İçinde da olan 5 harfli 127 kelime var. İçerisinde DA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında da olan kelimeler listesine ya da Sonu da ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

A D Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

2 Harfli Kelimeler

AD

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

CUNDA

Kelime Kökeni : İtalyanca

  1. [isim] Yatay serenlerin her iki başı

DALIZ

  1. [isim] İç kulaktaki kemik dolambacın orta bölümü

ORADA

  1. [zarf] Sözü edilen yerde, bulunduğu yerde
    • "Orada okuduğunu belli etmeyi de pek severdi." (Sait Faik Abasıyanık)
    • "Orada burada benim dedikodumu yapmışsın."

TADAT

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Sayma
  2. Sayım
  3. Sayarak yoklama yapma

DARAL
...
ADALE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Kas
    • "Omuz adaleleri gelişmişti." (Çetin Altan)

GRİDA
...
ADALİ
...
DAVAR

  1. [isim] Koyun ve keçiye verilen ortak ad
    • "Davar güden, tarlaya bakan, odun kesmeye giden hep benim..." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  2. Koyun veya keçi sürüsü
    • "Çoban davarı yaymaya götürdü."

RADAR

Kelime Kökeni : İngilizce

  1. [isim] Radyo dalgalarının yankısını alarak cisimlerin yerini ve uzaklığını bulabilen, genellikle uçak ve gemilerde kullanılan cihaz
  2. Trafik polisleri tarafından kullanılan, taşıtların hızını saptamaya yarayan aygıt
  3. İçgüdü, seziş
    • "... büyük yurt sevgisinin yüce boyutlarını analık radarı ile pek iyi sezebilmektedir." (Haldun Taner)

EFDAL

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Erdemli
  2. Yeğ tutulan, tercih edilen

DALYA

Kelime Kökeni : İtalyanca

  1. [ünlem] Bir şey sayılırken birim olarak alınan sayıya gelindiğinde söylenen uyarma sözü
    • "Dalya yüz! Dalya iki yüz!"
  2. Çocuk oyunlarında önceden belirlenen bir aşamaya gelme anında söylenen söz

ADAMA

  1. [isim] Adamak işi

SONDA

Kelime Kökeni : İtalyanca

  1. [isim] Suyun herhangi bir noktadaki derinliğini ölçmek, dip tabakaların yapısını incelemek için kullanılan araç
  2. Bir boşluğun içini yoklamaya yarayan uzunca ve ucu küt demir araç
  3. Vücudun içinde birikip dışarı atılamayan sıvıyı çekmek için kullanılan araç

DAMLI

  1. [sıfat] Damı olan

FİDAN

Kelime Kökeni : Rumca

  1. [isim] Yeni yetişen ağaç veya ağaççık
    • "Elma fidanı. Gül fidanı."
    • "Fidan gibi bir boy, yağız bir çehre, üst dudağında hafif bir gölge." (Cahit Sıtkı Tarancı)
  2. Başka bir yere dikilmek için bulunduğu yerden çıkarılan taze ağaç, dikme
    • "Evlendiklerinin haftası, oraya iki gül fidanı dikmişlerdi." (Peyami Safa)

KADAR

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [edat] Ölçüsünde, derecesinde
    • "Balıkçılıkta para vardır ama dalgıçlık kadar da genç işidir." (Sait Faik Abasıyanık)
  2. Büyüklüğünde, genişliğinde
    • "Bacak kadar çocuk."
    • "Avuç içi kadar yer."
  3. Dek, değin
    • "Saat ona kadar sokaklarda gezdi." (Peyami Safa)
  4. Gibi
    • "İstanbul'un balıkları kadar balıkçıları da hoştur." (Sait Faik Abasıyanık)
  5. Denli
    • "Bu merdivenleri, yapıldığı günden beri bu kadar telaşla çıkmamışımdır." (Yusuf Ziya Ortaç)
  6. Süre belirten bir söz
    • "Bu minval üzere yedi ay kadar geçti, geçmedi." (Refik Halit Karay)
  7. [zarf] Miktarda, derecede
    • "İçinde biriken hayat bazen taşacak kadar çok oluyor." (Halide Edip Adıvar)
  8. Gösterme sıfatlarından biriyle bir sayıdan sonra geldiğinde kesinlikle belli olmayan bir niceliği belirten söz
    • "Kantara'nın önünde yüz kadar düşman çadırı kurulmuştu." (Falih Rıfkı Atay)

DARCA

  1. [sıfat] Biraz dar, pek geniş olmayan

PANDA

Kelime Kökeni : İngilizce

  1. [isim] Etçillerden, Avustralya ile Himalaya ormanlarında yaşayan, tüyleri sık ve pas kırmızısı renginde, karnı, bacakları kara, postu beğenilen bir hayvan (Ailurus fulgens)
  2. Çin'de yaşayan, ayı iriliğinde, siyah beyaz renkli otçul bir hayvan

DAMAK

  1. [isim] Ağız boşluğunun tavanı, tabanı
    • "Şerbetin tadı damaklarına, serinliği midelerine yayılınca..." (Refik Halit Karay)

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü