İçinde bu olan 7 harfli 103 kelime var. İçerisinde BU bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında bu olan kelimeler listesine ya da Sonu bu ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- BUNALIM
-
-
[isim]
Doğal bir süreçte birdenbire oluşan aykırılık, bunluk, buhran, kriz
- "Kızcağızın daha önce de bazı bunalımlar geçirmiş olduğu ortaya çıktı." (Erhan Bener)
-
Tehlikeli sonuç doğurabilecek gerginlik, buhran, kriz
- "Bunalım anlarında insanın yüreğini, en ürkütücü olasılıklar yoklamaz mı?" (Atilla İlhan)
-
Uyaranlara karşı duyarlığın, iş yapabilme gücünün, kendine güvenin azalarak karamsarlığın, umutsuzluğun güçlenmesiyle ortaya çıkan ruhsal bozukluk, ruhsal çöküntü, depresyon
- "Zavallı oğlan bu bunalım anlarında acınacak hâlde oluyordu." (Haldun Taner)
-
Bir hastalıkta iyileşme veya ölümle sonuçlanan, birdenbire olan fizyolojik değişiklik, kriz
-
Çoğunluğa ilişkin satın alma gücünün durması, satış değerlerinin düşmesi, çalışma gücünün azalması vb. sebeplerle ortaya çıkan ekonomik durum, kriz
-
[isim]
Doğal bir süreçte birdenbire oluşan aykırılık, bunluk, buhran, kriz
- MAHBUBE
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Sevilen kadın
-
[isim]
Sevilen kadın
- KABUKLU
-
-
[sıfat]
Kabuğu olan
-
[sıfat]
Kabuğu olan
- BULAŞMA
-
-
[isim]
Bulaşmak işi
-
[isim]
Bulaşmak işi
- BUZULLU
-
-
[sıfat]
Buzulu olan
- "Buzullu dağlar."
-
[sıfat]
Buzulu olan
- MECBURİ
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Zorunlu
- "Mecburi iniş."
-
[sıfat]
Zorunlu
- BURUNTU
-
-
[isim]
Buru, sancı, bağırsak bozukluğu
- "Sus! Buruntu geçiriyorum, azıcık kıpırdansam falya." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
-
[isim]
Buru, sancı, bağırsak bozukluğu
- BURUŞMA
-
-
[isim]
Buruşmak işi
-
[isim]
Buruşmak işi
- BURLESK
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Sanat alanında ve özellikle edebiyatta rastlanan, komikliğe dayanan bir tür
-
[isim]
Sanat alanında ve özellikle edebiyatta rastlanan, komikliğe dayanan bir tür
- BULUNUŞ
-
-
[isim]
Bulunma işi veya biçimi
-
[isim]
Bulunma işi veya biçimi
- BURKMAK
-
-
[-i]
Bir şeyi burar gibi ekseni etrafında döndürmek
- "Birinin kolunu burkmak."
-
[nsz]
Burkulmak
- "Ayağım burktu."
-
Acı vermek, üzmek
- "Yörede, şimdi yürek burkan bir suskunluk vardı." (Tarık Buğra)
-
Bazı yiyecekler, ağza kekre tat vermek
-
[-i]
Bir şeyi burar gibi ekseni etrafında döndürmek
- BUUTSUZ
-
-
[sıfat]
Boyutu olmayan
-
[sıfat]
Boyutu olmayan
- BURTLAK
-
-
[isim]
Taşlık, çalılık yer
-
[isim]
Taşlık, çalılık yer
- KABUKSU
-
-
[sıfat]
Kabuğu andıran, kabuğa benzeyen, kabuk gibi, kabuğumsu
- "Kabuksu tüyler."
-
[sıfat]
Kabuğu andıran, kabuğa benzeyen, kabuk gibi, kabuğumsu
- BULUNMA
-
-
[isim]
Bulunmak işi
-
[isim]
Bulunmak işi
- HUBUBAT
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Tahıl
- "Benim memleketim de ziraata elverişlidir, hububat yetiştirir." (Refik Halit Karay)
-
[isim]
Tahıl
- BURAĞAN
-
-
[isim]
Güçlü esen rüzgâr
-
[isim]
Güçlü esen rüzgâr
- MATBUAT
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Basın
-
[isim]
Basın
- BULANMA
-
-
[isim]
Bulanmak işi
-
[isim]
Bulanmak işi
- BULUTSU
-
-
[isim]
Uzayda gaz ve toz bulutu, nebülöz
-
[isim]
Uzayda gaz ve toz bulutu, nebülöz