İçinde bo olan 7 harfli 95 kelime var. İçerisinde BO bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında bo olan kelimeler listesine ya da Sonu bo ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- BOĞANAK
-
-
[isim]
Sağanak, bora
-
[isim]
Sağanak, bora
- BOLALMA
-
-
[isim]
Bolalmak işi veya durumu
-
[isim]
Bolalmak işi veya durumu
- BOPSTİL
-
-
[isim]
Züppece giyiniş biçimi
-
Bu biçimde giyinen kimse
-
[isim]
Züppece giyiniş biçimi
- BORUMSU
- ...
- BOZMACI
-
-
[isim]
Eski şeyleri alıp bozarak parça parça satan kimse
-
[isim]
Eski şeyleri alıp bozarak parça parça satan kimse
- BOZUŞMA
-
-
[isim]
Bozuşmak işi
-
[isim]
Bozuşmak işi
- BOZLAMA
-
-
[isim]
Bozlamak eylemi
-
[isim]
Bozlamak eylemi
- İTBOĞAN
-
-
[isim]
Kaplanboğan
-
[isim]
Kaplanboğan
- HENTBOL
-
Kelime Kökeni : İngilizce
-
[isim]
El topu
-
[isim]
El topu
- PREBOLİ
- ...
- BORİKLİ
-
-
[sıfat]
İçinde borik asit bulunan
- "Borikli vazelin."
-
[sıfat]
İçinde borik asit bulunan
- BOĞALIK
-
-
[isim]
Boğa olarak kullanılmak için ayrılan bir yaşından yukarı erkek sığır
-
[isim]
Boğa olarak kullanılmak için ayrılan bir yaşından yukarı erkek sığır
- BOZUMSU
-
-
[sıfat]
Rengi bozu andıran, boza benzeyen
-
[sıfat]
Rengi bozu andıran, boza benzeyen
- BOTANİK
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Bitki bilimi
-
[isim]
Bitki bilimi
- BOLİVYA
- ...
- BOŞANIŞ
-
-
[isim]
Boşanma işi veya biçimi
-
[isim]
Boşanma işi veya biçimi
- BOYATMA
-
-
[isim]
Boyatmak işi
-
[isim]
Boyatmak işi
- BOZARMA
-
-
[isim]
Bozarmak işi veya durumu
-
[isim]
Bozarmak işi veya durumu
- BAŞIBOŞ
-
-
[sıfat]
Bir şeye veya kimseye bağlı olmayan
- "Başıboş yaşayışa alışkın değildir." (Haldun Taner)
- "Durgun sular, başıboş bıraktığım sandalı / Yalıların önünden geçirdi yavaş yavaş." (Faruk Nafiz Çamlıbel)
-
Bağlanmamış, serbest bırakılmış
- "İstanbul'un başıboş köpekleri rahatça ömür sürmektedirler." (Salâh Birsel)
-
Yönetimsiz, baskısız, denetimsiz bir biçimde
- "Günün birçok saatlerinde dar sokaklarda başıboş dolaşır, eski Anadolu evlerini seyrederdim." (Ahmet Hamdi Tanpınar)
-
[zarf]
Kendi isteğine göre, hiçbir etki altında kalmadan
-
[sıfat]
Bir şeye veya kimseye bağlı olmayan
- BOĞUNTU
-
-
[isim]
Zor soluk alma
-
Sıkıntı
- "Sen hiçbir zaman bilmeyeceksin bu korkunç boğuntuyu, bu çaresizliği." (Nazlı Eray)
-
Bir şeyi değerinden çok yükseğe satma işi, vurgunculuk, ihtikâr
- "Boğuntuya biterim, Mustafa kardeşim." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
-
[isim]
Zor soluk alma