İçinde cı olan 8 harfli 271 kelime var. İçerisinde CI bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında cı olan kelimeler listesine ya da sonu cı ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

TATARCIK

  1. [isim, hayvan bilimi] Sıcak ülkelerde, özellikle Akdeniz çevresinde yaşayan, türlü hastalıklara yol açan küçük bir sinek; yakarca (Phlebotomus)
    • "Kameriye, suyu yemyeşil, yosunlu, kurbağalı, kırmızı balıklı bir havuzun üstünde kaskat, kaskatın etrafında milyonlarca sivrisinek ve tatarcık." (Sermet Muhtar Alus)
  2. [ağızlardan] Şiddetli karın ağrısı
CILIZLIK

  1. [isim] Cılız olma durumu
  2. Bakınız sıskalık
    • "İkimiz de bir çocuk cılızlığı içinde afacan ve ele avuca sığmazdık." (Sait Faik Abasıyanık)
YALNIZCI

  1. [sıfat] Yalnızcılık siyasetini izleyen (devlet); infiratçı
TANITICI

  1. [sıfat] Tanıtma işini yapan, tanıtan
    • "Tanıtıcı yayınlar."
  2. [isim] Piyasaya yeni çıkarılmış ilaç, kitap vb. şeyleri tanıtan kimse; propagandist
VAYVAYCI

  1. [sıfat] Bakınız yaygaracı
ALICILIK

  1. [isim] Alıcı olma durumu
BARDACIK

  1. [isim, bitki bilimi] Bir tür küçük ve tatlı yaş incir
  2. Bakınız bardak eriği
CIVITMAK

  1. [-i] Cıvık duruma getirmek
  2. [nesnesiz, mecaz] Yakışık almayacak davranışlarda bulunmak
    • "Ali Rıza içince cıvıtırdı." (Sait Faik Abasıyanık)
  3. [nesnesiz, mecaz] Ciddiyetten uzaklaşmak
    • "Gitgide herkes cıvıttı." (Sabahattin Ali)
  4. Sözünde durmamak
BOSTANCI

  1. [isim] Bostan işleriyle uğraşan kimse
  2. [tarih] Saray bostanlarıyla ilgilenen görevli
  3. [tarih] Osmanlılarda sarayın korunmasına ve şehrin güvenliğine bakmakla görevli olan erlerden her biri
CIRLAYIK

  1. [isim, hayvan bilimi] Örümcek kuşugillerden, ormanlık, çalılık yerlerde yaşayan, güzel öten bir kuş (Lanius)
  2. [ağızlardan] Bakınız cırcır böceği
    • "… kinaye yollu cırlayık ile karınca hikâyesini yazarak hikâyeye şöyle başlıyor." (Ahmet Bican Ercilasun)
UFACICIK

  1. [sıfat] Bakınız küçücük
    • "Kenarı fıstık çamlarıyla süslenmiş bir ufacıcık akçıl kayalık Lübnan köyü." (Refik Halit Karay)
MATBAACI

  1. [isim] Bakınız basımcı
DIZDIZCI

  1. [isim, argo] Basit makinelerle fazla özenilmeden kâğıtlara renkli olarak basılan paraları piyasaya süren kimse
    • "Dızdızcılar yakalandı."
BADANACI

  1. [isim] Geçimini badana yapmakla kazanan kimse
    • "Geçici sükûnetten yararlanarak bağırdım, aranızda badanacı var mı?" (Muzaffer Erendil)
DIRDIRCI

  1. [sıfat] Bezdirici söz etme alışkanlığı olan, geveze, yerli yersiz konuşan (kimse)
    • "Bir kere dırdırcı bir tabiatı vardı. Bir şeyden memnun olmaz, vara yoğa söylenirdi." (Reşat Nuri Güntekin)
OTACILIK

  1. [isim] Otacının yaptığı iş
SİGARACI

  1. [isim] Sigara satan kimse
İSTİLACI

  1. [sıfat] İstila eden (kimse, devlet)
ABACILIK

  1. [isim] Abacının yaptığı iş
    • "İstanbul'da abacılık, kürkçülük, arabacılık, bahçıvanlık, sütçülük ve fırıncılık gibi işler yapan Bulgarlar Galata'nın özellikle Tophane yönüne doğru yoğundular ve burada abacılık yaparlardı." (Orhan Türker)
HIYARCIK

  1. [isim, ağızlardan] Kasık lenf bezlerinin iltihaplanması
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü