İçinde düğü olan 17 kelime var. İçerisinde DÜĞÜ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında düğü olan kelimeler listesine ya da Sonu düğü ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

11 Harfli Kelimeler

ÇOBANDÜDÜĞÜ, DÜĞÜMLENMEK, DÜĞÜNCÜBAŞI

10 Harfli Kelimeler

DÜĞÜMLEMEK, DÜĞÜMLENME

9 Harfli Kelimeler

DÜĞÜMLEME

8 Harfli Kelimeler

DÜĞÜMCÜK, DÜĞÜMSÜZ, DÜĞÜNEVİ, DÜĞÜNSÜZ, DÜĞÜRCÜK, KÖRDÜĞÜM

7 Harfli Kelimeler

DÜĞÜMLÜ, DÜĞÜNCÜ

5 Harfli Kelimeler

DÜĞÜM, DÜĞÜN

4 Harfli Kelimeler

DÜĞÜ


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

DÜĞÜMLENMEK

  1. [nsz] Düğümle bağlanmak
  2. Sıkışmak
    • "Trafik düğümlendi."
  3. Bütün sorunlar bir yerde toplanıp birleşmek

DÜĞÜNCÜBAŞI

  1. [isim] Düğünü yöneten kimse

ÇOBANDÜDÜĞÜ

  1. [isim] İki çeneklilerden, sap ve yapraklarında keskin bir koku ve acı bir tat olan, nemli yerlerde yetişen bir bitki, meyhaneci otu (Asarum europaeum)

DÜĞÜMLEMEK

  1. [-i] Düğüm yapmak
  2. Düğüm yaparak bağlamak
    • "Sandalın koltuğunu demir halkaya düğümledi." (Sait Faik Abasıyanık)

DÜĞÜMLENME

  1. [isim] Düğümlenmek durumu

DÜĞÜMLEME

  1. [isim] Düğümlemek işi

DÜĞÜMSÜZ

  1. [sıfat] Düğümü olmayan

DÜĞÜNEVİ

  1. [isim] Düğün yapan aile

DÜĞÜMCÜK

  1. [isim] Ufak düğüm, nodül

DÜĞÜRCÜK

  1. [isim] İnce bulgur

DÜĞÜNSÜZ

  1. [sıfat] Düğünü olmayan
  2. [zarf] Düğün olmadan, düğün yapmadan

KÖRDÜĞÜM

  1. [isim] Çözülemeyen, ilmiksiz düğüm
  2. Çözülmesi hemen hemen imkânsız olan sorun
    • "Bu misalin neticesini iyi tahlil etmek fikrimce bizim çözemediğimiz kördüğümü çözmek demektir." (Yahya Kemal Beyatlı)

DÜĞÜMLÜ

  1. [sıfat] Düğümlenmiş olan
  2. Budaklı
    • "Yüksek çınarların yamru yumru düğümlü dalları henüz yapraklarla örtülmemişti." (Ömer Seyfettin)
  3. Sorunlu, karışık

DÜĞÜNCÜ

  1. [isim] Düğün sahibi, toycu
  2. Düğün çağrıcısı
  3. Düğüne katılan kimse
    • "Düğüncüler akşama kadar güneş altında pişmiş, bıkmış, yanmış oldukları için rakı sofrasına pekçe sokuldular." (Memduh Şevket Esendal)

DÜĞÜM

  1. [isim] İplik, ip, halat vb. bükülebilir şeyleri kıvırıp kendi üzerine veya birbirine dolayarak yapılan boğum
    • "Küpeşte tahtasının deliğinden de geçir, düğüm at." (Sait Faik Abasıyanık)
  2. Anlaşılamayan, çözülemeyen karışık durum
    • "İçi ne kadar karışık olursa olsun, bu samimiyet her düğümü çözer." (Peyami Safa)
  3. Edebî eserlerde çapraşık olguların çözümlenmeden önce toplandığı en büyük merak unsuru
  4. Gelen ve yansımış dalgaların girişimiyle oluşan kararlı dalgalarda titreşim genliğinin sıfır olduğu noktalardan her biri
    • "Ardışık iki düğüm arası bir yarım dalga uzunluğudur."

DÜĞÜN

  1. [isim] Evlenme veya sünnet dolayısıyla yapılan tören, eğlence, cemiyet
    • "Babam düğünün savaştan sonraya kalmasını uygun görmüş." (Aka Gündüz)
  2. Bir olayı kutlamak için yapılan büyük eğlence veya tören

DÜĞÜ

  1. [isim] Elendikten sonra geriye kalan en ince bulgur
  2. Pirinç

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü