İçinde dem olan 6 harfli 17 kelime var. İçerisinde DEM bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında dem olan kelimeler listesine ya da sonu dem ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Dem Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
DEM
2 Harfli Kelimeler
DE, EM, ME
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- KADEME
-
Kelime Kökeni: Arapça ḳademe
-
[isim]
Bakınız aşama
-
[askerlik]
Motorlu araçların bakım ve onarım işlerinin yapıldığı birim; bakımevi
-
[isim]
Bakınız aşama
- ÖDEMİŞ
-
-
[isim]
İzmir iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
İzmir iline bağlı ilçelerden biri
- ÖDEMEK
-
-
[-i]
Bir alışveriş ilişkisinde, borcu alacaklıya vermek; tediye etmek
- "Borç varsa benimkidir, onu ödemek ve teşekkür etmek lazım."
-
Bir alışverişte alınan şeyin karşılığını alacaklıya vermek
-
Bedelini vererek bir zararı karşılamak; tazmin etmek
-
Bir iş, bir kuruluş harcanan, yatırılan parayı çıkartmak; ifa etmek
- "Bu fabrika sermayesini beş yılda ödedi."
-
[mecaz]
Bir işin, bir görevin karşılığını vermek
- "Emekliye ayrıldıktan sonra keresteciliğe başladı ama eline geçen, alın terini ödemiyordu."
-
[mecaz]
Bir şey karşısında fedakârlık etmek, bir şey elde etmek için özveride bulunmak
-
[-i]
Bir alışveriş ilişkisinde, borcu alacaklıya vermek; tediye etmek
- HADEME
-
Kelime Kökeni: Arapça ḫademe
-
[isim]
Bakınız hizmetli
- "Uzakta bir hademe, taş yürekli bir sesle koğuşlara haykırıyor."
-
[isim]
Bakınız hizmetli
- BADEMA
-
Kelime Kökeni: Arapça baʿdemā
-
[zarf, eskimiş]
Bakınız bundan böyle
- "Ve badema kâra ortak olmadığımızı, bütün paranın bana ait olduğunu söyledi."
-
[zarf, eskimiş]
Bakınız bundan böyle
- DEMİRİ
-
Kelime Kökeni: Türkçe demir + Arapça -ī
-
[isim, eskimiş]
Bakınız kül rengi
-
[sıfat]
Bu renkte olan
-
[isim, eskimiş]
Bakınız kül rengi
- DEMEVİ
-
Kelime Kökeni: Arapça demevī
-
[sıfat, eskimiş, tıp]
Bakınız kanlı
-
[mecaz]
Öfkeli, sinirli olan
-
[sıfat, eskimiş, tıp]
Bakınız kanlı
- ÖDEMLİ
-
-
[sıfat]
Ödemi olan
- "Tahta iskemlesini gıcırdatarak kalktı, ödemli ayaklarına geçirdiği panduflaları sürükleyerek karanlık evin içinde kayboldu."
-
[sıfat]
Ödemi olan
- DEMKEŞ
-
Kelime Kökeni: Farsça demkeş
-
[sıfat, eskimiş]
Dem çeken, güzel ses çıkaran (güvercin)
-
[sıfat, eskimiş]
Dem çeken, güzel ses çıkaran (güvercin)
- ADEMCİ
-
-
[sıfat, edebiyat]
Âdemcilik yanlısı olan
-
[sıfat, edebiyat]
Âdemcilik yanlısı olan
- DEMODE
-
Kelime Kökeni: Fransızca démodé
-
[sıfat]
Modası geçmiş olan
- "Zabıt kâtipliği yaptığı anlaşılan astsubay demode bir daktilo makinesi merdanesine kâğıt taktı; adım, soyadım, babamın adı, doğum yeri ve yılı yazıldıktan sonra sorulara geçildi."
-
[sıfat]
Modası geçmiş olan
- TANDEM
-
Kelime Kökeni: Fransızca tandem
-
[isim]
İki kişilik bisiklet
- "Mehmet Ali o sıralarda çok kullanılan bir tandemle yani iki kişilik uzun bir bisikletle, güneye doğru gitmemizi önerdi."
-
[spor]
İki kişilik yamaç paraşütüyle yapılan uçuş
-
[spor]
Futbolda dörtlü savunmanın ortasında oynayan iki oyuncu
-
[spor]
Kürek sporunda ikişer kürek kullanılarak yapılan tekne yarışı kategorisi
-
[isim]
İki kişilik bisiklet
- GÜNDEM
-
-
[isim]
Toplantılarda görüşülecek konuların bütünü; ruzname
-
Yaşanan günlük olaylar
-
[isim]
Toplantılarda görüşülecek konuların bütünü; ruzname
- ÇİĞDEM
-
-
[isim, bitki bilimi]
Zambakgillerden, türlü renklerde çiçek açan, çok yıllık, yumrulu bir kır bitkisi; mahmur çiçeği (Colchicum)
- "Yediği çilek ve çiğdem, ninnisi kaval ve bülbül, arkadaşı turna ve keklik imiş."
-
[isim, bitki bilimi]
Zambakgillerden, türlü renklerde çiçek açan, çok yıllık, yumrulu bir kır bitkisi; mahmur çiçeği (Colchicum)
- HEMDEM
-
Kelime Kökeni: Farsça hem + dem
-
[isim, eskimiş]
Zamanlarını bir arada geçiren samimi arkadaş
- "Hemdem kelimesi içinde bulunan ‘dem’, Farsçada zaman, nefes, koku, şarap ve Arapçada kan gibi muhtelif manalara gelir."
-
[isim, eskimiş]
Zamanlarını bir arada geçiren samimi arkadaş
- KUDEMA
-
Kelime Kökeni: Arapça ḳudemā
-
[isim, eskimiş]
Bakınız eskiler
-
Eskiliği bakımından ileri gelenler, öne çıkanlar
- "Kudemanın şiirde iddiaları ancak kendi şiirlerinin bambaşka bir cevher olduğu sadedine kadar giderdi."
-
[isim, eskimiş]
Bakınız eskiler
- DEMLİK
-
-
[isim]
İçerisinde çay demlenen porselen veya metalden yapılmış küçük çaydanlık
- "Ocağın üzerinde demlik, nemli horultularla kaynamaya başlamıştı."
-
[isim]
İçerisinde çay demlenen porselen veya metalden yapılmış küçük çaydanlık