İçinde bü olan 8 harfli 50 kelime var. İçerisinde BÜ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında bü olan kelimeler listesine ya da Sonu bü ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- BÜROKRAT
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Devlet kurumlarında çalışan üst düzey yönetici
-
Kırtasiyeci
-
[isim]
Devlet kurumlarında çalışan üst düzey yönetici
- BÜKÜKLÜK
-
-
[isim]
Bükük olma durumu
-
[isim]
Bükük olma durumu
- BÜYÜKAYI
- ...
- ÖBÜRLERİ
-
-
[zamir]
Ötekiler, öbür kişiler veya şeyler, diğerleri
- "Öbürleri, elleri silahlarında bu oyunu seyrediyorlardı." (Ömer Seyfettin)
-
[zamir]
Ötekiler, öbür kişiler veya şeyler, diğerleri
- BÜKÜNMEK
-
-
[nsz]
Kıvrılmak, bükülmek
-
Ağrıdan, sancıdan kıvranmak
-
[nsz]
Kıvrılmak, bükülmek
- BÜSTİYER
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Bayanların ceket vb. kıyafetlerinin içinde kullanılan çarpıcı, göz alıcı, işlemeli kumaştan yapılmış askılı veya askısız üstlük
-
[isim]
Bayanların ceket vb. kıyafetlerinin içinde kullanılan çarpıcı, göz alıcı, işlemeli kumaştan yapılmış askılı veya askısız üstlük
- BÜYÜKBAŞ
-
-
[isim]
Sığır, manda vb. kasaplık hayvanlara verilen genel ad
-
[isim]
Sığır, manda vb. kasaplık hayvanlara verilen genel ad
- BÜZDÜRME
-
-
[isim]
Büzdürmek işi
-
[isim]
Büzdürmek işi
- BÜZGÜSÜZ
-
-
[sıfat]
Büzgüsü olmayan
-
[sıfat]
Büzgüsü olmayan
- BÜYÜLTEÇ
-
-
[isim]
Fotoğraf ve resim büyültmeye, büyültüp basmaya yarayan aygıt, agrandisör
-
[isim]
Fotoğraf ve resim büyültmeye, büyültüp basmaya yarayan aygıt, agrandisör
- NÜBÜVVET
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Peygamberlik
-
[isim]
Peygamberlik
- BÜYÜKLÜK
-
-
[isim]
Büyük olma durumu, ululuk
- "Bu büyüklük değil ancak mertçe bir davranıştır." (Nezihe Araz)
- "İnsan yaptığı işler ve bıraktığı eserlerle büyüklüğünü gösterir." (Aka Gündüz)
- "Bir eski muallime olan annem, istese de büyüklük satamazdı, elinden gelmezdi." (Orhan Kemal)
-
Büyüklere yaraşır bağışlayıcı davranış
-
[isim]
Büyük olma durumu, ululuk
- BÜRGÜSÜZ
-
-
[sıfat]
Bürgüsü olmayan
-
[sıfat]
Bürgüsü olmayan
- BÜKÜMSÜZ
-
-
[sıfat]
Bükülmemiş olan, bükümü olmayan
-
[sıfat]
Bükülmemiş olan, bükümü olmayan
- BÜTÜNCÜL
-
-
[sıfat]
Totaliter
-
[sıfat]
Totaliter
- BÜYÜTMEK
-
-
[-i]
Büyük duruma getirmek, genişletmek
-
Yetiştirmek, bakmak
- "Büyüt bu fidanı ey genç / Hazır yeşermişken." (Behçet Necatigil)
-
Abartmak, mübalağa etmek
- "Bir ara yine işi büyüttüğüne, hayale kapıldığına hükmetti." (Refik Halit Karay)
-
[-i]
Büyük duruma getirmek, genişletmek
- BÜRÜMCÜK
-
-
[isim]
Ham ipekten dokunmuş ince kumaş
- "Ona, yakası daima açık ve yenleri bol bir bürümcük gömlek giydirdim." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
-
[sıfat]
Bu kumaştan yapılmış
- "Kadınları kırmızı canfesten şalvar ve bürümcük gömlek giyerler." (Yahya Kemal Beyatlı)
-
Ham ipekten yapılmış baş örtüsü
-
[isim]
Ham ipekten dokunmuş ince kumaş
- BÜYÜLTME
-
-
[isim]
Büyültmek işi
- "İşin içinde bir büyültme, bir şişirme var." (Haldun Taner)
-
Fotoğraf ve resimlere boyut kazandırma işlemi, agrandisman
-
[isim]
Büyültmek işi
- BÜTÜNLÜK
-
-
[isim]
Bütün olma durumu, tamamiyet
- "Ulusal birlik adına dış politikadaki bütünlük tam olmalıydı." (Çetin Altan)
-
[isim]
Bütün olma durumu, tamamiyet
- BÜRÜNMEK
-
-
[-e]
Bürüme işine konu olmak
- "Dağ başı sise büründü."
-
Sarınmak, örtünmek
- "Annem, babaannem, halalarım çarşaflarına bürünmüşlerdi." (Orhan Kemal)
-
Bir görünüşe girmek
- "Unutmak istediğim eski kimliğime bürünüvermiştim." (Orhan Pamuk)
-
[-e]
Bürüme işine konu olmak