İçinde dö olan 8 harfli 50 kelime var. İçerisinde DÖ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında dö olan kelimeler listesine ya da sonu dö ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Dö Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

D Ö

2 Harfli Kelimeler

ÖD

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

DÖLLENİŞ

  1. [isim] Döllenmek işi
DÖVMESİZ

  1. [sıfat] Dövmesi olmayan
DÖŞENMEK

  1. [nesnesiz] Döşeme işi yapılmak
    • "Yılına kalmadı, hepsi düzeldi, döşenip donandı." (Refik Halit Karay)
  2. [-e, teklifsiz konuşmada] Birine kızarak kötü ve küçük düşürücü sözler söylemek
  3. [teklifsiz konuşmada] Uzun uzadıya ve yererek yazmak
    • "Başyazar bu olay üzerine gene döşenmiş."
FIRDÖNDÜ

  1. [isim] Biri döndüğünde ötekinin de dönmesini engellemek için uç uca getirilerek serbest bir eksenle bağlanmış çift halka
  2. Topaç gibi çevrilerek oynanan, tunçtan, altı köşeli bir kumar aracı
  3. [denizcilik] Bir ipe bağlı olarak birden fazla çıpa atıldığında çıpaların karışmaması için tekne zinciri ile parçaların bağlandığı zincir arasına konulan metal araç
  4. [mecaz] Belirli bir görüş veya düşünce sahibi olmayan kimse
    • "Sen de amma fırdöndüsün!"
NALDÖKEN

  1. [isim, mecaz] Taşlı, çakıllı yol
DÖVÜŞMEK

  1. [nesnesiz] Karşılıklı birbirini dövmek
    • "Öyle yiğitçe, öyle gözünü daldan budaktan sakınmadan dövüşmüş, atına binip oradan uzaklaşmıştı." (Orhan Kemal)
  2. [-le] İki silahlı kuvvet çatışmak
  3. [spor] Boks yapmak
DÖVÜŞKEN

  1. [sıfat] İyi dövüşen veya dövüşmeyi seven; vuruşkan
    • "Eski dövüşken gür sesli erkek Osmanoğulları tanınamıyordu." (Yahya Kemal Beyatlı)
DÖKÜKLÜK

  1. [isim] Dökük olma durumu
DÖNMELİK

  1. [isim] Dönme olma durumu; mühtedilik
GÜNDÖNDÜ

  1. [isim, bitki bilimi] Bakınız ayçiçeği
    • "Mısırlar, gündöndüler bozulmuş, içi tezekle sıvalı harmanlara getirilmişti." (Mehmet Başaran)
DÖNDÜRME

  1. [isim] Döndürmek işi; irca, tahvil, taklip
    • "Sohbeti o yana döndürmeye çalıştım." (Ahmet Kabaklı)
  2. Isırgan otu ile yapılan bir tür yemek
    • "Genç kızlar önceki günden soğanlı karmaca, döndürme yaparlar." (Abdürrahim Dede)
DÖNDÜRÜŞ

  1. [isim] Döndürmek işi
DÖNEKLİK

  1. [isim] Dönek olma durumu; kaypaklık
DÖVÜLMEK

  1. [nesnesiz] Dövme işine konu olmak; pataklanmak, sopalanmak
    • "Ama ne kovulmuş ne de dövülmüştü." (Ayşe Kulin)
DÖNÜŞSÜZ

  1. [sıfat] Dönüşü olmayan
DÖKÜMEVİ

  1. [isim] Fabrikalarda döküm yapılan yer; dökümhane
DÖVÜNMEK

  1. [nesnesiz] Aşırı üzüntü, çaresizlik, pişmanlık duyarak çırpınmak, kendi kendini dövmek; vurunmak
    • "Bir kadın dokuz çocukla bir viranenin içinde çırılçıplak kaldım diye dövünüyordu." (Aka Gündüz)
  2. [mecaz] Çok üzülmek
    • "Farsçayı öğrenmediğime dövünür dururum." (Nurullah Ataç)
DÖRTNALA

  1. [zarf] At dörtnal koşarak
    • "Aydınlıktan huylanan atlar şaha kalkarak deli gibi dörtnala ileri atılıyorlardı." (Ömer Seyfettin)
  2. [mecaz] At gibi koşarak
    • "Birdenbire titreyerek silkindim; imkânı yok bunun teyze diyerek dörtnala aşağı kaçtım." (Reşat Nuri Güntekin)
DÖŞEMELİ

  1. [sıfat] Döşemesi olan
    • "Her muvakkat memuriyet odası gibi sade ve dağınık döşemeli bir yere girdiler." (Peyami Safa)
DÖRTLEME

  1. [isim] Dörtlemek işi
  2. [edebiyat] Bir gazelin her beytinin başına iki dize eklenerek yapılan nazım biçimi; terbi
  3. [ağızlardan] Tarlayı dördüncü kez sürme
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü