İçinde cü olan 8 harfli 56 kelime var. İçerisinde CÜ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında cü olan kelimeler listesine ya da sonu cü ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- DÜZGÜNCÜ
-
-
[isim]
Düzgün yapan veya satan kimse
-
Gelinin düzgününü süren ve onu süsleyen kadın
-
[isim]
Düzgün yapan veya satan kimse
- PLANÖRCÜ
-
-
[isim]
Planör kullanan kimse
- "Birkaç yıl sonra 1935’te Türkkuşu kurulmuş ve Sabiha Gökçen Atatürk’ün yalnız rızası değil, teşviki ile de ilk Türk kızı olarak planörcü, paraşütçü ve sivil pilot brövelerini almıştır."
-
[isim]
Planör kullanan kimse
- ÜTÜCÜLÜK
-
-
[isim]
Ütücü olma durumu
-
[isim]
Ütücü olma durumu
- BİLCÜMLE
-
Kelime Kökeni: Arapça bi'l-cumle
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız bütün
- "Artık yalnız bizim gazinoya değil, bilcümle barlara, gazinolara ve kahve ve sinemalara gidemez oldum."
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız bütün
- GÖÇÜRÜCÜ
-
-
[isim, tarih]
Seferde padişah tuğlarının ikisini bir konak ileride taşıyan dört kişiden ikisine verilen ünvan
-
[isim, tarih]
Seferde padişah tuğlarının ikisini bir konak ileride taşıyan dört kişiden ikisine verilen ünvan
- CÜMLELİK
-
-
[sıfat]
Cümleden oluşan
- "İyi dinle, senin gibi sayfa gevezesinin değil tek cümlelik bir romanın yazarıyım ben."
-
[sıfat]
Cümleden oluşan
- DÜŞÜNÜCÜ
-
-
[isim]
Bakınız düşünür
- "Ben ne serbest düşünücüler bilirim ki destur demeden süprüntülüğe tükürmezler."
-
[isim]
Bakınız düşünür
- GÖZCÜLÜK
-
-
[isim]
Gözcünün yaptığı iş
- "Körfezde gözcülük vazifesini yapan bir düşman gemisi hareketimizi sezse, bizi pek güzel avlayabilir."
-
[isim]
Gözcünün yaptığı iş
- ÖTÜCÜLÜK
-
-
[isim]
Ötücü olma durumu
-
[isim]
Ötücü olma durumu
- CÜRETSİZ
-
-
[sıfat]
Bakınız cesaretsiz
-
[zarf]
Cesaretsiz bir biçimde
- "Etrafınızda mahcup, cüretsiz, beceriksiz dolaşır."
-
[sıfat]
Bakınız cesaretsiz
- SÖZCÜKLÜ
-
-
[sıfat]
Sözcüğü olan
-
[sıfat]
Sözcüğü olan
- GOLCÜLÜK
-
-
[isim]
Golcü olma durumu
-
[isim]
Golcü olma durumu
- CÜNÜPLÜK
-
-
[isim, din bilimi]
Cünüp olma durumu; cenabet
- "Kur'an'a ancak cünüplükten temizlenmiş olanlar el sürebilir."
-
[isim, din bilimi]
Cünüp olma durumu; cenabet
- TÖZCÜLÜK
-
-
[isim, felsefe]
Nesnelerin özünde bir tözün varlığını kabul eden öğreti
-
Ruhun bir töz olduğunu kabul eden öğreti
-
[isim, felsefe]
Nesnelerin özünde bir tözün varlığını kabul eden öğreti
- TAHACCÜM
-
Kelime Kökeni: Arapça taḥaccum
-
[isim, eskimiş]
Bakınız büyüme
- "Belediye bu tahaccümün önüne geçebilmek için 'sevgi yumağı projesi'ni hayata geçiriyor."
-
[isim, eskimiş]
Bakınız büyüme
- PARFÜMCÜ
-
-
[isim]
Parfümeri ürünleri üreten veya satan kimse
-
[isim]
Parfümeri ürünleri üreten veya satan kimse
- KÖYCÜLÜK
-
-
[isim]
Köycü olma durumu
- "Köycülük kollarında gecemi gündüzüme kattım."
-
[isim]
Köycü olma durumu
- BÜTÜNCÜL
-
-
[sıfat]
Bakınız totaliter
-
Bütüne önem veren, bütünü gören, bir konuyu bütün olarak değerlendiren, bütünü esas alan; holistik
- "Yaşadığımız çağın en büyük sorunlarından biri de meselelere bütüncül bir göz ile bakamamak, elde ettiğimiz bazı verileri işin tamamı zannederek indirgemeci bir yaklaşım ile onların üzerine hükümler bina etmektir."
-
Birbirini tamamlayan, birlikte bir bütün oluşturan
- "Acaba edebiyatın siyasayla gerçekten vazgeçilmez, bütüncül bir ilişkisi var mıdır?"
-
[sıfat]
Bakınız totaliter
- TAHACCÜR
-
Kelime Kökeni: Arapça taḥaccur
-
[isim, eskimiş]
Taşlaşma, taş kesilme, taş gibi katılaşma
-
[isim, eskimiş]
Taşlaşma, taş kesilme, taş gibi katılaşma
- EPİKÜRCÜ
-
-
[sıfat, felsefe]
Epikuros'un kurduğu felsefe akımını benimseyen, Epikürcülük yanlısı olan; Epikurosçu
-
[sıfat, felsefe]
Epikuros'un kurduğu felsefe akımını benimseyen, Epikürcülük yanlısı olan; Epikurosçu