İçinde bo olan 6 harfli 83 kelime var. İçerisinde BO bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında bo olan kelimeler listesine ya da Sonu bo ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- BOALAR
-
-
[isim]
Sürüngenler sınıfının, yılanlar takımının bir bölümü
-
[isim]
Sürüngenler sınıfının, yılanlar takımının bir bölümü
- BOZOVA
- ...
- YAZBOZ
- ...
- BOKSÇU
- ...
- BORÇKA
- ...
- FUTBOL
-
Kelime Kökeni : İngilizce
-
[isim]
Topu, kafa veya ayak vuruşları ile karşı kaleye sokma kuralına dayanan ve on birer kişilik iki takım arasında oynanan top oyunu, ayak topu
- "Bir çayırlıkta futbol oynayan çocuklara hakemlik yaptım." (Sait Faik Abasıyanık)
-
[isim]
Topu, kafa veya ayak vuruşları ile karşı kaleye sokma kuralına dayanan ve on birer kişilik iki takım arasında oynanan top oyunu, ayak topu
- DEBBOY
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Depo
-
[isim]
Depo
- BORAKS
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Yoğunlaşmış borik asitten türeyen sodyum tuzu
-
[isim]
Yoğunlaşmış borik asitten türeyen sodyum tuzu
- BORÇLU
-
-
[sıfat]
Borcu olan, borç almış olan, verecekli, medyun
- "Merhumu borçlu yatırmak istemezmişiz elbet." (Yusuf Ziya Ortaç)
- "Dehasını, geçirdiği sara nöbetlerinin şokuna borçlu bulunuyordu." (Haldun Taner)
- "Para muamelelerinden borçlu çıkmıştı." (Yahya Kemal Beyatlı)
-
Manevi bir yükümlülük altında bulunan
- "Hayatımı ona borçluyum doğrusu." (Abdülhak Şinasi Hisar)
-
Bir şeyi birinin yardımıyla elde etmiş olan
- "Aslında, okumasını da ona borçludur." (Tarık Buğra)
-
[sıfat]
Borcu olan, borç almış olan, verecekli, medyun
- LOMBOZ
-
Kelime Kökeni : Rumca
-
[isim]
Kamaralarla alt güverteleri aydınlatmak için bordalardan ve güvertelerden açılan yuvarlak pencere
-
[isim]
Kamaralarla alt güverteleri aydınlatmak için bordalardan ve güvertelerden açılan yuvarlak pencere
- BOKTAN
-
-
[sıfat]
Temelsiz, derme çatma, yararsız
-
[sıfat]
Temelsiz, derme çatma, yararsız
- BOGOTA
- ...
- BONBON
-
-
[isim]
Şerbet içinde kaynatılarak üzeri şekerle kaplanmış meyve
-
[isim]
Şerbet içinde kaynatılarak üzeri şekerle kaplanmış meyve
- BOLERO
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Kısa kadın ceketi
- "Saçları, yüzü, bolerosu, keten elbisesi, hepsi vücuduna yapışmış." (Ahmet Hamdi Tanpınar)
-
Ağır ritimli bir İspanyol dansı
-
Bu dansın müziği
-
[isim]
Kısa kadın ceketi
- BOLLUK
-
-
[isim]
Bol olma durumu
- "Eteğin belinde bir bolluk var."
-
Parasal bakımdan rahatlık
- "Hep eski bolluk zamanlarında yapılmış büyük vezir konaklarına rastlanırdı." (Abdülhak Şinasi Hisar)
-
Fazlalık
- "Öteden beri dergileri kaplayan şiir bolluğundan ürkerim." (Necati Cumalı)
-
Her şeyin bol olduğu yer
-
[isim]
Bol olma durumu
- BORALI
-
-
[sıfat]
Yağmurlu, sert rüzgârlı ve soğuk havalı
- "Soğuk bir sonbahar ve sonbaharı boralı bir kış başladı." (Halide Edip Adıvar)
-
[sıfat]
Yağmurlu, sert rüzgârlı ve soğuk havalı
- BONCUK
-
-
[isim]
Cam, taş, sedef, tahta, plastik vb. maddelerden yapılan, ortası delik, çoğu yuvarlak ve renkli süs tanesi
- "Havadaki heyecana kapılmak şöyle dursun hatta uykusu gelmiş, gözleri boncuk gibi küçülmüş." (Reşat Nuri Güntekin)
-
[isim]
Cam, taş, sedef, tahta, plastik vb. maddelerden yapılan, ortası delik, çoğu yuvarlak ve renkli süs tanesi
- BOŞLUK
-
-
[isim]
Oyuk, çukur, kapanmamış yer
-
Kesinti, kopukluk
-
Boş geçen süre
- "Bu boşluktan sıkılıyorum."
-
Eksiklik, yoksunluk duygusu
- "Nevin, içinde ucu bucağı kayıp bir boşluk duydu." (Sait Faik Abasıyanık)
-
Yetersizlik
- "O günden bugüne olanları hatırladıkça insan ister istemez bu türlü çabaların hiçliğini, boşluğunu düşünmek zorunda kalıyor." (Refik Halit Karay)
-
İçinde hiçbir cisim bulunmayan, vakum
-
[isim]
Oyuk, çukur, kapanmamış yer
- BOYAMA
-
-
[isim]
Boyamak işi
-
Renkli yazma veya mendil
-
[sıfat]
Rengi boya ile sonradan verilmiş olan
- "Kara olan uzun bıyıkları, saçlarına pek uymuyor, boyama bıyığa benziyordu." (Osman Cemal Kaygılı)
-
[isim]
Boyamak işi
- BORDÜR
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Kaldırımların kenarlarında bulunan taşlar
-
Genellikle giyim kuşam malzemesindeki kenar süsü
-
Cilt kapağındaki kalın çizgiler
-
Banyo, tuvalet, mutfak vb. ıslak zeminlerde duvar döşemeleri arasına konan motifli bir tür fayans
-
[isim]
Kaldırımların kenarlarında bulunan taşlar