İçinde bu olan 6 harfli 84 kelime var. İçerisinde BU bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında bu olan kelimeler listesine ya da sonu bu ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

BULUCU

  1. [isim] Bakınız kâşif
  2. Bakınız icatçı
  3. Bakınız dedektör
BUNLAR

  1. [zamir] Bu zamirinin çokluk biçimi
    • "Bunlar, matbaada basılan ve dağıtımı yapılan dergilerdi artık." (Ayla Kutlu)
MATBUA

Kelime Kökeni: Arapça maṭbūʿa

  1. [isim, eskimiş] Bakınız basma
CUMBUL

  1. [isim] Bir kabın içerisinde çalkalanan bir sıvının çıkardığı ses
BULADA

Kelime Kökeni: Rumca

  1. [isim] Büyük piliç
BUTLAN

Kelime Kökeni: Arapça buṭlān

  1. [isim, hukuk] Batıl olma durumu
  2. [hukuk] Hukuki bir işlemin kurucu unsurlarında mevzuatta öngörülen şartlar sağlanmışken geçerlilik şartlarında yasada öngörülen zorunlu bir unsurun eksik olması durumu
BURSLU

  1. [sıfat] Herhangi bir kuruluş veya kimseden burs alan, bursu olan; bursiyer
  2. [zarf] Burs alarak
BUNSUZ

  1. [zarf] Bu olmaksızın
    • "Memleketimin sanatının bunlar olduğuna inanıyorum, bunsuz olamam." (Yaşar Kemal)
OBURCA

  1. [zarf] Doymak bilmez bir biçimde; oburcasına
    • "Böyle kibar bir doygunlukla oturma, oburca saldır yemeklere." (Oya Baydar)
BUZLUK

  1. [isim] Yiyecek ve içecekleri soğutarak saklamak için kullanılan, buzla soğutulan kap veya dolap
  2. Buzdolabının içinde buz yapan bölme
  3. Buz parçalarıyla kaplı veya örtülü yer
    • "Kuyulara sarkıtılmış, buzlukta yatırılmış buğulu rakı şişelerini, nefis mezeleri dizerler masasına..." (Ayşe Kulin)
  4. Bozulmaması gereken şeylerin konulduğu çok soğuk oda
    • "Beş kardeşinin cesetlerini buzlukta bulunan babası Sarı Selim’in cesedinin yanına koydurttu." (İbrahim Emiroğlu)
ETOBUR

  1. [sıfat, hayvan bilimi] Dişleri et yiyecek biçimde gelişmiş, omurgalı, memeli (hayvan); etçil, karnivor
TEMBUL

Kelime Kökeni: Farsça tenbūl

  1. [isim, bitki bilimi] Hindistan'da yetişen, tırmanıcı bir tür biber ağacı (Piper betle)
BURNAZ

  1. [sıfat, ağızlardan] İri ve uzun burunlu
    • "Lügat kitaplarına göre burnaz sözü büyük burunlu manasına gelirmiş, ben işitmedim." (Sermet Sami Uysal)
CİBUTİ

  1. [isim] Doğu Afrika'da, Aden Körfezi kıyısında bir ülke
  2. [isim] Cibuti'nin başkenti
BUZUKİ

Kelime Kökeni: Rumca

  1. [isim] Bağlamaya benzer, bozuk düzen çalınan bir Yunan çalgısı
    • "Tozlu bir buzuki, bir de saz duvarda yan yana sallanıyordu." (Osman Necmi Gürmen)
BURKMA

  1. [isim] Burkmak işi
BUKRAN

Kelime Kökeni: Arapça buḳrān

  1. [isim] Saraçların kullandığı yün kırpıntısı
    • "Öte yandan bukran gibi yerli üretimin yanı sıra Erzincan, Irak’tan getirilen cam ve avizeleri kandil yaparak işleyip iç ve dış piyasalara sürmekteydi." (Ersal Yavi)
KİBUTZ

Kelime Kökeni: İbranice

  1. [isim] İsrail'de ortak çalışma esaslarına göre oluşturulmuş tarımsal topluluk
BUMBAR

Kelime Kökeni: Farsça mebār, mubār

  1. [isim] Büyükbaş ve küçükbaş hayvanların kalın bağırsağı
  2. Bu bağırsağa ciğer, kıyma, pirinç veya bulgur doldurularak yapılan yemek
    • "Bumbar dolması."
  3. Soğuğun girmesini önlemek için kapı ve pencere aralıklarına takılan, içi pamuk dolu, uzun bez kılıf
BUMBUZ

  1. [sıfat] Çok soğuk, buz gibi
    • "Ne olsa bumbuz su. Ne olsa donduruyor." (Fakir Baykurt)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü