İçinde cı olan 10 harfli 350 kelime var. İçerisinde CI bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında cı olan kelimeler listesine ya da sonu cı ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- YAPMACIKLI
-
-
[sıfat]
İçtenliği olmayan, içten olmayan
- "Öyle ince yapmacıklı aktris tavırlı, sahte bir kız değildi."
-
[sıfat]
İçtenliği olmayan, içten olmayan
- KOÇANCILIK
-
-
[isim]
Koçancının yaptığı iş
-
[isim]
Koçancının yaptığı iş
- KAKMACILIK
-
-
[isim]
Kakmacının yaptığı iş; hakkâklik
- "Türklerde kakmacılık, pek ileri bir sanattı."
-
[isim]
Kakmacının yaptığı iş; hakkâklik
- BAYINDIRCI
-
-
[isim]
Bayındır duruma getirici
-
[isim]
Bayındır duruma getirici
- SOĞANCILIK
-
-
[isim]
Soğan yetiştirme veya satma işi
-
[isim]
Soğan yetiştirme veya satma işi
- MEYANCILIK
-
-
[isim]
Aracılık eden kimsenin durumu
-
[isim]
Aracılık eden kimsenin durumu
- PİKAJCILIK
-
-
[isim]
Pikajcının yaptığı iş
-
[isim]
Pikajcının yaptığı iş
- ÇAĞRICILIK
-
-
[isim]
Çağrıcının yaptığı iş
-
[isim]
Çağrıcının yaptığı iş
- TARTICILIK
-
-
[isim]
Tartıcının yaptığı iş
-
[isim]
Tartıcının yaptığı iş
- KIRKICILIK
-
-
[isim]
Kırkıcının yaptığı iş; kırkımcılık
-
[isim]
Kırkıcının yaptığı iş; kırkımcılık
- KURAMCILIK
-
-
[isim]
Kuramcı olma durumu; nazariyatçılık, nazariyecilik, teorisyenlik
-
[isim]
Kuramcı olma durumu; nazariyatçılık, nazariyecilik, teorisyenlik
- YAVAŞÇACIK
-
-
[zarf]
Bakınız usulcacık
- "Yavaşçacık okşadı saçları, sonunda kıpırtısız kaldı eli saçlarında kardeşinin."
-
[zarf]
Bakınız usulcacık
- ÇILDIRTICI
-
-
[sıfat]
Çıldırmaya yol açan
- "Aklınıza gelen her hatıra, her düşünce, beyne dökülen asit gibi çıldırtıcı, yok edici bir sürecin içine sokuyor sizi"
-
[sıfat]
Çıldırmaya yol açan
- AYAKKABICI
-
-
[isim]
Ayakkabı yapan veya satan kimse; başmakçı, pabuççu
- "Ayakkabıcı neyin polis tarafından suç sayılabileceğini bilmediği için raftaki kitapların hepsini indirdi."
-
Ayakkabı satılan yer
- "Birlikte bir ayakkabıcıya gittik."
-
[isim]
Ayakkabı yapan veya satan kimse; başmakçı, pabuççu
- AKSESUARCI
-
-
[isim]
Aksesuar satan kimse
-
Aksesuarı hazırlayan kimse
- "Şimdi nasıldır bilmiyorum ama o senelerde ne dekoratör ne de aksesuarcılar malzemeleri bütün ısrarımıza rağmen son günden önce getirmezlerdi."
-
Aksesuar kullanmasını seven kimse
-
[isim]
Aksesuar satan kimse
- FIRÇACILIK
-
-
[isim]
Fırçacının yaptığı iş
-
Fırçacı olma durumu
-
[isim]
Fırçacının yaptığı iş
- CIZIRDAMAK
-
-
[nesnesiz]
"Cızır" diye ses çıkarmak; cızıldamak
- "Yağ tavada cızırdadı, acı acı koktu."
-
Boğazındaki gıcıktan dolayı kesik ve ince ses çıkarmak; cızıldamak
-
[nesnesiz]
"Cızır" diye ses çıkarmak; cızıldamak
- LAĞIMCILIK
-
-
[isim]
Lağımcının yaptığı iş
-
[isim]
Lağımcının yaptığı iş
- HURDACILIK
-
-
[isim]
Hurdacının yaptığı iş
-
[isim]
Hurdacının yaptığı iş
- GİTARCILIK
-
-
[isim]
Gitarcının yaptığı iş
-
[isim]
Gitarcının yaptığı iş