İçinde ca olan 4 harfli 32 kelime var. İçerisinde CA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ca olan kelimeler listesine ya da Sonu ca ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

OMCA

  1. [isim] Kalça kemiğinin bir bölümü
  2. Kesilmiş ağaç kökü, bağ kütüğü

BUCA
...
RİCA

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Dileyiş, dileme, dilek
    • "İşinden atmışlar, tekrar işe almaları için patronuna ricaya gidiyormuş." (Çetin Altan)
    • "Rica ederim, odamdan çıkınız, ben böyle şeylere tahammül edemem." (Peyami Safa)

İCAP

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Gerek, gereklik, ister, lüzum
    • "Nezaket icabı bu cevaptan memnun görünmesi lazımdı." (Reşat Nuri Güntekin)
    • "Birbirlerini çok iyi tanımaları icap eden bu zevat, İstanbul'un muhtelif kahvelerine dağılmışlardır." (Bedri Rahmi Eyuboğlu)
    • "O gecenin akşamı böyle bir yer değiştirmeyi icap ettirecek bir arızaya uğradığımızı da hatırlamıyorum." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  2. Olumlama

KOCA

  1. [isim] Bir kadının evlenmiş olduğu erkek, eş, zevç
    • "Koca işinden çıktıktan sonra, borç boğazı aştı." (Reşat Nuri Güntekin)
    • "Üstelik kadının adı da çıktı, bir daha koca bulamadı." (Refik Halit Karay)
    • "Harfleri okuyup yazamadan, on üçümde kocaya gidecektim." (Ayşe Kulin)
    • "Büyük kızı kocaya kaçtığı zaman küçükleri on iki dönüm tarlanın hakkından gelecek kadar yetişkindiler." (Necati Cumalı)

CAKA

  1. [isim] Gösteriş, çalım, kabadayılık, fiyaka
    • "Onların dördünde de bir kral havası, bir padişah cakası vardır." (Haldun Taner)
    • "Askerliğin palavra ile olmadığını anladı ama hâlâ caka satıyor." (Halide Edip Adıvar)
    • "Baktım ki caka yapıyor, vesikayı el âleme göstere göstere eviriyor, çeviriyor." (Peyami Safa)
    • "Dünyaları yakarım diyen, o cakasından geçilmeyen genç adamdan geriye bir enkaz kalmıştı." (Ahmet Ümit)

HOCA

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Müslümanlıkta din görevlisi
  2. Öğretmen
    • "Edebiyat hocasıyken talebeme bu nesir sanatından bir defa bahsetmiştim." (Falih Rıfkı Atay)
  3. Akıl öğreten, öğüt veren kimse
  4. Medresede öğrenim gören sarıklı, cübbeli din adamı

CANİ

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Cinayet işlemiş olan kimse, kıyacı
    • "Sırtlanlar demir kafeslere, caniler zindanlara kapatılır."
  2. [sıfat] Acımasız, gaddar

İRCA

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Eski biçimine sokma, çevirme
  2. Döndürme
  3. İndirgeme

BOCA

Kelime Kökeni : İtalyanca

  1. [isim] Geminin rüzgâr almayan yanı, rüzgâr altı, orsa veya rüzgâr üstü karşıtı
    • "Ne var ki Ateşoğlu dümendeydi. Yükseldi, yine boca etti." (Halikarnas Balıkçısı)

İCAT

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Buluş
    • "Nihayet, yaza çize ilk satırı üç nokta ile başlayan yeni bir tarz icat ettim." (Yusuf Ziya Ortaç)
  2. Gerçekmiş gibi gösterme çabası
    • "Çok durduğumdan şüphelenmesinler diye uydurma bir tamir icat ettim." (Aka Gündüz)

AZCA

  1. [zarf] Oldukça az

İCAR

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Kira
    • "Tek hanemi sizin gibi asil bir aileye icara vereyim." (Peyami Safa)

İCAZ

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Az sözle çok şey anlatma

CADI

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Geceleri dolaşarak insanlara kötülük ettiğine inanılan hortlak
  2. Kötülük yaparak başkalarına zarar veren kadın
  3. Çok güzel göz

ACAR

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Atılgan
  2. Güçlü ve becerikli, çevik, enerjik
    • "Bunlar yarının kadın hakları savunucuları, acar avukatları olacak soydandırlar." (Haldun Taner)
  3. Yeni

CABA

  1. [isim] Bir şey ödemeden, para vermeden alınan şey, bedava
    • "Bu mâni benden sana caba olsun." (Salâh Birsel)
  2. [zarf] Fazla olarak, fazladan, üstelik
    • "Kilometre başına bilmem ne kadar litre benzin dağıtılmış, yağ da caba!" (Sait Faik Abasıyanık)

CAİZ

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Din, yasa, töre vb. bakımdan işlenmesinde, yapılmasında sakınca olmayan, yapılıp işlenmesine izin verilen
  2. Uygun, yerinde sayılan, yakışık alan
    • "Akşama kalıp iskelenin üstü binbir ayakken gitmek caiz değildi." (Sermet Muhtar Alus)

BACA

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Dumanı ocaktan çekip havaya vermeye yarayan yol
    • "Kırlangıçlar daha çok sahildeki apartmanların bacalarında, pencere pervazlarında barınıyorlar." (Haldun Taner)
  2. Su yolu, lağım, maden ocağı vb. yer altı yapılarının hava deliği
  3. Çatı penceresi

CART

  1. [isim] Sert bir şey yırtılırken çıkan ses
    • "Öldürecek adam öldüreceğim diye cart cart ötmez, sıkı ise gelir öldürür." (Haldun Taner)
  2. Hoşa gitmeyen, dikkat çeken renk

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü