İçinde c olan 6 harfli 614 kelime var. İçerisinde C harfi bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında c harfi olan kelimeler listesine ya da Sonu c harfi ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- KOLACI
-
-
[isim]
Giysi, örtü, çarşaf vb.ni yıkayarak kolalayan ve ütüleyen kimse
- "Adam sen de çamaşırları toplar, kolacıya yollarım, hem yıkar hem de ütüler." (Memduh Şevket Esendal)
-
Bu işlerin yapıldığı yer
-
Kola (II) seven kimse
-
Kola (II) satan kimse
-
[isim]
Giysi, örtü, çarşaf vb.ni yıkayarak kolalayan ve ütüleyen kimse
- AĞACIK
- ...
- BALİCİ
- ...
- İLKECİ
-
-
[isim]
İlkelerine bağlı kimse
-
[isim]
İlkelerine bağlı kimse
- KALECİ
-
-
[isim]
Bazı top oyunlarda kalenin önünde durarak topun kaleye girmesini önlemekle görevli oyuncu
- "Sonra topu en yükseğe kaleciler vurur, çıkarırlar." (Haldun Taner)
-
[isim]
Bazı top oyunlarda kalenin önünde durarak topun kaleye girmesini önlemekle görevli oyuncu
- KRALCI
-
-
[isim]
Krallık yanlısı kimse
-
[isim]
Krallık yanlısı kimse
- ACAYİP
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Sağduyuya, göreneğe, olağana aykırı, garip, tuhaf, yadırganan, yabansı
- "Dişlerinin arasından ıslık gibi acayip sesler çıkarmaya başladılar." (Reşat Nuri Güntekin)
- "Dünya değişti, insanlar bir acayip oldular."
-
[ünlem]
Şaşma anlatan bir söz
- "Öyle dedi ha?"
- "Acayip!"
-
[sıfat]
Sağduyuya, göreneğe, olağana aykırı, garip, tuhaf, yadırganan, yabansı
- KOVUCU
- ...
- COŞMAK
-
-
[nsz]
Duygu ve düşünceleri güçlü bir tepki ile dışarı vurmak, galeyan etmek
- "Askerler sevgili efendilerinin yüzünü görür görmez coşuyorlar." (Yahya Kemal Beyatlı)
-
Doğa olaylarından herhangi biri birdenbire çoğalıp hızlanmak
- "Coşan sele dur diyorsun sen, dadı." (Turan Oflazoğlu)
-
Heyecanlanmak, içten içe kaynamak, aşırı duygulanmak
-
[nsz]
Duygu ve düşünceleri güçlü bir tepki ile dışarı vurmak, galeyan etmek
- BONCUK
-
-
[isim]
Cam, taş, sedef, tahta, plastik vb. maddelerden yapılan, ortası delik, çoğu yuvarlak ve renkli süs tanesi
- "Havadaki heyecana kapılmak şöyle dursun hatta uykusu gelmiş, gözleri boncuk gibi küçülmüş." (Reşat Nuri Güntekin)
-
[isim]
Cam, taş, sedef, tahta, plastik vb. maddelerden yapılan, ortası delik, çoğu yuvarlak ve renkli süs tanesi
- CARCAR
-
-
[sıfat]
Geveze, yaygaracı
-
[sıfat]
Geveze, yaygaracı
- CINCIK
-
-
[isim]
Bardak, kadeh, tabak vb. sırçadan veya porselenden yapılan şeyler, züccaciye
-
[isim]
Bardak, kadeh, tabak vb. sırçadan veya porselenden yapılan şeyler, züccaciye
- İKİZCE
- ...
- KIRICI
-
-
[sıfat]
Kırma işini yapan
-
Kaba, sert, çevresindekileri inciten (davranış, söz vb.)
- "Kırıcı bir davranış."
-
Bir şeyin gerektiği gibi gelişmesini, oluşmasını önleyen, engelleyen
- "Grev kırıcı."
-
Kırınım oluşturan
- "Kırıcı ortam."
-
[isim]
Senet, tahvil, bono ve süresi gelmemiş alacaklarla ilgili alışveriş veya işlem yapan kimse, kuruluş
-
[sıfat]
Kırma işini yapan
- PARACA
-
-
[zarf]
Para ile ilgili olarak, para bakımından
- "Paraca cömert davranması yeterdi kadınların hoşlanması için." (Necati Cumalı)
-
[zarf]
Para ile ilgili olarak, para bakımından
- ÇATICI
-
-
[isim]
Çatma işini yapan kimse
-
Çatı işlerini yapan kimse
-
[isim]
Çatma işini yapan kimse
- İKİNCİ
-
-
[sıfat]
İki sayısının sıra sıfatı
- "Yanlış tutumu yüzünden ikinci plana düştü."
-
Sırada önem bakımından birinciden sonra gelen
- "Tevfik'in alçak gönüllü, hep ikinci planda kalma olgunluğundaki pişekârlığı Dümbüllü'ye sanatını en iyi değerlendirme olanağını sağlardı." (Haldun Taner)
-
Değer ve kalitece birinciden sonra gelen
- "Evde pişirip yedikleri çikolatanın kalitesi ikinci idi." (Sait Faik Abasıyanık)
-
Yeni, bir başka
-
[isim]
Birinciden sonra gelen kimse veya nesne
- "İhtiyarın iki çocuğundan birini öldürdüler... İkincisini de öldürmeye kalktılar." (Reşat Nuri Güntekin)
-
[sıfat]
İki sayısının sıra sıfatı
- DOĞUCU
- ...
- HECELİ
-
-
[sıfat]
Herhangi bir sayıda hecesi olan
- "İki heceli bir kelime."
-
[sıfat]
Herhangi bir sayıda hecesi olan
- HİCRET
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Göç
-
İslam takviminde tarih başı sayılan Hz. Muhammed'in Mekke'den Medine'ye göç etmesi
- "Hicretten yüz elli yıl sonra."
-
[isim]
Göç