İçinde ce olan 7 harfli 200 kelime var. İçerisinde CE bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ce olan kelimeler listesine ya da sonu ce ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ÇEÇENCE

  1. [isim] Çeçenlerin kullandığı dil
  2. [sıfat] Bu dille yazılmış olan
CELALLİ

  1. [sıfat] Sert ve öfkeli (kimse)
    • "İyi ve memnun zamanlarında ne kadar nazikse sıkıldığı, kızdığı vakit de o kadar celalli ve kaba olurdu." (Reşat Nuri Güntekin)
  2. Bakınız coşkun
    • "Bir vakitler kükreyip taşan celalli bir nehirmiş." (Haldun Taner)
  3. Hırçın olan
    • "Öyle sert ve celalli bir ruh taşıyor ki gölgesinin geçtiği yerde insanlar iki saf." (Necip Fazıl Kısakürek)
RESİMCE

  1. [isim, bilişim] Genellikle sanal yazışmalarda kelimelerin yerine kullanılan, yüz ve el ifadeleri ile taşıt, bina, yiyecek vb. görsel malzemelerden oluşan simgelerin her biri; emoji
CEKETLİ

  1. [sıfat] Ceketi olan
    • "Az ileride deri ceketli, diğerlerine göre daha genç biri var." (N. Toygar Ateş)
CEVAHİR

Kelime Kökeni: Arapça cevāhir

  1. [isim] Elmas, yakut vb. değerli taşlar; mücevher
    • "Bunların bazısının cevahirle süslenmiş mineli kapakları bulunur." (Abdülhak Şinasi Hisar)
TUNCELİ

  1. [isim] Türkiye'nin Doğu Anadolu Bölgesi'nde yer alan illerinden biri
CEZAYİR

  1. [isim] Kuzey Afrika'da, Akdeniz kıyısında, Afrika'nın yüz ölçümü en büyük ülkesi
  2. [isim] Cezayir'in başkenti
CİMRİCE

  1. [zarf] Cimri gibi, cimriye yakın bir biçimde
    • "Mehmet ilk başlarda gösterdiği beğeni ve takdirini giderek daha az ve çok daha cimrice göstermeye başladı." (Leylâ Navaro)
SEFİLCE

  1. [zarf] Sefile yakışır bir biçimde; sefilane
AİLECEK

  1. [zarf] Bakınız ailece
    • "... Ali, o giysilerle evin içinde dolaşmış; annesi babası bile onun bu hâline çok gülmüş, ailecek pek eğlenmişlerdi." (Murathan Mungan)
DÖNENCE

  1. [isim, gök bilimi, coğrafya] Güneş ışınlarının yılda bir kez dik açı ile geldiği Ekvator’un 23° 27’ kuzey ve güneyinden geçtiği varsayılan iki çemberden her biri; medar, tropika
GÜZELCE

  1. [sıfat] Güzele yakın, güzel gibi
    • "Kızı belki anasından biraz güzelce." (Memduh Şevket Esendal)
  2. [zarf] İyice, adamakıllı
    • "Kadın keçiyi sağmış, çardağın suyunu çekmiş, etrafını güzelce süpürmüştü." (Necati Cumalı)
ACEMİCE

  1. [zarf] Acemi bir biçimde; acemicesine, toyca
    • "Yeni usul şiirimiz, zevksiz, köksüz, acemice görünüyordu." (Yahya Kemal Beyatlı)
MİHRACE

Kelime Kökeni: Farsça mihrāce

  1. [isim] Hindistan'da racadan daha büyük hükümdarlara verilen ünvan
TECELLİ

Kelime Kökeni: Arapça tecellī

  1. [isim] Belirme, görünme, ortaya çıkma, zuhur etme, meydana çıkma
    • "Tabiat bütün manzaraları, bütün tecellileri ile edebiyatımıza hulul ederek onun ufuklarını mütemadiyen genişletti." (Hamdullah Suphi Tanrıöver)
  2. [din bilimi] Tanrı'nın kudretinin insanlarda ve eşyada görünmesi; cilve
  3. Bakınız yazgı
    • "Ne yaman tecellisi varmış!"
CESURCA

  1. [sıfat] Cesura yakışan
    • "O zamanlar bu gerçekten cesurca, üstelik fazla atak bir adımdı." (Hüseyin Cahit Yalçın)
  2. [zarf] Cesura yakışan bir biçimde, cesur gibi; cesurane
    • "Ona cesurca bakabiliyorum artık." (Orhan Kemal)
DÜZMECE

  1. [sıfat] Bakınız sahte
SENCESİ

  1. [zamir] Sana göre olanı
    • "Beyefendi, tarihin bencesi sencesi olmaz." (Aziz Nesin)
CEVİZLİ

  1. [sıfat] Cevizi olan, ceviz katılmış
    • "Cevizli tel kadayıfına gönül verene de rastlanıyor." (Sait Faik Abasıyanık)
DÜZENCE

  1. [isim] Bakınız disiplin
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü