İçinde ca olan 6 harfli 115 kelime var. İçerisinde CA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ca olan kelimeler listesine ya da Sonu ca ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- CARSIZ
-
-
[sıfat]
Carı (II) olmayan
-
[sıfat]
Carı (II) olmayan
- SİNCAP
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[isim]
Sincapgillerden, ağaçlarda yaşayan, genellikle meyveyle beslenen, çok tüylü, uzun kuyruklu, ince gövdeli bir hayvan, değin, çekelez (Sciurus vulgaris)
-
[isim]
Sincapgillerden, ağaçlarda yaşayan, genellikle meyveyle beslenen, çok tüylü, uzun kuyruklu, ince gövdeli bir hayvan, değin, çekelez (Sciurus vulgaris)
- CAYMAK
-
-
[nsz]
Sözünden, kararından dönmek, vazgeçmek
- "Yonca düşündü, önce annesiyle alışverişe gitmek istedi, sonra caydı." (Oktay Rifat)
-
[nsz]
Sözünden, kararından dönmek, vazgeçmek
- CANFES
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[isim]
Üzerinde desen bulunmayan, ince dokunmuş, parlak, tok, ipekli kumaş
- "Arabistan'dan getirdiği birtakım ipekler, canfesler ve kumaşlarla giyinir." (Abdülhak Şinasi Hisar)
-
[sıfat]
Bu kumaştan yapılmış
- "Canfes yastıklar üzerinde, müslinlere bürünmüş bir halayık portakal soyuyor." (Refik Halit Karay)
-
[isim]
Üzerinde desen bulunmayan, ince dokunmuş, parlak, tok, ipekli kumaş
- SANCAK
-
-
[isim]
Bayrak, liva
-
Çoğunlukla askerî birliklere verilen yazı işlemeli, kenarları saçaklı ve gönderli bayrak
-
Gemilerin sağ yanı
-
Osmanlı yönetim teşkilatında illerle ilçeler arasında yer alan yönetim bölümü, mutasarrıflık
-
[isim]
Bayrak, liva
- CANSIZ
-
-
[sıfat]
Canını yitirmiş, ölmüş
- "Cansız bir kuş."
-
Canlı olmayan (varlık), camit
-
[zarf]
Güçsüz, mecalsiz bir biçimde
- "Nil'in deminden beri avucumun içinde cansız duran eli kımıldadı, parmaklarımı sıkıyor." (Refik Halit Karay)
-
İlgi uyandırmayan, sönük
- "Cansız bir anlatış."
-
Durgun
- "Bu yıl buğday piyasası biraz cansız."
-
[sıfat]
Canını yitirmiş, ölmüş
- FECAAT
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Çok acıklı, yürekler acısı durum
- "Balkan Harbinin fecaatlerinden sonraki hadiseler de malumunuzdur." (Etem İzzet Benice)
-
[isim]
Çok acıklı, yürekler acısı durum
- İNANCA
-
-
[isim]
Güvence
-
[isim]
Güvence
- ARAMCA
- ...
- ADAMCA
-
-
[zarf]
İnsana yaraşır biçimde, adamcasına
-
İnsan sayısı olarak
-
[zarf]
İnsana yaraşır biçimde, adamcasına
- CAZSIZ
-
-
[sıfat]
Cazı olmayan
-
[sıfat]
Cazı olmayan
- UZUNCA
-
-
[sıfat]
Biraz uzun
-
[zarf]
Uzun olarak, bol zamanlı
- "Ben uzunca kalacağım için aylık olarak tutmuştum odamı." (Erhan Bener)
-
[sıfat]
Biraz uzun
- AYRICA
-
-
[zarf]
Ayrı olarak, başkaca
- "Devlet konut ihtiyacını karşılayacak tedbirleri alır, ayrıca toplu konut teşebbüslerini destekler." (Anayasa)
-
Ayrı bir önem verilerek
- "Bu bitki oralarda ayrıca yetiştirilir."
-
Bundan başka
-
[zarf]
Ayrı olarak, başkaca
- UCUZCA
-
-
[zarf]
Ucuz olarak, ucuz bir biçimde
-
[zarf]
Ucuz olarak, ucuz bir biçimde
- KISACA
-
-
[sıfat]
Oldukça kısa, biraz kısa
- "Mutfakta kısaca boylu, kısıkça sesli, başı yazma yemeni, sırtı örme hırkalı ihtiyarca bir hanımla karşılaştık." (Memduh Şevket Esendal)
-
[zarf]
Kısa olarak, özetle
- "O hafta çocukluk arkadaşı ile iki defa daha kısaca görüşebildi." (Osman Cemal Kaygılı)
-
[sıfat]
Oldukça kısa, biraz kısa
- CAĞLIK
-
-
[isim]
Dokumacılıkta, çözgü makinesinde çözgü ipliği bobinlerinin desen ve renk sırasına göre yerleştirildiği sehpa
-
[isim]
Dokumacılıkta, çözgü makinesinde çözgü ipliği bobinlerinin desen ve renk sırasına göre yerleştirildiği sehpa
- KOCALI
-
-
[sıfat]
Kocası olan, evli (kadın)
-
[sıfat]
Kocası olan, evli (kadın)
- İCAPÇI
-
-
[isim]
Nöbeti hastane yerine evde tutan ve her an hastaneden çağrılmayı bekleyen doktor
-
[isim]
Nöbeti hastane yerine evde tutan ve her an hastaneden çağrılmayı bekleyen doktor
- BABACA
-
-
[sıfat]
Baba gibi, babaya yakışır
- "Bu kardeşçe, babaca muameleleri karşısında, artık böyle bir hisse kapılmanın ne kadar yersiz olduğunu anlamaya başlamıştım." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
-
[sıfat]
Baba gibi, babaya yakışır
- OZANCA
-
-
[sıfat]
Ozan gibi
-
[zarf]
Ozana yakışır biçimde
-
[sıfat]
Ozan gibi