İçinde bi olan 8 harfli 194 kelime var. İçerisinde Bİ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında bi olan kelimeler listesine ya da sonu bi ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- BİYOLOJİ
-
Kelime Kökeni: Fransızca biologie
-
[isim]
Bitki ve hayvanların köken, dağılım, yapı, gelişim, büyüme ve üremelerini inceleyen bilim dalı; dirim bilimi
- "Fizikte, kimyada, biyolojide böyle olduğu gibi toplumsal hayatta da böyledir; ortada bir görüntü bulunur, bir de bu görüntünün altındaki gerçek."
-
[isim]
Bitki ve hayvanların köken, dağılım, yapı, gelişim, büyüme ve üremelerini inceleyen bilim dalı; dirim bilimi
- BİLGİLİK
-
-
[isim]
Bakınız ansiklopedi
-
[isim]
Bakınız ansiklopedi
- BİNDALLI
-
-
[isim]
Çoğunlukla mor kadife üzerine sırma ile kabartma dal, yaprak ve çiçek işlenmiş, uzun kollu, boyu yere kadar uzanan, önü açık giysi
- "Düğün günü kuyruklu bindallı, sağdıç ve düğün sahiplerinin yakın çevrelerinden olan evli hanımlar (günümüzde genç kızlar) tarafından giyilmektedir."
-
Çoğunlukla mor kadife üzerine sırma ile dal, yaprak ve çiçek motifi işlenmiş kumaşla yapılmış
- "İki yüz yıl önce Türk sanat inceliği ile yapılan bindallı bohçayı açtı, içinden bayrağımızı aldı."
-
[isim]
Çoğunlukla mor kadife üzerine sırma ile kabartma dal, yaprak ve çiçek işlenmiş, uzun kollu, boyu yere kadar uzanan, önü açık giysi
- BİLGİSİZ
-
-
[sıfat]
Bilgi sahibi olmayan; bilisiz, malumatsız, cahil, vukufsuz
-
[sıfat]
Bilgi sahibi olmayan; bilisiz, malumatsız, cahil, vukufsuz
- BİHAKKIN
-
Kelime Kökeni: Arapça biḥaḳḳin
-
[zarf, eskimiş]
Hakkıyla, hakkını vererek
- "İşinin ehlidir, bihakkın çalışıyor."
-
[zarf, eskimiş]
Hakkıyla, hakkını vererek
- BİYAPRAK
-
-
[isim, bitki bilimi]
Yaprakları halka dizilişli, genellikle akvaryumlarda bulundurulan su bitkisi
-
[isim, bitki bilimi]
Yaprakları halka dizilişli, genellikle akvaryumlarda bulundurulan su bitkisi
- RUBİDYUM
-
Kelime Kökeni: Fransızca rubidium
-
[isim, kimya]
Atom numarası 37, atom ağırlığı 85,48, yoğunluğu 1,53 olan, 39 °C'de eriyen, çabuk oksitlenen, tütün, pancar vb. bitkilerde, maden sularında bulunan, potasyuma benzer kimyasal element (simgesi Rb)
-
[isim, kimya]
Atom numarası 37, atom ağırlığı 85,48, yoğunluğu 1,53 olan, 39 °C'de eriyen, çabuk oksitlenen, tütün, pancar vb. bitkilerde, maden sularında bulunan, potasyuma benzer kimyasal element (simgesi Rb)
- BİNİŞMEK
-
-
[nesnesiz]
İki parçadan biri öbürünün üstünde olmak
-
Kas kirişleri birbiri üstüne binmek
-
Kırık bir kemiğin iki parçası birbiri üstüne gelmek
-
[nesnesiz]
İki parçadan biri öbürünün üstünde olmak
- AMBİYANS
-
Kelime Kökeni: Fransızca ambiance
-
[isim]
Bakınız tarz
- "Ama Baba Karpiç’in bir ayini andıran servis anlayışı ve lezzetli yemekleri salonunun Avrupai ambiyansıyla birleşince ortaya tercih edilen bir mekân çıkıyordu."
-
[isim]
Bakınız tarz
- BİLGELİK
-
-
[isim]
Bilge olma durumu ve niteliği
- "Bilgelik, içimizde bir duygu olarak kaldıkça, bize ancak özlemini çektirdikçe tatlı, hoş bir şey."
-
[felsefe]
İlk Çağ felsefesinde kendini tanımanın bilgisi
-
[isim]
Bilge olma durumu ve niteliği
- BİBERLİK
-
-
[isim]
Biber konulan küçük kap
-
Biber yetiştirilen yer
-
[isim]
Biber konulan küçük kap
- KİBİRSİZ
-
-
[sıfat]
Kendini büyük görmeyen, büyüklenmeyen
- "Tamamıyla gurursuz, kibirsiz, iyi ahlaklı bir ihtiyardı."
-
[sıfat]
Kendini büyük görmeyen, büyüklenmeyen
- BİRMANCA
-
-
[isim]
Myanmar halkı tarafından kullanılan dil
-
[sıfat]
Bu dille yazılmış olan
-
[isim]
Myanmar halkı tarafından kullanılan dil
- BİRİKMEK
-
-
[nesnesiz]
Toplanıp yığılmak
- "Bu nedenle karısının gözlerinde biriken öfkenin farkına varmadı."
-
Bakınız toplanmak
-
Birbirine eklenip çoğalmak
- "Sana verilecek havadislerim birikti."
-
[nesnesiz]
Toplanıp yığılmak
- TEDBİREN
-
Kelime Kökeni: Arapça tedbīren
-
[zarf]
Önlem olarak, önlem amacıyla
-
[zarf]
Önlem olarak, önlem amacıyla
- EYYÜBİYE
-
-
[isim]
Şanlıurfa iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Şanlıurfa iline bağlı ilçelerden biri
- TÜRBİNLİ
-
-
[sıfat]
Türbini olan
-
Türbinle çalışan
-
[sıfat]
Türbini olan
- SERTABİP
-
Kelime Kökeni: Farsça ser + Arapça ṭabīb
-
[isim, eskimiş]
Bakınız başhekim
-
[isim, eskimiş]
Bakınız başhekim
- BİKESLİK
-
-
[isim]
Bakınız kimsesizlik
- "Çocukken de üzülür, bedbahtlık ve bikeslik duyardım."
-
[isim]
Bakınız kimsesizlik
- TEMBİHLİ
-
-
[sıfat]
Hatırlatılmış, tembih edilmiş
- "Güzide'nin evinde de her ihtiyat tertibi alınmış. Hizmetçiler tembihli."
-
[sıfat]
Hatırlatılmış, tembih edilmiş