İçinde bu olan 7 harfli 103 kelime var. İçerisinde BU bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında bu olan kelimeler listesine ya da Sonu bu ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

BULAMAK

  1. [-i] Bir nesnenin her yanını bir şeye değdirerek üstünü onunla kaplamak, bir nesneyi başka bir maddeye batırmak
    • "Balığı una bulamak."
  2. Kirletmek
    • "Çocuk üstünü başını çamura bulamış."

BULUTSU

  1. [isim] Uzayda gaz ve toz bulutu, nebülöz

BUZULLU

  1. [sıfat] Buzulu olan
    • "Buzullu dağlar."

BUNALIM

  1. [isim] Doğal bir süreçte birdenbire oluşan aykırılık, bunluk, buhran, kriz
    • "Kızcağızın daha önce de bazı bunalımlar geçirmiş olduğu ortaya çıktı." (Erhan Bener)
  2. Tehlikeli sonuç doğurabilecek gerginlik, buhran, kriz
    • "Bunalım anlarında insanın yüreğini, en ürkütücü olasılıklar yoklamaz mı?" (Atilla İlhan)
  3. Uyaranlara karşı duyarlığın, iş yapabilme gücünün, kendine güvenin azalarak karamsarlığın, umutsuzluğun güçlenmesiyle ortaya çıkan ruhsal bozukluk, ruhsal çöküntü, depresyon
    • "Zavallı oğlan bu bunalım anlarında acınacak hâlde oluyordu." (Haldun Taner)
  4. Bir hastalıkta iyileşme veya ölümle sonuçlanan, birdenbire olan fizyolojik değişiklik, kriz
  5. Çoğunluğa ilişkin satın alma gücünün durması, satış değerlerinin düşmesi, çalışma gücünün azalması vb. sebeplerle ortaya çıkan ekonomik durum, kriz

BUĞUEVİ

  1. [isim] Hastalık dolayısıyla mikroplu sayılan eşyanın sıcak buğu ile temizlendiği yer, tephirhane

SABUNLU

  1. [sıfat] İçinde sabun eritilmiş
    • "Sabunlu su."
  2. Sabun sürülmüş fakat durulanmamış

BULANIŞ

  1. [isim] Bulanma işi veya biçimi

BULAŞLI
...
BURJUVA

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [sıfat] Şehirde yaşayıp özel imtiyazlardan yararlanan
    • "Burjuva bir aileden doğmuş, bir fabrikatörle evlenmiş." (Hüseyin Cahit Yalçın)
  2. Orta sınıftan olan, kent soylu

ÇABUCAK

  1. [zarf] Vakit geçirmeden, kısa sürede, aceleten, acilen, alelacele, anında, bir anda, bir çırpıda, birden, bir hamlede, bir koşu, bir lahzada, bir solukta, çabucacık, çabuk, çabukça, çarçabuk, dakikasında, derakap, derhâl, hemen, hemencecik, hemencek, hızla, hızlı, hızlı hızlı, ivedilikle, lahzada, müstacelen, palas pandıras, serian, süratle, şipşak, tez beri, tezce, tezelden, yellim yelalim
    • "Yatakta çabucak doğruldu." (Atilla İlhan)
  2. Kolaylıkla

BURSALI
...
BUDANIŞ

  1. [isim] Budanma işi veya biçimi

BUNAYIŞ

  1. [isim] Bunama işi veya biçimi

OBURLUK

  1. [isim] Obur olma durumu
    • "Tekaüt olduktan sonra doktorlara inat oburluğa, nargileye bir nihayet vermemişti." (Ömer Seyfettin)

BUNAKÇA

  1. [zarf] Bunak gibi

BULUNTU

  1. [isim] Kazı veya araştırmalarla ortaya çıkarılmış olan, bazen de rast gelinerek bulunan eski çağlardan kalma eşya
  2. Sokakta bulunup alınan çocuk
  3. Herhangi bir yerde bulunup gerçekten veya hükmen sahibi bulunmayan mal

ABUHAVA

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] İklim

BURAĞAN

  1. [isim] Güçlü esen rüzgâr

ÜÇBUDAK

  1. [isim] İzmir'de üretilen bir tütün türü

KABUSLU
...
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü