İçinde ce olan 8 harfli 154 kelime var. İçerisinde CE bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ce olan kelimeler listesine ya da sonu ce ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- CEZBEDİŞ
-
-
[isim]
Cezbetmek işi
-
[isim]
Cezbetmek işi
- CELEPLİK
-
-
[isim]
Celepçinin yaptığı iş; celepçilik
- "Hem söz konusu ticaretin hacmi hem de devletin fiyatlara müdahalesi nedeniyle celeplik ve kasaplık çok büyük sermaye isteyen ve çok büyük zararlara yol açabilen meslekler durumuna gelmişti."
-
[isim]
Celepçinin yaptığı iş; celepçilik
- KAVLİNCE
-
-
[zarf]
Kavline göre, sözüne bakarak
- "Ayşe Hanım'ın kavlince paşa pek cömertmiş."
-
[zarf]
Kavline göre, sözüne bakarak
- HAREZMCE
-
-
[isim]
Bakınız Harezm Türkçesi
-
[isim]
Bakınız Harezm Türkçesi
- CESURANE
-
Kelime Kökeni: Arapça cesūr + Farsça -āne
-
[sıfat, eskimiş]
Cesura yakışan
- "Cesurane ve daha ziyade ısrara bırakmayan bir katiyetle yalan söyledim."
-
[zarf]
Bakınız cesurca
- "Süratle merdivenleri çıktı, cesurane idare heyeti odasına girdi."
-
[sıfat, eskimiş]
Cesura yakışan
- İNCELEME
-
-
[isim]
İncelemek işi; tetkik
- "Bu sorunun sistematik incelemesini yapmak bana düşmez."
-
[edebiyat]
Bir bilim veya sanat konusunu her yönüyle geniş biçimde açıklayan eser veya yazılı araştırma
- "İlk çalışmaları daha çok deneme ve inceleme türünde olmuş, bunları edebî hatıraları izlemiştir."
-
[isim]
İncelemek işi; tetkik
- ŞİŞKİNCE
-
-
[sıfat]
Biraz şişkin olan
-
[sıfat]
Biraz şişkin olan
- MÜTERCEM
-
Kelime Kökeni: Arapça mutercem
-
[sıfat, eskimiş]
Çevrilmiş, tercüme edilmiş
-
[sıfat, eskimiş]
Çevrilmiş, tercüme edilmiş
- YÜCELTİŞ
-
-
[isim]
Yüceltme işi
-
[isim]
Yüceltme işi
- ÇİRKİNCE
-
-
[sıfat]
Çirkine yakın
- "Ne denli yalapşap yapıldığı sonradan anlaşılan bir ameliyatla, zaten çirkince olan burun iflah olmaz bir eğriliğe kavuşmuş, öyle de kalmıştı."
-
[zarf]
Çirkin bir biçimde
-
[sıfat]
Çirkine yakın
- MÜCEVHER
-
Kelime Kökeni: Arapça mucevher
-
[isim]
Altın, yakut, pırlanta vb. değerli taşlardan yapılmış süs eşyası; cevher
- "Onun mücevherlerine, incilerine malik tarihte az imparatoriçe gelmiştir."
-
Bakınız cevahir
-
[isim]
Altın, yakut, pırlanta vb. değerli taşlardan yapılmış süs eşyası; cevher
- ZEVCELİK
-
-
[isim]
Zevce olma durumu
-
[isim]
Zevce olma durumu
- GÜÇSÜZCE
-
-
[zarf]
Güçsüz bir biçimde
-
[zarf]
Güçsüz bir biçimde
- HEMENCEK
-
-
[zarf]
Bakınız çabucak
- "Bu pencerelerin çerçevelerinde gizli bir pencerecik saklıymış, dedikodu için hemencek açılıp kapatılabilecek bir kanat."
-
[zarf]
Bakınız çabucak
- GEÇKİNCE
-
-
[sıfat]
Yaşı biraz ilerlemiş olan
-
[sıfat]
Yaşı biraz ilerlemiş olan
- ACELETEN
-
Kelime Kökeni: Arapça ʿaceleten
-
[zarf]
Bakınız çabucak
-
[zarf]
Bakınız çabucak
- ÖNEMLİCE
-
-
[sıfat]
Önemli sayılabilecek kadar
- "Eğer önemlice bir iş olmuş ise plan kurar, tertip yaparlar."
-
Bakınız ciddi
- "İzmir'in B. ilçesine, önemlice bir soruşturma yapmak üzere görevlendirilmiştim."
-
[sıfat]
Önemli sayılabilecek kadar
- TECERRÜT
-
Kelime Kökeni: Arapça tecerrud
-
[isim, eskimiş]
Her şeyden uzaklaşma, sıyrılma, soyutlanma
- "İlk gençlik yılları da aynı hâlet ve tecerrüt içinde geçti."
-
[isim, eskimiş]
Her şeyden uzaklaşma, sıyrılma, soyutlanma
- ŞECERECİ
-
-
[isim]
Şecere tutan kimse
-
[isim]
Şecere tutan kimse
- FÜCCETEN
-
Kelime Kökeni: Arapça fucʾeten
-
[zarf]
Ansızın ölerek
-
[zarf]
Ansızın ölerek