İçinde cı olan 5 harfli 62 kelime var. İçerisinde CI bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında cı olan kelimeler listesine ya da Sonu cı ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- HAZCI
-
-
[isim]
Hazcılığı benimseyen ve savunan kimse, hedonist
-
[isim]
Hazcılığı benimseyen ve savunan kimse, hedonist
- CIVIK
-
-
[sıfat]
Fazla suyla karıştığı için biçimini koruyamayacak kadar sulanmış
- "Cıvık kar."
- "Cıvık hamur."
- "Cıvık çamur."
-
Soğuk ve can sıkıcı şakalar yapan (kimse)
-
[sıfat]
Fazla suyla karıştığı için biçimini koruyamayacak kadar sulanmış
- CIZIK
-
-
[isim]
Çizgi
-
İz
-
[isim]
Çizgi
- ARICI
-
-
[isim]
Bal almak için arı yetiştiren kimse
-
[isim]
Bal almak için arı yetiştiren kimse
- BARCI
-
-
[isim]
Bar işleten kimse
-
[isim]
Bar işleten kimse
- UMACI
-
-
[isim]
Öcü
- "Özellikle cinden, periden, umacıdan çok korkardım." (Halide Edip Adıvar)
-
[isim]
Öcü
- AYICI
-
-
[isim]
Ayı oynatmayı iş edinen kimse
-
Kaba saba kimse
-
[isim]
Ayı oynatmayı iş edinen kimse
- OYACI
-
-
[isim]
Oya yapan veya satan kimse
-
[isim]
Oya yapan veya satan kimse
- CILIZ
-
-
[sıfat]
Çok zayıf ve güçsüz, eneze, nahif
- "Hanın sahibi cılız bir adamdı." (Sait Faik Abasıyanık)
-
Güçsüz, sönük (ışık)
-
Basit, değersiz, önemsiz
- "Mimaride cılız eserler vücuda geliyordu." (Burhan Felek)
-
[sıfat]
Çok zayıf ve güçsüz, eneze, nahif
- ALICI
-
-
[isim]
Satın almak isteyen kimse, müşteri
- "Şimdiye kadar pek alıcı gözüyle bakmamıştı." (Sait Faik Abasıyanık)
-
Kendisine bir şey gönderilen kimse
- "İzmir'den gelmiş birtakım hanımlar onu kız sanıp alıcı çıktılar." (Memduh Şevket Esendal)
-
Bir elektrik akımını alıp başka bir kuvvete çeviren aygıt
- "Radyo alıcısı."
-
Almaç
-
Kamera
-
Azrail
-
[isim]
Satın almak isteyen kimse, müşteri
- FALCI
-
-
[isim]
Fala bakmayı kendine geçim yolu yapan kimse
- "Falcılar, gelecekte olacakları bir bir bilir ve söyler." (Abdülhak Şinasi Hisar)
-
[isim]
Fala bakmayı kendine geçim yolu yapan kimse
- CICIK
-
-
[isim]
Süs
-
Derisi soyulmuş et
-
İç organlar
-
[isim]
Süs
- ACIMA
-
-
[isim]
Acımak işi
-
Başka bir kimsenin veya canlının mutsuzluğuna karşı duyulan üzüntü, merhamet
- "Sizin zerre kadar acımanız yok mu?" (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
-
[isim]
Acımak işi
- YANCI
-
-
[isim]
Düşmana karşı ilerleyen bir kuvvetin yandan gelebilecek baskınlardan korunmak amacıyla oluşturduğu emniyet birliği
-
[isim]
Düşmana karşı ilerleyen bir kuvvetin yandan gelebilecek baskınlardan korunmak amacıyla oluşturduğu emniyet birliği
- ZARCI
-
-
[isim]
Zar oyunu oynayan kimse
-
[isim]
Zar oyunu oynayan kimse
- HAYCI
- ...
- SANCI
-
-
[isim]
İç organlarda batar veya saplanır gibi duyulan, nöbetlerle azalıp çoğalan ağrı
- "Ani bir diş ağrısı gibi, manevi bir sancı ruhumu burmaya başladı." (Hüseyin Cahit Yalçın)
- "İlk kum sancısının nasıl tuttuğunu nakledecekmiş." (Sermet Muhtar Alus)
-
Sıkıntı
-
[isim]
İç organlarda batar veya saplanır gibi duyulan, nöbetlerle azalıp çoğalan ağrı
- ÇANCI
-
-
[isim]
Çan yapan veya satan kimse
-
Çan çalmakla görevli kimse
-
[isim]
Çan yapan veya satan kimse
- AĞCIK
-
-
[isim]
Palmiyelerde çiçeklerin dibinin çevresindeki telli kın
-
[isim]
Palmiyelerde çiçeklerin dibinin çevresindeki telli kın
- KALCI
-
-
[isim]
Kal işi yapan kimse
-
[isim]
Kal işi yapan kimse