İçinde bo olan 6 harfli 83 kelime var. İçerisinde BO bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında bo olan kelimeler listesine ya da Sonu bo ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

BOZGUN

  1. [isim] Bir toplulukta karşılıklı güvenin bozulması ile beliren karışıklık
    • "Durdu ve bir anda bütün mukavemeti bozguna uğradı." (Peyami Safa)
  2. Yenilgi
    • "Büyük bozgundan sonra Şam istasyonunda bırakmaya mecbur olduğumuz en son vagonun bile içi mecidiye dolu idi." (Falih Rıfkı Atay)
  3. [sıfat] Bozulmuş, dağılmış
    • "Bozgun ordu."
  4. [sıfat] Morali bozulmuş, çökmüş, yılgın

BOKSİT

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Korindon

YAZBOZ
...
LİZBON
...
ŞEBBOY

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Turpgillerden, güzel kokulu, dar yapraklı, değişik renkli çiçekleri olan, çok yıllık ve otsu bir süs bitkisi (Cheiranthus cheiri)

BOLİÇE

Kelime Kökeni : İbranice

  1. [isim] Yahudi kadını
    • "Balat kapısından girdim içeri / Boliçeler oturmuş iki geçeli." (Halk türküsü)

BOĞASI

Kelime Kökeni : İspanyolca

  1. [isim] İnce bez, astar

BOLLUK

  1. [isim] Bol olma durumu
    • "Eteğin belinde bir bolluk var."
  2. Parasal bakımdan rahatlık
    • "Hep eski bolluk zamanlarında yapılmış büyük vezir konaklarına rastlanırdı." (Abdülhak Şinasi Hisar)
  3. Fazlalık
    • "Öteden beri dergileri kaplayan şiir bolluğundan ürkerim." (Necati Cumalı)
  4. Her şeyin bol olduğu yer

ŞARBON

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Çeşitli hayvanlarda, özellikle koyun ve sığırlarda görülen, deri veya mukoza yoluyla insana bulaşan, bulaştığı yerde kara bir çıban yapan tehlikeli hastalık, karakabarcık, karayanık, yanıkara

BOZMAK

  1. [-i] Bir şeyi kendisinden beklenilen işi yapamayacak duruma getirmek
    • "Bu iki radyo istasyonu birbirini bozuyor."
  2. Bir yerin, bir şeyin düzenini karıştırmak
    • "Bir insanın aklını bozabilmesi için evvelce bu aklın mevcut olması lazım gelir." (Abdülhak Şinasi Hisar)
  3. Dokunmak, zarar vermek
    • "Bu yemek midemi bozdu."
  4. Geçersiz bir duruma getirmek
    • "Eğer nişanını bozduysa yazıklar olsun." (Memduh Şevket Esendal)
  5. Büyük parayı küçük birimlere ayırmak
    • "Bir milyon lira bozar mısın?"
  6. Bozguna uğratmak, yenmek, mağlup etmek
    • "Düşman ordusunu bozmak."
  7. Altını paraya çevirmek, bozdurmak
  8. Yabancı ülke parasını Türk parasına çevirmek
  9. Bağ veya bostanın son ürününü toplamak
    • "Bostanı bozduk."
  10. Kızlığına zarar vermek
  11. Biçimini ve kullanılışını değiştirmek
    • "Eskileri bozuyor, beni, çocuğu giydiriyor." (Ömer Seyfettin)
  12. Bırakmak, dağıtmak
    • "Tam biraz rahat edeceğim, işimi bozuyorsun." (Sait Faik Abasıyanık)
  13. Bir kimseyi beklemediği bir davranış karşısında bırakarak veya sözünü yalana çıkararak küçük düşürmek
    • "Adamcağızı fena bozdunuz."
  14. [-le] Aklını yitirecek derecede bir şeye düşkün olmak
    • "Adamcağız politika ile bozmuş."
  15. Kötü duruma getirmek

BOLERO

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Kısa kadın ceketi
    • "Saçları, yüzü, bolerosu, keten elbisesi, hepsi vücuduna yapışmış." (Ahmet Hamdi Tanpınar)
  2. Ağır ritimli bir İspanyol dansı
  3. Bu dansın müziği

ABORDA

Kelime Kökeni : İtalyanca

  1. [isim] Bir deniz teknesinin başka bir tekneye, bir iskeleye veya bir rıhtıma yanını vererek yanaşması
    • "Gemi rıhtıma aborda etmişti."

SEMBOL

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Duyularla ifade edilemeyen bir şeyi belirten somut nesne veya işaret, remiz, rumuz, timsal, simge
    • "Baykuş ve karga uğursuzluğun, merkep bönlüğün, domuz pisliğin, kaz alıklığın, aslan cesaretin, at zekâ ve adaletin, köpek sadakatin, bülbül aşkın, kelebek gençliğin işaret ve sembolü olmuştur." (Ahmet Haşim)

BOGOTA
...
BOYDAŞ

  1. [sıfat] Aynı boyda olan
  2. [isim] Akran

BOMBOK

  1. [sıfat] Çok kötü, çok berbat

FUTBOL

Kelime Kökeni : İngilizce

  1. [isim] Topu, kafa veya ayak vuruşları ile karşı kaleye sokma kuralına dayanan ve on birer kişilik iki takım arasında oynanan top oyunu, ayak topu
    • "Bir çayırlıkta futbol oynayan çocuklara hakemlik yaptım." (Sait Faik Abasıyanık)

KOVBOY

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Amerika'da sığır çobanı
    • "Kovboy bozuntusu yahut gangster torunu birkaç sivri akıllıdır onlar." (Refik Halit Karay)
  2. Gangsterliğe özenen kimse

BOKSÇU
...
BOKSÖR

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Boks yapan kimse, yumruk oyuncusu

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü