İçinde dü olan 8 harfli 119 kelime var. İçerisinde DÜ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında dü olan kelimeler listesine ya da sonu dü ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

DÜZELTİM

  1. [isim] Düzeltmek işi
    • "Bir dilde düzeltim, kimi zaman da reform gereksemesinin birçok nedenleri olabilir." (Fahir İz)
GÜNDÖNDÜ

  1. [isim, bitki bilimi] Bakınız ayçiçeği
    • "Mısırlar, gündöndüler bozulmuş, içi tezekle sıvalı harmanlara getirilmişti." (Mehmet Başaran)
DÜNYALIK

  1. [isim] Geçimi sağlayan para, mal mülk gibi şeylerin tümü
DÜZELTİŞ

  1. [isim] Düzeltmek işi
    • "Çirkinliği sezişim ve düzeltişim o kadar hoşuna gidiyor ki beni göğsüne basıyor ve iftihar gözyaşları döküyor." (Necip Fazıl Kısakürek)
MUMSÖNDÜ

  1. [isim] Cem ayinlerindeki çerağ dinlendirmenin maksatlı olarak yanlış yorumlanmasıyla ortaya çıkarılan bir safsata
DÜZTABAN

  1. [isim, anatomi] Doğal ayak kemerinin kaybolması ile oluşan yapısal bozukluk
  2. [sıfat] Tabanı kemerli olmayan, düz olan (kimse)
  3. Dar tabanlı bir rende türü
  4. [sıfat, mecaz] Uğursuz olan
DÜZELTME

  1. [isim] Düzeltmek işi
  2. Daha iyi duruma getirmek için yapılan değişiklik; ıslahat, reform
  3. Bakınız düzelti
ÇÜKÜNDÜR

  1. [isim, ağızlardan] Bakınız pancar
GÜDÜKLÜK

  1. [isim] Güdük olma durumu
DÜZLEMEK

  1. [-i] Düz duruma getirmek; tesviye etmek
DÜMBELEK

Kelime Kökeni: Farsça dunbek

  1. [isim] Ağzına deri gerilmiş, çanak biçiminde, darbukaya benzer bir tür çalgı; dümbüldek
    • "Biri avurtlarını şişirip dümbelek çalmaya, diğeri zurna üflemeye başlar." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
  2. [sıfat] Anlayışsız ve sersem (kimse)
ONDÜLELİ

  1. [sıfat] Ondülesi olan (saç)
    • "Ondüleli koyu kestane rengi saçları kulak bitimindeydi annesinin." (Füruzan)
DÜŞLEMEK

  1. [-i] Bir şeyi, bir kimseyi, bir durumu istenilen biçimde tasarlamak, zihinde canlandırmak
    • "Sanırım o gece de alttan alta hep bunu düşlüyordum." (Adalet Ağaoğlu)
GÜDÜLEME

  1. [isim] Güdülemek işi; motivasyon
GÖRDÜRME

  1. [isim] Gördürmek işi
DÜĞÜNSÜZ

  1. [zarf] Düğün olmadan, düğün yapmadan
    • "Evlenme çağına girmiş kızlar da eksik değildi, işleri ortadan kaldırınca gelen güz düğünsüz de geçmeyecekti." (Cengiz Dağcı)
  2. [sıfat] Düğünü olmayan
MÜDÜRLÜK

  1. [isim] Müdür olma durumu; müdüriyet
  2. Yönetmenin, müdürün görevi veya yeri; müdüriyet
DÜZLEMLİ

  1. [sıfat] Düzlemi olan
DÜZENBAZ

Kelime Kökeni: Türkçe düzen + Farsça -bāz

  1. [sıfat] Yalan dolanla iş gören, çıkarı için hile yapan; entrikacı, dessas, dubaracı, kampanacı
SERDÜMEN

Kelime Kökeni: Farsça ser + İtalyanca timone

  1. [isim, denizcilik] Dümen kullanmakla görevli bilgili ve deneyimli tayfa
  2. [askerlik] Savaş gemilerinde çavuştan yüksek bir aşamada bulunan er
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü