İçinde bi olan 7 harfli 164 kelime var. İçerisinde Bİ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında bi olan kelimeler listesine ya da sonu bi ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ERBİYUM

Kelime Kökeni: Fransızca erbium

  1. [isim, kimya] Atom numarası 68, atom ağırlığı 167,2 olan, tabiatta çok az bulunan, uygulama alanı olmayan bir element (simgesi Er)
BİLARDO

Kelime Kökeni: İtalyanca biliardo

  1. [isim] Çuha kaplı bir masa üzerinde, fil dişi toplarla ve isteka ile oynanan bir oyun
    • "Kalın, sarı bira bardaklı, bilardosunun çuhası yırtık kahvehaneye akşamları uğradım." (Sait Faik Abasıyanık)
AEROBİK

Kelime Kökeni: İngilizce aerobic

  1. [isim, spor] Sağlıklı bir vücuda sahip olmak için tempolu müzik eşliğinde yapılan bir jimnastik türü
    • "Aerobikte önemli olan nokta, başarılı sonuç almak için aktivitenin doğru uygulama süresi ve yoğunluğunu çok dikkatli bir şekilde planlamaktır." (Eren Sarı)
TAKRİBİ

Kelime Kökeni: Arapça taḳrībī

  1. [sıfat, eskimiş] Bakınız yaklaşık
TIBBİYE

Kelime Kökeni: Arapça ṭibbiyye

  1. [isim, eskimiş] Doktor yetiştiren fakülte
    • "İki yabancı dil bilen, okumuş, kibar bir tıbbiye talebesi." (Reşat Nuri Güntekin)
BİLGECE

  1. [sıfat] Bilgeye yaraşır
    • "Bu eleme sınavını aşamayan çıraklıktan kurtulamaz, öğretenin bilgece sözlerini dinlemeye hak kazanamazmış." (Nermi Uygur)
  2. [zarf] Bilgeye yaraşır bir biçimde; hakimane
BİYOTOP

Kelime Kökeni: Fransızca biotope

  1. [isim] Bakınız biyolojik ortam
BİLETÇİ

  1. [isim] Bilet satan görevli
    • "Bilet kutusunu koltuğunun altına sıkıştırmış, elleri ceplerinde bir otobüs biletçisi geçti." (Necati Cumalı)
BİLGİLİ

  1. [sıfat] Bilgi sahibi olan; malumatlı, malumattar, malumat sahibi, agâh, danişment
    • "Ama iyiler, bilgililer, yetenekliler nerede idi?" (Tarık Buğra)
  2. [zarf] Bilgiye dayalı bir biçimde
    • "Her konuda rahat, bilgili konuşurdu kalemi." (Yusuf Ziya Ortaç)
BİRLEME

  1. [isim] Bir etme, tek duruma getirme
  2. Tanrı'nın birliğini dile getirme; tevhit
    • "O, gerek eşyanın ve gerekse nefsinin aslını birlemesi yönüyle nihayet vücut birliğine inanmış bir sufi olarak karşımıza çıkmaktadır." (Mustafa Tatcı)
BİLGİCİ

  1. [sıfat, felsefe] Sofizmden yana olan (kimse, düşünce vb.); sofist
BİTKİCİ

  1. [isim] Bitki yetiştiren kimse
GİBİSİZ

  1. [sıfat] Herhangi bir şeye benzetmeyen
  2. “Gibi” sözünü kullanmayan
  3. [zarf] Herhangi bir şeye benzetmeden
  4. [zarf] "Gibi” sözünü kullanmadan
BİLETLİ

  1. [sıfat] Bileti olan
  2. Bilet kullanılan
ŞÖBİYET

  1. [isim] İnce yufkaların içine kaymak konulup üstüne dövülmüş fıstık serpilerek yapılan bir baklava türü
    • "... karton kutusundan şerbeti sızan iki kilo şöbiyet ve yanında gözleri sürmeli, ellerinin üstü dövmeli iki çarşaflı kadınla kız istemeye gelen esmer delikanlıyı Temel’in gözü hiç tutmamıştı." (Ayşe Kulin)
BİLUMUM

Kelime Kökeni: Arapça bi'l-ʿumūm

  1. [sıfat, eskimiş] Bakınız bütün
    • "Bu tebligat Anadolu ve Rumeli'de bulunan bilumum ordu ve kolordu kumandanlarına tebliğ olunmuştur." (Atatürk)
MOBİLET

Kelime Kökeni: (Mobylette marka adından)

  1. [isim] Küçük motosiklet
BİYOTİT

Kelime Kökeni: Fransızca biotite

  1. [isim, jeoloji] Siyah renkli, parlak, demir bakımından zengin bir tür mika
BİTİMLİ

  1. [sıfat] Bakınız sonlu
    • "Bitimli bir yolda bitmeyen bir çizgiyi düşlemektir dürüstlük." (Üstün Dökmen)
SİNCABİ

Kelime Kökeni: Farsça sincāb + Arapça -ī

  1. [isim] Bakınız sincap rengi
  2. [sıfat] Bu renkte olan
    • "Tatlı bir cızırtı çıkararak çabucak tutuşur, mavi ve sincabi bir buhar bırakarak kül oluverirdi." (Ömer Seyfettin)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü