İçinde boy olan 6 harfli 15 kelime var. İçerisinde BOY bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında boy olan kelimeler listesine ya da sonu boy ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Boy Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
BOY
2 Harfli Kelimeler
OY, YO
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- BOYSUZ
-
-
[sıfat]
Benzerleri arasında boyu kısa olan
-
[sıfat]
Benzerleri arasında boyu kısa olan
- BOYDAK
-
-
[isim, ağızlardan]
Yükü olmayan yaya
-
Bekâr yaşayan kimse
-
Başıboş, işsiz güçsüz kimse
-
Çocuksuz kadın
-
[isim, ağızlardan]
Yükü olmayan yaya
- BOYANA
-
Kelime Kökeni: (Bayonne yer adından)
-
[isim, denizcilik]
Bakınız boyna
-
[isim, denizcilik]
Bakınız boyna
- BOYDAŞ
-
-
[sıfat]
Aynı boyda olan (kimse)
-
[isim, eskimiş]
Bakınız akran
-
[sıfat]
Aynı boyda olan (kimse)
- KOVBOY
-
Kelime Kökeni: Fransızca cow-boy
-
[isim]
Amerika'da sığır çobanı
- "Kovboy bozuntusu yahut gangster torunu birkaç sivri akıllıdır onlar."
-
[mecaz]
Gangsterliğe özenen kimse
-
[isim]
Amerika'da sığır çobanı
- BOYNUZ
-
-
[isim]
Bazı hayvanların başında bulunan, tırnaksı bir maddeden, uzun, kıvrık veya çatallı korunma organı
- "Boynuzlarına vurdu ve gözlerini kurttan ayırmaksızın yavaşça geri geri sürükledi."
-
[sıfat]
Bu organdan yapılmış
- "Boynuz tarak."
-
Kurşun borudan kol alma işleminde kullanılan demirden yapılmış alet
-
Hacamat yaparken kanı çekmek için kullanılan aletlerden birisi
-
[müzik]
Üzerine delikler açılmış hayvan boynuzundan yapılan, üflemeli bir tür çalgı
-
Bazı böceklerde başın ön bölümünde bulunan, eklemlerden oluşmuş hareketli duyu alma organı
-
[eskimiş]
Troleybüslerin çalışabilmesi için bir hava hattından elektrik akımı almasını sağlayan, ön kısımda yer alan iki kol
- "Elektrik hattına bağlı iki boynuz ile çalışan troleybüslerin ikide bir boynuzları çıkar, şoför iner, alışkın hareketlerle boynuzu yerine takar ve yola devam ederdi."
-
[isim]
Bazı hayvanların başında bulunan, tırnaksı bir maddeden, uzun, kıvrık veya çatallı korunma organı
- BOYLER
-
Kelime Kökeni: İngilizce boiler
-
[isim]
Kalorifer kazanının sıcaklığından yararlanarak içindeki suyun ısıtılması sağlanan depo
-
[isim]
Kalorifer kazanının sıcaklığından yararlanarak içindeki suyun ısıtılması sağlanan depo
- BOYUNA
-
-
[zarf]
Bakınız uzunlamasına
-
Ara vermeden, sürekli olarak
- "Doktor Haldun lakırtıya ondan evvel yakalanmış, boyuna anlatıyordu."
-
[zarf]
Bakınız uzunlamasına
- BOYLAM
-
-
[isim, gök bilimi]
Yeryüzündeki herhangi bir noktanın meridyen çemberiyle başlangıç olarak alınan Greenwich Gözlemevi'nin meridyen çemberi arasındaki açı değeri; tul, tul derecesi, meridyen
-
[isim, gök bilimi]
Yeryüzündeki herhangi bir noktanın meridyen çemberiyle başlangıç olarak alınan Greenwich Gözlemevi'nin meridyen çemberi arasındaki açı değeri; tul, tul derecesi, meridyen
- BOYALI
-
-
[sıfat]
Boya sürülmüş, boyanmış veya boyaya batırılmış
- "Türk evlerinde köşeler ve tavanlar türlü renklerle boyalı oyma tahtalarla süslü idi."
-
Belli bir renkte boyanmış olan
- "… yeşil boyalı demir kapıdan çabucak çıktım ve tepeyi aşıp soluk soluğa kasabaya doğru inmeye başladım."
-
Bakınız makyajlı
- "İşte o dakikadan itibaren onun boyalı dudaklarından, yapma sarı saçlarından nefret ediyordum."
-
[sıfat]
Boya sürülmüş, boyanmış veya boyaya batırılmış
- BOYACI
-
-
[isim]
Boyama işini, boyacılığı meslek edinen kimse
- "Sallıyor boyacı çocuğu fırçasını."
-
Boya yapan veya satan kimse
-
Boya satılan dükkân
- "Ben elimde bir gazete ile boyacıda oturuyordum."
-
Ayakkabı vb. deri ürünlerin boyandığı dükkân
-
[isim]
Boyama işini, boyacılığı meslek edinen kimse
- BOYAMA
-
-
[isim]
Boyamak işi; pentür
- "Bunlar, eşitlikten yana olduklarını söyleseler de yaptıkları işler hep kendi ipliklerini boyamaya dayanır."
-
Renkli yazma, mendil vb
-
[sıfat]
Rengi boya ile sonradan verilmiş olan
- "Kara olan uzun bıyıkları, saçlarına pek uymuyor, boyama bıyığa benziyordu."
-
[isim]
Boyamak işi; pentür
- DEBBOY
-
Kelime Kökeni: Fransızca dépôt
-
[isim, eskimiş, askerlik]
Bakınız depo
-
[isim, eskimiş, askerlik]
Bakınız depo
- BOYKOT
-
Kelime Kökeni: Fransızca boycott
-
[isim]
Bir işi, bir davranışı yapmama kararı alma
-
Bir kimse, bir topluluk veya bir ülkeyle amaca ulaşmak için her türlü ilişkiyi kesme
-
[isim]
Bir işi, bir davranışı yapmama kararı alma
- ŞEBBOY
-
Kelime Kökeni: Farsça şebbūy
-
[isim, bitki bilimi]
Turpgillerden, güzel kokulu, dar yapraklı, değişik renkli çiçekleri olan, çok yıllık ve otsu bir süs bitkisi (Cheiranthus cheiri)
- "Bir sepetin içinde sümbüller, fulyalar, zerrinler, menekşeler, şebboylar, dalga dalga renkler, damla damla rayihalar sıralanmıştı."
-
[isim, bitki bilimi]
Turpgillerden, güzel kokulu, dar yapraklı, değişik renkli çiçekleri olan, çok yıllık ve otsu bir süs bitkisi (Cheiranthus cheiri)