmek işi
-
[isim]
Derilmek işi
- DERBENT
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[isim]
İki dağ arasındaki geçit yeri, boğaz
-
Sınırda bulunan küçük kale
-
[isim]
İki dağ arasındaki geçit yeri, boğaz
- DERİŞME
-
-
[isim]
Derişmek işi
-
Yoğunlaşma
-
[isim]
Derişmek işi
- BLENDER
-
Kelime Kökeni : İngilizce
-
[isim]
Bakınız karıştırıcı
-
[isim]
Bakınız karıştırıcı
- DERSİAM
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Osmanlılar döneminde müderrislerin camilerde verdikleri ders
-
Bu dersi veren müderrislerin unvanı
-
[isim]
Osmanlılar döneminde müderrislerin camilerde verdikleri ders
- İYİDERE
- ...
- FEDERAL
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[sıfat]
Federasyon durumunda birleşmiş olan
-
[sıfat]
Federasyon durumunda birleşmiş olan
- HEMDERT
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[sıfat]
Dert ortağı olan
-
[sıfat]
Dert ortağı olan
- KEDERLİ
-
-
[sıfat]
Acılı, üzüntülü, mükedder
- "Solgun, güzel ve kederli yüzünü buruşturarak anlatmaya başladı." (Ömer Seyfettin)
-
[sıfat]
Acılı, üzüntülü, mükedder
- DERİNTİ
-
-
[isim]
Toplantı
-
Gelişigüzel toplanmış eşya
-
İnsan kalabalığı, güruh
-
[isim]
Toplantı
- DERUHTE
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[isim]
Üzerine alma, üstlenme
- "Aralarında anlaşıp siparişi müştereken deruhte ettiler." (Haldun Taner)
-
[isim]
Üzerine alma, üstlenme
- DERAKAP
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[zarf]
Hemen arkasından
-
Çabucak
-
[zarf]
Hemen arkasından