İçinde de olan 7 harfli 296 kelime var. İçerisinde DE bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında de olan kelimeler listesine ya da Sonu de ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

DEALİNG
...
DEĞERLİ

  1. [sıfat] Değeri olan veya değeri yüksek olan, kıymetli
    • "Hiç olmazsa susmanın ne kadar değerli olduğunu anlamışlardır." (Memduh Şevket Esendal)

DEMETÇİ

  1. [isim] Demet yapan kimse
  2. Harman makinesini ekin demetleriyle dolduran kimse

DESTANİ

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [sıfat] Destansı
    • "Selma Hanım onu seyrederken, âdeta destani bir rüyaya dalmış gibiydi." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)

MADEMKİ

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [bağlaç] Madem

DENİZLİ
...
DEVELİK

  1. [isim] Özellikle Güneydoğu Anadolu'daki evlerin alt katında bulunan, develerin korunduğu veya bağlandığı bölüm

BEYHUDE

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [sıfat] Yararsız, anlamsız
    • "Beyhude münakaşalar olacağını anladı." (Peyami Safa)
  2. [zarf] Boşuna
    • "Beyhude kendini öldürteceksin." (Reşat Nuri Güntekin)

DELİNME

  1. [isim] Delinmek işi

ELDESİZ

  1. [isim] Toplama veya çarpmalarda toplam ve çarpımın dokuzdan büyük olmaması

MÜJDELİ

  1. [sıfat] Muştulu

EDEPSİZ

  1. [sıfat] Utanılacak işleri sıkılmadan yapan, utanmaz, sıkılmaz, terbiyesiz (kimse)
  2. Sakınılacak kötü (kimse), şirret
    • "Sen şimdi yukarı çıkar, bu edepsizi defedersin." (Reşat Nuri Güntekin)

KURDELE

Kelime Kökeni : İtalyanca

  1. [isim] Geniş ipekli şerit
    • "Biraz evvel kurdeleyi kestiği makasla oynarken parmağını kanatmıştı." (Reşat Nuri Güntekin)
  2. Belli bir biçim verilmiş saça veya giysinin yakasına takılan ince kumaş
    • "Nişan töreninde kırmızı kurdele kestik."

PERDECİ

  1. [isim] Perde satan veya diken kimse
  2. Sahne perdelerini açıp kapamakla görevli kimse
    • "Perdeci, çapaklı gözlerini kirli yumruklarıyla ovuşturarak cevap verdi." (Peyami Safa)
  3. Osmanlılarda yüksek makamlı kimselerin kapılarında bekleyen ve girmeye izni olanları içeri alan görevli, perdedar

DENEYİŞ

  1. [isim] Deneme işi veya biçimi

DEFİGAM
...
DEHLEME

  1. [isim] Dehlemek işi

DELECEK

  1. [isim] Delgeç

ALELADE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Her zaman görülen, olağan
    • "Bu namaz, alelade bir ibadet değildi." (Ruşen Eşref Ünaydın)
  2. Bayağı, sıradan
    • "Aslında yılbaşı da her gün gibi alelade bir gündür." (Haldun Taner)

RENDELİ

  1. [sıfat] Rendesi olan, rendelenmiş
    • "Rendeli tahta."

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü