İçinde cı olan 7 harfli 276 kelime var. İçerisinde CI bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında cı olan kelimeler listesine ya da sonu cı ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

KAPICIK

  1. [isim, bitki bilimi] Yumurtacığın tepesinde bulunan ve yumurtacık zarlarının iyice bitişmemesinden oluşan ağız
RASPACI

  1. [isim] Raspa yapan kimse
DAMGACI

  1. [isim] Damga vurmakla görevli kimse
  2. Damga yapan veya satan kimse
ADAMCIL

  1. [sıfat] İnsandan ürkmeyen, insana alışmış olan, insana sokulan, sıcakkanlı, munis
    • "Hem de ne adamcıldır, ne candır, bilseniz." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
YAKIMCI

  1. [isim, ağızlardan] Türkü yakan kimse
ADAMCIK

  1. [isim, mecaz] Kendisine acınılan kimse
    • "Bir tarafa dayanıp durdum. Adamcık benimle hiç meşgul olmuyor göründü." (Memduh Şevket Esendal)
  2. Yerilen, küçümsenen kimse
KISACIK

  1. [sıfat] Çok kısa; kısarak
    • "Kısacık haberi yutarcasına okumuş." (Attilâ İlhan)
  2. [zarf] Çok kısa olarak
    • "Süssüz, boyasız bir genç kız, saçları kısacık kesilmiş." (Attilâ İlhan)
ÇAKIRCI

  1. [isim] Avcı çakırdoğan yetiştiren ve avda kullanan kimse
  2. Taşrada saray için çakırdoğan yetiştiren kimse
  3. [tarih] Padişahla birlikte ava katılan ve avda çakırdoğanı elinde taşıyan kimse
KAVGACI

  1. [isim] Kavga etmeyi seven, kavga çıkaran kimse; dalaşkan
    • "İyi adam olmakla beraber aksi ve kavgacıdır." (Reşat Nuri Güntekin)
  2. [mecaz] Bir amaç uğruna çaba harcayan, mücadele veren kimse
ARAYICI

  1. [isim] Bir şeyi aramayı iş edinen kimse
    • "Define arayıcısı."
  2. [gök bilimi] İstenilen yıldızı teleskobun görüntüsü içine getirebilmek için büyük teleskoplara paralel olarak bağlanmış, görüş alanı geniş olan küçük teleskop
TORNACI

  1. [isim] Torna işi yapan kimse, torna işçisi
    • "Ben mis gibi tornacıyım, sanatımı bırakamam." (Sait Faik Abasıyanık)
  2. Torna işi yapılan iş yeri
POSTACI

  1. [isim] Mektup, gazete, havale, paket vb.ni gönderilen yere ulaştıran posta idaresi görevlisi; çapar (I)
    • "Parlak yıllarında, postacı, her gün kadınlardan bir çanta dolusu mektup taşırdı ona." (Necati Cumalı)
ILGARCI

  1. [isim] Ilgarla düşman toprağına saldıran kimse
ÇORBACI

  1. [isim] Çorba pişirip satan kimse
    • "Farz edelim ki onların zannettiği gibi hasbelkader çorbacı oldum." (Reha Çamuroğlu)
  2. [denizcilik] Tayfaların gemi sahibine verdikleri ad
  3. [tarih] Taşrada halkın Hristiyan ileri gelenlerine verdiği ünvan
    • "İstasyonda bir çorbacı ve köylü kalabalığı kaynaşıyor." (Yahya Kemal Beyatlı)
  4. [tarih] Yeniçerilerde bir birlik komutanı
    • "Çorbacı bugünkü yüzbaşı rütbesini taşıyan bir bölükbaşı olup yeniçeriler arasında çorbacı adıyla çağrılırdı." (Mahmut Şevket Paşa)
CILKLIK

  1. [isim] Cılk olma durumu
    • "Yüzünün morlu, pembeli cılklığı şimdi açıkça görünüyordu." (Nihal Yeğinobalı)
PLAKACI

  1. [isim] Plaka yapıp satan kimse
CIVIKLI

  1. [isim] Çift bıçakla küçük parçalar hâline getirilmiş koyunun bel ve kaburga etlerinin domates, biber ve ince kıyılmış soğanla harmanlanıp hamurun üzerine serilerek fırında pişirilmesiyle yapılan bir tür etli pide
RADARCI

  1. [isim] Radar kullanan veya radarın bakım ve onarımıyla görevli kimse
FAYDACI

  1. [sıfat, felsefe] Bakınız yararcı
YIRTICI

  1. [sıfat] Beslenmek için başka hayvanları parçalayarak yiyen (hayvan); müfteris
  2. [mecaz] Kan dökmekten, insan öldürmekten zevk alan (kimse); müfteris
  3. [mecaz] Tiz ve yüksek olan (ses)
    • "Bir sabah ev halkı, aşçı Şerife Hanım'ın yırtıcı çığlıklarıyla uyandı." (Reşat Nuri Güntekin)
  4. [mecaz] İş bitiren, mahir olan
    • "Buraların en çalışkan, en becerikli, en yırtıcı ve zengin adamıdır." (Memduh Şevket Esendal)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü