İçinde biye olan 7 harfli 8 kelime var. İçerisinde BİYE bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında biye olan kelimeler listesine ya da sonu biye ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Biye Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
4 Harfli Kelimeler
BİYE
3 Harfli Kelimeler
BEY, İYE
2 Harfli Kelimeler
BE, EY, YE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- BİYESİZ
-
-
[sıfat]
Biyesi olmayan, biye geçirilmemiş olan
-
[sıfat]
Biyesi olmayan, biye geçirilmemiş olan
- TERBİYE
-
Kelime Kökeni: Arapça terbiye
-
[isim]
Bakınız eğitim
- "Hepsi de karşılıklı bir iyilik ve bir terbiyeden istifade etmekteydiler."
-
Bakınız görgü
- "Davudi sesi, şetareti, terbiyesi kendisini hem kadınlara hem erkeklere sevdirmişti."
-
Bazı yemeklerin suyunu türlü yollarla koyulaştırma
-
Eti, pişirmeden önce çeşitli baharatlar, yağ, salça vb. şeyler içinde bir süre bekletme
-
Hayvanı alıştırma
- "Sessiz sinema filminde bir yabani atın terbiye sahnesi gösteriliyordu."
-
[isim]
Bakınız eğitim
- ZÜLBİYE
-
Kelime Kökeni: Arapça zulbiye
-
[isim]
Bakınız Bergama tatlısı
- "Fıstıklı, cevizli baklavaların, bülbülyuvası, şöbiyet, kadayıf, künefe, saray sarması ile zülbiye denilen Bergama tatlısının küçük tepsilerde yan yana sıralandığı tezgâhın arkasında yassı kafasının sadece tepesinde bir tutam saç bırakmış, bıyıkları yeni terlemiş gençten biri oturuyordu."
-
[isim]
Bakınız Bergama tatlısı
- CEMBİYE
-
Kelime Kökeni: Arapça cenbiyye
-
[isim, eskimiş]
Bir tür eğri kama
- "Karşı taraf üstüne üşüşüp cembiye ile Türk çocuğunu parçaladılar."
-
Ağzı eğri bir tür Arap bıçağı
- "Hatta Medine yolunda cembiye çeken bir bedevi çapulcuyu beraber pataklamışlar."
-
[isim, eskimiş]
Bir tür eğri kama
- ŞÖBİYET
-
-
[isim]
İnce yufkaların içine kaymak konulup üstüne dövülmüş fıstık serpilerek yapılan bir baklava türü
- "... karton kutusundan şerbeti sızan iki kilo şöbiyet ve yanında gözleri sürmeli, ellerinin üstü dövmeli iki çarşaflı kadınla kız istemeye gelen esmer delikanlıyı Temel’in gözü hiç tutmamıştı."
-
[isim]
İnce yufkaların içine kaymak konulup üstüne dövülmüş fıstık serpilerek yapılan bir baklava türü
- ASABİYE
-
Kelime Kökeni: Arapça ʿaṣabiyyet
-
[isim, tıp]
Bakınız sinir bilimi
-
Sinir hastalıkları ile ilgili hastane bölümü
-
[isim, tıp]
Bakınız sinir bilimi
- TIBBİYE
-
Kelime Kökeni: Arapça ṭibbiyye
-
[isim, eskimiş]
Doktor yetiştiren fakülte
- "İki yabancı dil bilen, okumuş, kibar bir tıbbiye talebesi."
-
[isim, eskimiş]
Doktor yetiştiren fakülte
- HARBİYE
-
Kelime Kökeni: Arapça ḥarbiyye
-
[isim, askerlik]
Savaşla ilgili işler
-
Bakınız harp okulu
-
[isim, askerlik]
Savaşla ilgili işler