İçinde cere olan 17 kelime var. İçerisinde CERE bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında cere olan kelimeler listesine ya da Sonu cere ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

12 Harfli Kelimeler

BECEREBİLMEK

11 Harfli Kelimeler

BECEREBİLME

10 Harfli Kelimeler

PENCERESİZ, ŞECERENAME

9 Harfli Kelimeler

CEREYANLI, MUHACERET, PENCERELİ

8 Harfli Kelimeler

ŞECERECİ, ŞECERELİ

7 Harfli Kelimeler

CEREYAN, İNCEREK, LACEREM, PENCERE, TENCERE

6 Harfli Kelimeler

CEREME, ŞECERE

5 Harfli Kelimeler

CEREN


Kelime bulma makinesi

C E E R Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

4 Harfli Kelimeler

ERCE

3 Harfli Kelimeler

CER, ECE

2 Harfli Kelimeler

CE, ER, RE

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

BECEREBİLMEK

  1. [-i] Becerme imkânı veya olasılığı bulunmak

BECEREBİLME

  1. [isim] Becerebilmek işi

PENCERESİZ

  1. [sıfat] Penceresi olmayan
    • "İçeride, penceresiz, dört köşe odanın içine otuz beş kişiyi yığıvermişler." (Sait Faik Abasıyanık)

ŞECERENAME

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Soy ağacını gösteren kitap veya yazı

PENCERELİ

  1. [sıfat] Penceresi olan
    • "O sekiz pencereli odayı bir türlü açamadı." (Refik Halit Karay)

CEREYANLI

  1. [sıfat] Akıntılı
  2. Akımlı

MUHACERET

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Göç, göçme
  2. Yaşamakta olduğu ülkeden yabancı bir ülkeye uzun veya kısa süreli yerleşmek için gitme

ŞECERECİ

  1. [isim] Şecere tutan kimse

ŞECERELİ

  1. [sıfat] Şeceresi olan, oldukça uzak bir ataya kadar dedeleri belli olan
    • "... bir Osmanlı şehzadesi, hülasa şecereli bir asil." (Refik Halit Karay)

LACEREM

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [zarf] Elbette

CEREYAN

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Bir yöne doğru akma, akış, akıntı
    • "Köprünün parmaklığına dayandı, gözlerini Haliç'in kapkara sularına, bu suların cereyanına kaptırdı." (Ercüment Ekrem Talu)
    • "Düzbel'de cereyan eden meydan muharebesini İkinci Kılıç Arslan kazandı." (Yahya Kemal Beyatlı)
  2. Bir şeyin gelişme, olma durumu
    • "En iyisi zorlamamak, işi tabii cereyanına bırakmak." (Refik Halit Karay)
  3. Aynı eğilimde olan, aynı görüşü paylaşan kimselerin oluşturduğu hareket
    • "Aşırı ırkçılık cereyanlarının yalancı şahidi olarak sahneye çıkarıldı." (Cemil Meriç)
  4. Akım
    • "Elektrik cereyanı."

PENCERE

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Yapıları veya tren, vapur vb. ulaşım araçlarını aydınlatmak, havalandırmak amacıyla yapılan, çerçeve, cam, panjur, perde gibi eklentilerle daha kullanışlı bir duruma getirilen açıklık
    • "Bavulu açtım, kâğıdı parçaladım, pencereden attım." (Refik Halit Karay)
    • "Bir insana bir şey öğrettiğiniz, ona yeni bir pencere açtığınız zamanki o parlayan bakışlar var ya, hocanın en büyük mükâfatı budur." (Haldun Taner)

İNCEREK

  1. [sıfat] Zayıfa yakın, incecik
    • "İncerek, uzunca boylu, düzgünce yüzlü, sessiz, terbiyeli bir oğlan." (Memduh Şevket Esendal)

TENCERE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] İçinde yemek pişirilen, kapaklı, genellikle metal kap
    • "Ocağın külleri üstünde duran tenceredeki fasulyeyi bitirdiler." (Memduh Şevket Esendal)

ŞECERE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Bir kişinin veya bir ailenin en uzak atasından başlayarak bütün kollarını belirten çizelge, soy ağacı, soy kütüğü, hayat ağacı
  2. Atların soyunun yazılı olduğu çizelge

CEREME

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Başkası tarafından yapılan veya kaza sonucu ortaya çıkan zarar

CEREN

Kelime Kökeni : Moğolca

  1. [isim] Ceylan
    • "Dedim akça ceren çölde ne gezer ." (Karacaoğlan)

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü