İçinde boy olan 8 harfli 16 kelime var. İçerisinde BOY bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında boy olan kelimeler listesine ya da sonu boy ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Boy Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
B O Y
3 Harfli Kelimeler
BOY
2 Harfli Kelimeler
OY, YO
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- BOYALAMA
-
-
[isim]
Boyalamak işi
-
[isim]
Boyalamak işi
- BOYLATMA
-
-
[isim]
Boylatmak işi
-
[isim]
Boylatmak işi
- BOYNUZLU
-
-
[sıfat]
Boynuzu olan (hayvan)
-
[mecaz]
Eşi veya sevgilisi tarafından aldatılmış (kimse)
- "Böyle kocalara her dilde boynuzlu derler."
-
[isim, argo]
Bakınız troleybüs
- "Küçük şehirlerde her yere yürüyerek gidilirken 70’lerde İstanbul’da tramvaylar kaldırılmış, yerine halk arasında ‘boynuzlu’ denilen troleybüsler konmuştu."
-
[sıfat]
Boynuzu olan (hayvan)
- BOYANMAK
-
-
[nesnesiz]
Boyama işi yapılmak
- "Pencerelerin camları beyaz yağlı boya ile boyanmış."
-
Makyaj yapmak
- "Kadın aşırı boyanmıştı, adamın yüzü solgundu."
-
Boya bulaşmak
-
[-e, mecaz]
Belli bir renge bürünmek
- "Kale yıkıntısına gelince durdu, gökyüzü kızıla boyanmıştı, güneş az sonra turuncu bulutların ardından görünürdü."
-
[nesnesiz]
Boyama işi yapılmak
- BOYUTSUZ
-
-
[sıfat]
Boyutu olmayan, buutsuz
- "Zaman hep biraz kadehlerin arkasında ve boyutsuzdur."
-
[sıfat]
Boyutu olmayan, buutsuz
- BOYLAMAK
-
-
[-i]
Boy ve hacmine göre ayırmak
-
[mecaz]
İstemeyerek bir yere gitme durumunda kalmak
- "İkiniz de hapsi boylarsınız."
-
[mecaz]
Bakınız düşmek
- "Ayağı kaydı, yeri boyladı."
-
Herhangi bir yere erişmek, ulaşmak
- "Fakat o doludizgin kırkı boylamış bir ateşle par par yanıyordu."
-
[-i]
Boy ve hacmine göre ayırmak
- BOYNUZSU
-
-
[sıfat]
Boynuzu andıran, boynuza benzeyen, boynuz gibi; boynuzumsu
-
[sıfat]
Boynuzu andıran, boynuza benzeyen, boynuz gibi; boynuzumsu
- BOYKOTÇU
-
-
[isim]
Boykot yapan veya boykota katılan kimse
-
[isim]
Boykot yapan veya boykota katılan kimse
- BOYLANMA
-
-
[isim]
Boylanmak işi
-
[isim]
Boylanmak işi
- BOYKOTAJ
-
Kelime Kökeni: Fransızca boycottage
-
[isim]
Boykot etme işi
- "Evvela 'kötüler' lakabı takılır, sonra boykotaj başlar."
-
[isim]
Boykot etme işi
- BOYLANIŞ
-
-
[isim]
Boylanmak işi
-
[isim]
Boylanmak işi
- BOYUNSUZ
-
-
[sıfat]
Boynu olmayan
-
[zarf]
Boynu olmadan
- "Başı omuzlarının arasına sanki boyunsuz yerleştirilmiş, tıkız bir köylü."
-
[sıfat]
Boynu olmayan
- BOYAHANE
-
Kelime Kökeni: Türkçe boya + Farsça ḫāne
-
[isim]
Boya işleri yapılan yer
-
[isim]
Boya işleri yapılan yer
- BOYATMAK
-
-
[-i]
Boyama işini yaptırmak, boya sürdürmek
- "Kunduralarımı boyatmak istemiştim."
-
[-i]
Boyama işini yaptırmak, boya sürdürmek
- BOYLULUK
-
-
[isim]
Uzun boylu olma durumu
-
[isim]
Uzun boylu olma durumu
- BOYUNLUK
-
-
[isim]
Dış etkenler ve ani hareketlerden boynu korumak için kullanılan gereç
-
Kadınların süs için boyunlarına taktıkları, halka biçiminde örülmüş veya dikilmiş bir çeşit atkı
-
Atların göğsüne takılan, çoklukla içi keçe dolu, dışı deri ile kaplanmış koşum takımı parçası
-
[tarih]
Düşmanın kılıç ve mızrağından korumak için hayvanların başlarına geçirilen zırh
-
[isim]
Dış etkenler ve ani hareketlerden boynu korumak için kullanılan gereç