İçinde bu olan 8 harfli 113 kelime var. İçerisinde BU bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında bu olan kelimeler listesine ya da sonu bu ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ÇARÇABUK

  1. [zarf] Bakınız çabucak
    • "Ondan beklentimi çarçabuk unuttum." (Adalet Ağaoğlu)
KUŞBURNU

  1. [isim, bitki bilimi] Çalılık ve ormanlık alanlarda yetişen, soluk pembe renkte çiçekler açan bir ağaç, yaban gülü ağacı (Rosa canina)
    • "Kuşburnunu budarlar / Işkın sürmesin diye" (Halk türküsü)
  2. [bitki bilimi] Bu ağacın parlak kırmızı renkli, içi tüylü ve çekirdekli meyvesi
  3. Bu meyveden yapılan içecek
BUZLANMA

  1. [isim] Buzlanmak işi
BURUNSAK

  1. [isim] Hayvan yavrusunun anasından süt emmesini önlemek için burnuna geçirilen başlık; burunsalık, burunluk
  2. Hayvanların burunlarına geçirilen ip; burunsalık, burunluk
TOMBULCA

  1. [sıfat] Biraz tombul
    • "Karşımda tombulca, orta yaşlı bir kadın duruyordu." (Nazlı Eray)
BUĞULAMA

  1. [isim] Buğulamak işi
  2. Buğuda pişmiş yemek
BURKULMA

  1. [isim] Burkulmak işi
    • "İçimde bir burkulma olmasına rağmen bu cevap beni sevindirdi." (Kemal Bilbaşar)
BUZLANIŞ

  1. [isim] Buzlanmak işi
BUTONSUZ

  1. [sıfat] Butonu olmayan
CAMBULTU

  1. [isim] Bol suda hareket eden bir cismin çıkardığı ses
    • "Cambul cumbul çaydan geçtim / Cambultusu bana değmez" (Halk türküsü)
BUHRANLI

  1. [sıfat] Bakınız bunalımlı
    • "Durum buhranlı ve çok tehlikeliydi." (Falih Rıfkı Atay)
ZEBUNKÜŞ

Kelime Kökeni: Farsça zebūnkuş

  1. [sıfat, eskimiş] Güçsüze acımayan, zavallıları ezen
    • "Bir dakika evvelki korkak, zebunküş ve enayi kalemler, birdenbire celadet, ahlak ve akıl mümessili kesilir." (Necip Fazıl Kısakürek)
İSTANBUL

  1. [isim] Türkiye'nin Marmara Bölgesi'nde yer alan illerinden biri
SABUNLUK

  1. [isim] İçine sabun konulan küçük kap
  2. [sıfat] Sabun yapımına elverişli olan
    • "Sabunluk yağ."
GAYBUBET

Kelime Kökeni: Arapça ġaybūbet

  1. [isim, eskimiş] Bakınız yokluk
    • "Gaybubeti sırasında geçen hadiselere dair tafsilatı bir kere de kulaklarıyla dinlemek istiyor." (Feridun Fazıl Tülbentçi)
BUZCULUK

  1. [isim] Buzcunun yaptığı iş
BUCAKSIZ

  1. [sıfat] Bucağı olmayan
BUNALMAK

  1. [nesnesiz] Soluk alması güçleşmek
    • "Hoca bu son sözleri söylerken havasızlıktan bunalıyor gibi başını tavana kaldırıyor." (Reşat Nuri Güntekin)
  2. [mecaz] Çok sıkılmak, çok tedirgin olmak; boğulmak, darlanmak
    • "Geçenlerde yeni çıkan uzunca bir şiirini okuyuncaya kadar bunaldım." (Necati Cumalı)
BULUŞMAK

  1. [nesnesiz, -le] Uzun bir ayrılıktan sonra birbirini görmek, birbirine kavuşmak
    • "Arada sırada da olsa böyle buluşup konuşmak çok güzel oluyor, insanın çevresi genişliyor." (Tahsin Yücel)
  2. [-de] Önceden belirlenmiş bir yer ve zamanda bir araya gelmek
    • "Ertesi gün yine pastacıda buluştular." (Peyami Safa)
  3. Bir araya gelmek
    • "Yâr ile buluşsak bir tenha yerde / Duyarlar rakipler söz olur gider"
BUĞDAYSI

  1. [sıfat] Buğdayı andıran, buğdaya benzeyen, buğday gibi; buğdayımsı
    • "Tenin buğdaysı, boyun bir başak kadardı." (Ahmet Muhip Dıranas)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü