İçinde dök olan 28 kelime var. İçerisinde DÖK bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında dök olan kelimeler listesine ya da Sonu dök ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

10 Harfli Kelimeler

DÖKMECİLİK, DÖKÜMCÜLÜK, DÖKÜMLEMEK, DÖKÜNTÜSÜZ, PALANDÖKEN

9 Harfli Kelimeler

DÖKTÜRMEK, DÖKÜMHANE, DÖKÜMLEME, DÖKÜNTÜLÜ

8 Harfli Kelimeler

DÖKTÜRME, DÖKÜKLÜK, DÖKÜLGEN, DÖKÜLMEK, DÖKÜMEVİ, DÖKÜNMEK, KÜLDÖKEN, NALDÖKEN

7 Harfli Kelimeler

DÖKMECİ, DÖKÜLME, DÖKÜLÜŞ, DÖKÜMCÜ, DÖKÜMLÜ, DÖKÜNME, DÖKÜNTÜ

6 Harfli Kelimeler

DÖKMEK

5 Harfli Kelimeler

DÖKME, DÖKÜK, DÖKÜM


Kelime bulma makinesi

D K Ö Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

2 Harfli Kelimeler

ÖD

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

DÖKÜNTÜSÜZ

  1. [sıfat] Döküntüsü olmayan

DÖKMECİLİK

  1. [isim] Dökümcülük

DÖKÜMLEMEK

  1. [-i] Bir işin dökümünü yapmak

DÖKÜMCÜLÜK

  1. [isim] Dökümcünün işi ve zanaatı, dökmecilik

PALANDÖKEN

  1. [isim] Taşlık yokuş

DÖKÜMLEME

  1. [isim] Dökümlemek işi

DÖKÜMHANE

Kelime Kökeni : Türkçe

  1. [isim] Dökümevi

DÖKTÜRMEK

  1. [-e] Dökme işini yaptırmak
  2. [nsz] Kolaylıkla ve güzel söylemek, yazmak veya oynamak
    • "Walter Scott da bir tek çizik olmadan dört yüz, beş yüz sayfa döktürürmüş." (Salâh Birsel)

DÖKÜNTÜLÜ

  1. [sıfat] Döküntüsü olan
    • "Ortalıkta yorgan, döşek, sandık, sepet; tıpkı yangından kaçmış ailelerin döküntülü, bıkkın tablosu..." (Çetin Altan)
  2. Deride döküntü ile görülen, döküntü ile beliren (hastalık)

KÜLDÖKEN

  1. [isim] Kadın, eş

DÖKÜKLÜK

  1. [isim] Dökülmüş olma durumu

DÖKÜNMEK

  1. [nsz] Kendi üstüne dökmek
    • "Su dökünmek."
  2. Rahat bir kıyafet giymek

DÖKTÜRME

  1. [isim] Döktürmek işi

DÖKÜLGEN

  1. [isim] Güneydoğu Anadolu ve Akdeniz bölgelerinde daha çok şıralık olarak üretilen, orta kalın kabuklu, beyaz renkli bir tür üzüm

DÖKÜLMEK

  1. [nsz] Dökme işi yapılmak veya dökme işine konu olmak
    • "Tepesinden saçları bir hayli dökülmüştü." (Sait Faik Abasıyanık)
  2. Kumaş dökümlü olmak
  3. Bir işi, bir konuyu ele alış biçiminde değişiklik olmak
  4. [-e] Düşmek
    • "Bizim motor ikiye bölünüp suya döküldüğümüzde, dört kişiydik." (Zeyyat Selimoğlu)
  5. Çıkmak, ortaya konulmak
    • "Âdeta düşünmeksizin kaleminden masal sahnelerine benzeyen dağ, dere, uçurum resimleri dökülüyordu." (Reşat Nuri Güntekin)
  6. Kaplamak, yayılmak
    • "Duvarlar, bütün ışıkları yutuyor, halkın üstüne bir toprak rengi dökülüyor." (Memduh Şevket Esendal)
  7. [-e] Salınmak, serbest bırakılmak
    • "Saçlarını arkaya atıp ensesine dökülen buklelerini kabarttı." (Haldun Taner)
  8. [-e] Kır, sokak vb. yerlerde insanlar çokça birikmek
    • "Bahar o sene erken gelmiş, herkes tarlalara dökülmüştü." (Sait Faik Abasıyanık)
  9. Çok eskimiş olmak, değerini ve güzelliğini yitirmek
    • "Yaşayan, var olan her şey eskiyip dökülecek." (Bedri Rahmi Eyuboğlu)
  10. Çok yorgun, hasta olmak
    • "Erkek arıların takatleri kesilmeye başlar, bir bir dökülür, ölür giderler." (Tarık Buğra)
  11. Akarsular, göl veya denize akmak

DÖKÜMEVİ

  1. [isim] Fabrikalarda döküm yapılan yer, dökümhane

NALDÖKEN

  1. [isim] Taşlı, çakıllı yol

DÖKMECİ

  1. [isim] Dökümcü

DÖKÜNME

  1. [isim] Dökünmek işi

DÖKÜMCÜ

  1. [isim] Döküm işleri yapan kimse, dökmeci

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü