İçinde da olan 6 harfli 194 kelime var. İçerisinde DA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında da olan kelimeler listesine ya da Sonu da ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
A D Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
AD
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- DİNDAŞ
-
-
[isim]
Aynı dinden olan kimse
-
[isim]
Aynı dinden olan kimse
- AJANDA
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Gerekli notların unutulmaması için yazıldığı takvimli defter, andaç
-
[isim]
Gerekli notların unutulmaması için yazıldığı takvimli defter, andaç
- YANDAŞ
-
-
[isim]
Birinden yana olan veya bir düşünceye, bir isteğe katılan, onu destekleyen kimse, yanlı, taraflı, taraftar
- "En hararetli İngiliz yandaşları, üzgün ve umutsuz." (Atilla İlhan)
-
[isim]
Birinden yana olan veya bir düşünceye, bir isteğe katılan, onu destekleyen kimse, yanlı, taraflı, taraftar
- DANSÇI
-
-
[isim]
Dans eden kişi
-
Dansı meslek edinen kişi
-
[isim]
Dans eden kişi
- MADARA
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[sıfat]
Kötü, sevimsiz
-
[sıfat]
Kötü, sevimsiz
- DANTEL
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Her türlü iplikle örülen veya bir kumaşın kenarına işlenen türlü biçimde ince ve ağ görünümünde örgü, tentene
- "Gözlerini açıp Maviş Hanımı elinde tığ, pencerenin önüne oturmuş, sabırla dantel örüyor görmüyor mu?" (Atilla İlhan)
-
[isim]
Her türlü iplikle örülen veya bir kumaşın kenarına işlenen türlü biçimde ince ve ağ görünümünde örgü, tentene
- DAPDAR
-
-
[sıfat]
Çok dar
-
[sıfat]
Çok dar
- KİNDAR
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[sıfat]
Kinci, kinli
- "Sert, sivri, kindar bir bakış." (Refik Halit Karay)
-
[sıfat]
Kinci, kinli
- ADALAR
- ...
- SANDAL
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Sandalgillerden, kerestesi sert ve kokulu bir ağaç (Santalum album)
-
[isim]
Sandalgillerden, kerestesi sert ve kokulu bir ağaç (Santalum album)
- DALGIÇ
-
-
[isim]
Deniz dibine inilebilecek özel donanımla su altında çalışmayı meslek edinen kimse, balık adam, kurbağa adam
-
Başkasına ait olan bir şeyi habersiz alma huyunda olan kimse
-
[isim]
Deniz dibine inilebilecek özel donanımla su altında çalışmayı meslek edinen kimse, balık adam, kurbağa adam
- VİCDAN
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Kişiyi kendi davranışları hakkında bir yargıda bulunmaya iten, kişinin kendi ahlak değerleri üzerine dolaysız ve kendiliğinden yargılama yapmasını sağlayan güç
- "Tüm insanlar dünyaya, kafa ve yüreklerinde bir iç mahkeme ile gelirler. Bunun adına vicdan denir." (Aydın Boysan)
-
[isim]
Kişiyi kendi davranışları hakkında bir yargıda bulunmaya iten, kişinin kendi ahlak değerleri üzerine dolaysız ve kendiliğinden yargılama yapmasını sağlayan güç
- ADALET
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Hak ve hukuka uygunluk, hakkı gözetme, doğruluk, türe
- "Devletin temel amaç ve görevleri ... kişinin temel hak ve hürriyetlerini sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya ... çalışmaktır." (Anayasa)
-
Bu işi uygulayan, yerine getiren devlet kuruluşları
- "Suçlular adaletin pençesinden kurtulamazlar."
-
Herkese kendine uygun düşeni, kendi hakkı olanı verme
- "Germiyan'da Süleyman Şahımız adaletle hüküm sürer." (Feridun Fazıl Tülbentçi)
-
Yasalarla sahip olunan hakların herkes tarafından kullanılmasının sağlanması
-
[isim]
Hak ve hukuka uygunluk, hakkı gözetme, doğruluk, türe
- BOYDAŞ
-
-
[sıfat]
Aynı boyda olan
-
[isim]
Akran
-
[sıfat]
Aynı boyda olan
- DANSÖZ
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Dans etmeyi meslek edinmiş kadın
-
[isim]
Dans etmeyi meslek edinmiş kadın
- MURDAR
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[sıfat]
Kirli, pis
- "Bu murdar kümeste nasıl oturuyorsun bilmem?" (Ahmet Mithat)
-
Cinsel birleşmeden sonra yıkanmamış (kimse)
-
Şeriata uygun olarak kesilmemiş olan (hayvan)
-
[sıfat]
Kirli, pis
- NAMDAR
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[sıfat]
Ünlü
-
[sıfat]
Ünlü
- BADANA
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Duvarları boyamak için kullanılan sulandırılmış kireç veya boya
- "Bu kahvelerin çoğu beyaz badana duvarlıdır." (Salâh Birsel)
-
[isim]
Duvarları boyamak için kullanılan sulandırılmış kireç veya boya
- PERDAH
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[isim]
Parlatma, parlaklık verme
-
Sakal tıraşından sonra kıl çıkış yönünün tersine yapılan ikinci tıraş
-
[isim]
Parlatma, parlaklık verme
- ADACYO
-
Kelime Kökeni : İtalyanca
-
[isim]
Yavaş, ağır biçimde çalınan beste
-
[isim]
Yavaş, ağır biçimde çalınan beste