İçinde de olan 9 harfli 322 kelime var. İçerisinde DE bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında de olan kelimeler listesine ya da Sonu de ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- DÖVİZZEDE
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Bankalara herhangi bir şey almak için dövizle borçlanıp borcunu ödeyemeyerek edindiği malı yok pahasına elinden çıkarmak zorunda kalan kimse
-
[isim]
Bankalara herhangi bir şey almak için dövizle borçlanıp borcunu ödeyemeyerek edindiği malı yok pahasına elinden çıkarmak zorunda kalan kimse
- HADDELEME
-
-
[isim]
Haddelemek işi
-
[isim]
Haddelemek işi
- KÜNDELEME
-
-
[isim]
Künde oyununu yapma
-
[isim]
Künde oyununu yapma
- DEMLENMEK
-
-
[nsz]
Çayın rengi ve kokusu suya geçmek
-
Pilav piştikten sonra bir süre bekletilerek kıvama gelmek
-
İçki içmek
- "Haftada bir iki gün toplu olarak gittikleri bir meyhanede demleniyordu." (Tarık Buğra)
-
[nsz]
Çayın rengi ve kokusu suya geçmek
- KENDİNDEN
-
-
[zarf]
Kendi aklından, kendi kendine
- "Biliyor da mı söylüyor yoksa kendinden mi uyduruyor?" (Memduh Şevket Esendal)
- "Gözlerini tezgâhın arkasındaki bir kapıya dikmiş ve kendinden geçmiş gibiydi." (Sait Faik Abasıyanık)
-
[zarf]
Kendi aklından, kendi kendine
- SEDEFİMSİ
-
-
[sıfat]
Sedefsi
-
[sıfat]
Sedefsi
- DEĞİNİLİŞ
-
-
[isim]
Değinilme işi veya biçimi
-
[isim]
Değinilme işi veya biçimi
- PEYDERPEY
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[zarf]
Azar azar, bölüm bölüm, yavaş yavaş
- "Borcunu peyderpey ödedi."
-
[zarf]
Azar azar, bölüm bölüm, yavaş yavaş
- ÖDEŞTİRME
- ...
- DELİFİŞEK
-
-
[sıfat]
Delişmen ve atak (kimse)
- "Ama tanıyanlar söylüyor, gençliğinde gerçekten delifişek, gözünü daldan budaktan sakınmaz bir askermiş." (Haldun Taner)
-
[sıfat]
Delişmen ve atak (kimse)
- PERAKENDE
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[sıfat]
Malların teker teker veya birkaç parça durumunda azar azar satılmasına dayanan (satış biçimi), toptan karşıtı
-
Bu biçimde alınan veya satılan
-
Düzenli olmayan, ayrı ayrı, dağınık, perişan
- "Geçen gün İzmir sokaklarında perakende bir askere tesadüf etmişler." (Falih Rıfkı Atay)
-
[sıfat]
Malların teker teker veya birkaç parça durumunda azar azar satılmasına dayanan (satış biçimi), toptan karşıtı
- HAZANDİDE
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[sıfat]
Görmüş geçirmiş
-
Solgun, sararmış, solmuş
- "Sıska ve hazandide söğüt ormancığının içindeki geniş yolu takip ederken, sanki durmak istiyordu." (Ömer Seyfettin)
-
[sıfat]
Görmüş geçirmiş
- TİRİLDEME
-
-
[isim]
Tirildemek işi veya durumu
-
[isim]
Tirildemek işi veya durumu
- İNİLDEMEK
- ...
- DEKORATİF
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[sıfat]
Dekor olarak kullanılan, süslemeye yarayan, süsleyici, tezyinî
-
Göstermelik
- "Rüştü ancak dekoratif bir maksatla evlenir." (Peyami Safa)
-
[sıfat]
Dekor olarak kullanılan, süslemeye yarayan, süsleyici, tezyinî
- İDEOLOJİK
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[sıfat]
İdeoloji ile ilgili
- "İdeolojik saplantıları olanlar için tekin yer değil burası." (Ayşe Kulin)
-
[sıfat]
İdeoloji ile ilgili
- MİLYARDER
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
Bir veya daha çok milyarı olan kimse
-
Maddi varlığı bakımından zengin sayılan kimse
- "Sue, yetmiş yaşındaki milyarderin kırkını geçmiş karısı." (Atilla İlhan)
-
Bir veya daha çok milyarı olan kimse
- DEĞİŞİNİM
-
-
[isim]
Doğada ve toplumda nitelikle ilgili değişmelerin yavaş yavaş değil, birdenbire olması, bir şeyin ortam ve şartlarını bulduğunda birdenbire nitelik değiştirmesi, mutasyon
-
[isim]
Doğada ve toplumda nitelikle ilgili değişmelerin yavaş yavaş değil, birdenbire olması, bir şeyin ortam ve şartlarını bulduğunda birdenbire nitelik değiştirmesi, mutasyon
- SAYESİNDE
-
-
[zarf]
Bir şeyden dolayı, sebebiyle, yardımıyla
- "Çocuk öğrenmişse, ne yapmışsa Ramazan'ın sayesinde yapmıştı." (Halide Edip Adıvar)
- "Sayende sayeban olduk İstanbul şehri / Sayende sebil olduk, aç kaldık, sefil olduk." (Atilla İlhan)
-
[zarf]
Bir şeyden dolayı, sebebiyle, yardımıyla
- DEDEBÖRKÜ
- ...