İçinde ce olan 7 harfli 200 kelime var. İçerisinde CE bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ce olan kelimeler listesine ya da sonu ce ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ÇEÇENCE
-
-
[isim]
Çeçenlerin kullandığı dil
-
[sıfat]
Bu dille yazılmış olan
-
[isim]
Çeçenlerin kullandığı dil
- CELALLİ
-
-
[sıfat]
Sert ve öfkeli (kimse)
- "İyi ve memnun zamanlarında ne kadar nazikse sıkıldığı, kızdığı vakit de o kadar celalli ve kaba olurdu."
-
Bakınız coşkun
- "Bir vakitler kükreyip taşan celalli bir nehirmiş."
-
Hırçın olan
- "Öyle sert ve celalli bir ruh taşıyor ki gölgesinin geçtiği yerde insanlar iki saf."
-
[sıfat]
Sert ve öfkeli (kimse)
- RESİMCE
-
-
[isim, bilişim]
Genellikle sanal yazışmalarda kelimelerin yerine kullanılan, yüz ve el ifadeleri ile taşıt, bina, yiyecek vb. görsel malzemelerden oluşan simgelerin her biri; emoji
-
[isim, bilişim]
Genellikle sanal yazışmalarda kelimelerin yerine kullanılan, yüz ve el ifadeleri ile taşıt, bina, yiyecek vb. görsel malzemelerden oluşan simgelerin her biri; emoji
- CEKETLİ
-
-
[sıfat]
Ceketi olan
- "Az ileride deri ceketli, diğerlerine göre daha genç biri var."
-
[sıfat]
Ceketi olan
- CEVAHİR
-
Kelime Kökeni: Arapça cevāhir
-
[isim]
Elmas, yakut vb. değerli taşlar; mücevher
- "Bunların bazısının cevahirle süslenmiş mineli kapakları bulunur."
-
[isim]
Elmas, yakut vb. değerli taşlar; mücevher
- TUNCELİ
-
-
[isim]
Türkiye'nin Doğu Anadolu Bölgesi'nde yer alan illerinden biri
-
[isim]
Türkiye'nin Doğu Anadolu Bölgesi'nde yer alan illerinden biri
- CEZAYİR
-
-
[isim]
Kuzey Afrika'da, Akdeniz kıyısında, Afrika'nın yüz ölçümü en büyük ülkesi
-
[isim]
Cezayir'in başkenti
-
[isim]
Kuzey Afrika'da, Akdeniz kıyısında, Afrika'nın yüz ölçümü en büyük ülkesi
- CİMRİCE
-
-
[zarf]
Cimri gibi, cimriye yakın bir biçimde
- "Mehmet ilk başlarda gösterdiği beğeni ve takdirini giderek daha az ve çok daha cimrice göstermeye başladı."
-
[zarf]
Cimri gibi, cimriye yakın bir biçimde
- SEFİLCE
-
-
[zarf]
Sefile yakışır bir biçimde; sefilane
-
[zarf]
Sefile yakışır bir biçimde; sefilane
- AİLECEK
-
-
[zarf]
Bakınız ailece
- "... Ali, o giysilerle evin içinde dolaşmış; annesi babası bile onun bu hâline çok gülmüş, ailecek pek eğlenmişlerdi."
-
[zarf]
Bakınız ailece
- DÖNENCE
-
-
[isim, gök bilimi, coğrafya]
Güneş ışınlarının yılda bir kez dik açı ile geldiği Ekvator’un 23° 27’ kuzey ve güneyinden geçtiği varsayılan iki çemberden her biri; medar, tropika
-
[isim, gök bilimi, coğrafya]
Güneş ışınlarının yılda bir kez dik açı ile geldiği Ekvator’un 23° 27’ kuzey ve güneyinden geçtiği varsayılan iki çemberden her biri; medar, tropika
- GÜZELCE
-
-
[sıfat]
Güzele yakın, güzel gibi
- "Kızı belki anasından biraz güzelce."
-
[zarf]
İyice, adamakıllı
- "Kadın keçiyi sağmış, çardağın suyunu çekmiş, etrafını güzelce süpürmüştü."
-
[sıfat]
Güzele yakın, güzel gibi
- ACEMİCE
-
-
[zarf]
Acemi bir biçimde; acemicesine, toyca
- "Yeni usul şiirimiz, zevksiz, köksüz, acemice görünüyordu."
-
[zarf]
Acemi bir biçimde; acemicesine, toyca
- MİHRACE
-
Kelime Kökeni: Farsça mihrāce
-
[isim]
Hindistan'da racadan daha büyük hükümdarlara verilen ünvan
-
[isim]
Hindistan'da racadan daha büyük hükümdarlara verilen ünvan
- TECELLİ
-
Kelime Kökeni: Arapça tecellī
-
[isim]
Belirme, görünme, ortaya çıkma, zuhur etme, meydana çıkma
- "Tabiat bütün manzaraları, bütün tecellileri ile edebiyatımıza hulul ederek onun ufuklarını mütemadiyen genişletti."
-
[din bilimi]
Tanrı'nın kudretinin insanlarda ve eşyada görünmesi; cilve
-
Bakınız yazgı
- "Ne yaman tecellisi varmış!"
-
[isim]
Belirme, görünme, ortaya çıkma, zuhur etme, meydana çıkma
- CESURCA
-
-
[sıfat]
Cesura yakışan
- "O zamanlar bu gerçekten cesurca, üstelik fazla atak bir adımdı."
-
[zarf]
Cesura yakışan bir biçimde, cesur gibi; cesurane
- "Ona cesurca bakabiliyorum artık."
-
[sıfat]
Cesura yakışan
- DÜZMECE
-
-
[sıfat]
Bakınız sahte
-
[sıfat]
Bakınız sahte
- SENCESİ
-
-
[zamir]
Sana göre olanı
- "Beyefendi, tarihin bencesi sencesi olmaz."
-
[zamir]
Sana göre olanı
- CEVİZLİ
-
-
[sıfat]
Cevizi olan, ceviz katılmış
- "Cevizli tel kadayıfına gönül verene de rastlanıyor."
-
[sıfat]
Cevizi olan, ceviz katılmış
- DÜZENCE
-
-
[isim]
Bakınız disiplin
-
[isim]
Bakınız disiplin