İçinde bu olan 8 harfli 113 kelime var. İçerisinde BU bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında bu olan kelimeler listesine ya da sonu bu ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ÇARÇABUK
-
-
[zarf]
Bakınız çabucak
- "Ondan beklentimi çarçabuk unuttum."
-
[zarf]
Bakınız çabucak
- KUŞBURNU
-
-
[isim, bitki bilimi]
Çalılık ve ormanlık alanlarda yetişen, soluk pembe renkte çiçekler açan bir ağaç, yaban gülü ağacı (Rosa canina)
- "Kuşburnunu budarlar / Işkın sürmesin diye"
-
[bitki bilimi]
Bu ağacın parlak kırmızı renkli, içi tüylü ve çekirdekli meyvesi
-
Bu meyveden yapılan içecek
-
[isim, bitki bilimi]
Çalılık ve ormanlık alanlarda yetişen, soluk pembe renkte çiçekler açan bir ağaç, yaban gülü ağacı (Rosa canina)
- BUZLANMA
-
-
[isim]
Buzlanmak işi
-
[isim]
Buzlanmak işi
- BURUNSAK
-
-
[isim]
Hayvan yavrusunun anasından süt emmesini önlemek için burnuna geçirilen başlık; burunsalık, burunluk
-
Hayvanların burunlarına geçirilen ip; burunsalık, burunluk
-
[isim]
Hayvan yavrusunun anasından süt emmesini önlemek için burnuna geçirilen başlık; burunsalık, burunluk
- TOMBULCA
-
-
[sıfat]
Biraz tombul
- "Karşımda tombulca, orta yaşlı bir kadın duruyordu."
-
[sıfat]
Biraz tombul
- BUĞULAMA
-
-
[isim]
Buğulamak işi
-
Buğuda pişmiş yemek
-
[isim]
Buğulamak işi
- BURKULMA
-
-
[isim]
Burkulmak işi
- "İçimde bir burkulma olmasına rağmen bu cevap beni sevindirdi."
-
[isim]
Burkulmak işi
- BUZLANIŞ
-
-
[isim]
Buzlanmak işi
-
[isim]
Buzlanmak işi
- BUTONSUZ
-
-
[sıfat]
Butonu olmayan
-
[sıfat]
Butonu olmayan
- CAMBULTU
-
-
[isim]
Bol suda hareket eden bir cismin çıkardığı ses
- "Cambul cumbul çaydan geçtim / Cambultusu bana değmez"
-
[isim]
Bol suda hareket eden bir cismin çıkardığı ses
- BUHRANLI
-
-
[sıfat]
Bakınız bunalımlı
- "Durum buhranlı ve çok tehlikeliydi."
-
[sıfat]
Bakınız bunalımlı
- ZEBUNKÜŞ
-
Kelime Kökeni: Farsça zebūnkuş
-
[sıfat, eskimiş]
Güçsüze acımayan, zavallıları ezen
- "Bir dakika evvelki korkak, zebunküş ve enayi kalemler, birdenbire celadet, ahlak ve akıl mümessili kesilir."
-
[sıfat, eskimiş]
Güçsüze acımayan, zavallıları ezen
- İSTANBUL
-
-
[isim]
Türkiye'nin Marmara Bölgesi'nde yer alan illerinden biri
-
[isim]
Türkiye'nin Marmara Bölgesi'nde yer alan illerinden biri
- SABUNLUK
-
-
[isim]
İçine sabun konulan küçük kap
-
[sıfat]
Sabun yapımına elverişli olan
- "Sabunluk yağ."
-
[isim]
İçine sabun konulan küçük kap
- GAYBUBET
-
Kelime Kökeni: Arapça ġaybūbet
-
[isim, eskimiş]
Bakınız yokluk
- "Gaybubeti sırasında geçen hadiselere dair tafsilatı bir kere de kulaklarıyla dinlemek istiyor."
-
[isim, eskimiş]
Bakınız yokluk
- BUZCULUK
-
-
[isim]
Buzcunun yaptığı iş
-
[isim]
Buzcunun yaptığı iş
- BUCAKSIZ
-
-
[sıfat]
Bucağı olmayan
-
[sıfat]
Bucağı olmayan
- BUNALMAK
-
-
[nesnesiz]
Soluk alması güçleşmek
- "Hoca bu son sözleri söylerken havasızlıktan bunalıyor gibi başını tavana kaldırıyor."
-
[mecaz]
Çok sıkılmak, çok tedirgin olmak; boğulmak, darlanmak
- "Geçenlerde yeni çıkan uzunca bir şiirini okuyuncaya kadar bunaldım."
-
[nesnesiz]
Soluk alması güçleşmek
- BULUŞMAK
-
-
[nesnesiz, -le]
Uzun bir ayrılıktan sonra birbirini görmek, birbirine kavuşmak
- "Arada sırada da olsa böyle buluşup konuşmak çok güzel oluyor, insanın çevresi genişliyor."
-
[-de]
Önceden belirlenmiş bir yer ve zamanda bir araya gelmek
- "Ertesi gün yine pastacıda buluştular."
-
Bir araya gelmek
- "Yâr ile buluşsak bir tenha yerde / Duyarlar rakipler söz olur gider"
-
[nesnesiz, -le]
Uzun bir ayrılıktan sonra birbirini görmek, birbirine kavuşmak
- BUĞDAYSI
-
-
[sıfat]
Buğdayı andıran, buğdaya benzeyen, buğday gibi; buğdayımsı
- "Tenin buğdaysı, boyun bir başak kadardı."
-
[sıfat]
Buğdayı andıran, buğdaya benzeyen, buğday gibi; buğdayımsı